Sahi biz hangi barışı konuşuyorduk? Halkımız katledilirken, evleri yakılırken, sevdikleri insanları bir bir yitirirken; dört parçaya bölünmüş ülkemizden bize kalan tek şey acı ve kederken... Payımıza düşen yine savaş ve direnmekken biz hangi barışa kavuşacağız?
Bu kadar katliamdan sonra, biz her defasında umutla kimsenin öldürülmeyeceği bir yaşam dilerken, kendimizi tekrar tekrar aynı haberleri izlerken buluyoruz. Roboski'de öldük, yetmedi. Cizre'de susuzluktan kuruduk, yetmedi. Kobani'de Sur'da, Rojava'da direnmek yetmedi; yine ve yine aynı acının içinde debeleniyoruz...
Derler ki tarih tekerrürden ibarettir; ama bu topraklarda tarih, Kürtlerin her defasında katledilmesinden ibaret. Şimdi hangi barış paklayacak bu kadar katliamı? Biz, varlığımız için daha ne kadar öleceğiz?