Red Wedding, Game of Thrones evreninde umudun en sessiz şekilde öldüğü andır. Bir düğün masasında başlar her şey. Şaraplar doludur, sözde barış sağlanmıştır. Robb Stark geleceğe inanır, Catelyn Stark ise içten içe huzursuzdur. Ama kimse yaklaşan sonu gerçekten görmez. Sonra müzik değişir. O an, sadece bir katliam başlamaz; güvenin kendisi öldürülür. Misafirlik, gelenek, onur… hepsi birkaç saniye içinde anlamını yitirir. Roose Bolton’ın soğuk ihanetiyle birlikte, izleyiciye tek bir gerçek kalır: Bu dünyada en büyük hata, güvende olduğunu sanmaktır.
Film
Theon önden yürüyerek merdiveni çıkmaya başladı. Daha önce bu basamakları binlerce kez tırmandım. Çocukken yukarı koşarak çıkardı, aşağı inerken basamakları üçer üçer aşardı. Bir keresinde Yaşlı Dadı’ya çarpmış ve kadını yere devirmişti, bu kaza ile Kışyarı’ndaki en kötü dayağını yemişti ama bu, Pyke’ta ağabeylerinden yediği dayaklara kıyasla şefkat dolu sayılırdı. Theon ve Robb, bu basamaklarda, ahşap kılıçlarla birbirlerine saldırarak nice dövüşler yapmışlardı. Bu iyi bir eğitimdi; sarmal bir merdiveni geri geri tırmanırken azimli bir rakiple dövüşmenin ne kadar zor olduğunu öğretmişti. Sör Rodrik, basamakları geri geri inen iyi bir dövüşçünün, yüz adamla baş edebileceğini söylerdi. Fakat bu çok uzun zaman önceydi. Şimdi herkes ölüydü. Jory, Sör Rodrik, Lord Eddard, Harwin, Hüllen, Cayn, Desmond, Şişman Tom, şövalyelik hayalleri kuran Alyn ve Theon’a ilk gerçek kılıcını veren Mikken. Belki Yaşlı Dadı bile. Ve Robb. Theon için, Balon Greyjoy’un tohumlarından doğan bütün erkek evlatlardan daha çok kardeş olan Robb. Kırmızı Düğün’de öldürüldü, Freyler tarafından katledildi. Onun yanında olmalıydım. Neredeydim? Onunla birlikte ölmeliydim.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Kılıçların Fırtınası - Kısım 2 syf 93 ... "Unutuyorsun. Benim babamın dört oğlu var." Catelyn unutmamıştı; bu gerçeği görmek istemiyordu ama gerçek oradaydı işte. "Bir kar, bir Stark değildir." "Jon, Kışyarı'nı bir kez bile görmemiş küçük bir Vadi lordundan daha fazla Stark'tır." Catelyn - Robb

İrem

@iremstark_
·
Jon Snow.
“O gerçek bir Stark değildi, hiç olmamıştı... ama bir Stark gibi ölebilirdi. Lord Stark’ın dört oğlu var desinler istiyordu. Üç değil.
İçimde mis kokulu kızıl bir gül gibi duruyor zaman. Ama bugün cumaymış, yarın cumartesiymiş, çoğum gitmiş de azım kalmış, umurumda değil. Nazım Hikmet
Alıntı
İbn Haldun’a göre toplumsal çatışmaların tek belirleyici etkeni asabiyettir ve çatışmanın iki tarafı olan galip ve mağlup taraflar arasında, çoğu zaman nefret ilişkisi yerine hayranlık ilişkisi gelişir. Bunun sonucunda mağlup taraf galip tarafı hal, tavır, davranış ve yaşam biçimi ile yüceltip taklit eder. Galip taraf verici kültür, mağlup taraf ise alıcı kültür konumundadır.