Sonra teorik bir tartışma başladı; köylü sınıf diye bir sınıf var mı? Hayır, yok, dedi biri, “köylülük bir sınıf değil bir üretim biçimidir.” Başka biri Gramsci’nin kültürel hegemonya tezini anlattı. Bu, edebiyatla uğraşanların hoşuna gidiyordu, çünkü kültür bir silah haline gelebilirdi; o satırlar, o fikrler koğuşta bir umut gibi parlıyordu.