eren

eren
@roda
Kaybolmak istemiştim bir zamanlar Kapının arkasında yokum demiştim Ve divanın altında da. Bulamazsınız ki artık beni, Hayatın ortasında. Kaybolmak istemiştim bir zamanlar Beni kimse bulamazdı Tanrı’nın arkasına saklansam. O Kocamandı, en kocamandı o. Bir kız çocuğunun hayalleri kadar
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Geçmişim acıyor şimdi, yalnız benim değil Benim ülkemin geçmişi de acıyor mesela.
İnsan çıtır ekmeği ısırdığında, Kırıklar dolar kucağına, İşte orası umudun tarlasıdır.
Şuracıkta, tam şuracıkta; başka bir ifadeyle zihnin enderinlğinde yani bileceğin kalbimde bir kıpırtı sevgi dolu bir sancı filizleniyor. Bu hissiyata yaşam, umut adını verdi karanlık düşüncelerim. Dahası Mesut bir tesadüfün etkisiyle yeşeren sevgi dolu bir yaşamdı; Bir hayata gizlenmiş karanlık bir evrenin ışığıydı onunkisi... hani baharın gelişi der ya! börtü böcek karışır doğaya, canlı alemi oynaşmaya, bağrışmaya başlar her dilden.. kuruyan dere akar sevinçle, aşkla.. işte acı dolu derinliklerde olan yaşamım bir anda canlanıverir. Onun anlarında. Her anında yeni bir heyecan, her sesinde yeni bir umut, her soluğunda yeni yaşama adım, her bir zerresinde sonsuz olasılıklar içeren güzellikler diyarı... yine acımlayım, yalnızım Ve de ölüyorum... kuşun yuvasını yaktığım için... bir hiç ettiğim için sonsuz evrenimi... oysa ki o her şeyin en önemlisi ve en iyisiydi... biliyorum seni hep eksik yaşıyorum... en önemlisini en azını yaşıyorum...
Alkışlara veda ediyorum. Toplumsal inanç ve töreler emredilirken doğaya krallar taç giyme merasimiyle şaha kaldırıyor tutsak kitlenin imhacı çığırtkanlarını.