“Kadın nedir? Necip Fazıl Kısakürek’in dediği gibi, gerçekten kendisinde olmayan şeyleri ona yüklediğimiz, hayal dünyamızda gerçeklikten uzak biçimde kurguladığımız, fantezilerimizi süsleyen; his yorgunluğu yaşamaması, usanmaması, üzülmemesi, kızmaması, karşı çıkmaması gereken bir robot gibi bir varlık mıdır?
Yoksa feminist söylemin ifade ettiği gibi, bütün insanlık tarihi boyunca erkeğin kölesi yapılmak istenmiş, bu yüzden ağır baskılara uğramış bir insan mıdır?
Yoksa bir anne olarak varlığımızın sebebi, eş olarak hayatımızın ayrılmaz parçası, kardeş ve evlat olarak sevgimizin odak noktası mıdır?”