8/10
·608 syf.··
2025 102. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 13 Kasım 2025 19:21
Ev Cadısı; kişilerarası ilişkileri merkeze alan hikayesi, hızlı akan yalın anlatımı, büyücüler ile cadıların yaradılışlarına ve farklarına değinen bölümleri, gelişimlerinin etkili bir şekilde yansıtıldığı eğlenceli karakterleri,aidiyet ihtiyacı, arkadaşlık ve yaşamdan alınan doyum gibi unsurları büyülü bir dünya çerçevesinde işleyen, keyif aldığım bir kitap oldu.Öyle yüksek tempolu bir gidişata sahip olmayan, usul usul ilerleyen ve iç ısıtan hikaye, ana karakter Finlay’in çevresinde şekilleniyor. Bazı bölümlerde çeviriden kaynaklandığını düşündüğüm anlamını kaybeden ve fazla uzun cümleler ise eksi yönlerini oluşturuyor. Finlay Ashowan, Daxaria Krallığı Sarayı’nda aşçı olarak çalışmaya başlar. Genç görünümü ve ciddi, mesafeli tavırlarıyla başta Kral olmak üzere soyluların ve saray personelinin dikkatini çeker. Özellikle eşsiz lezzette yaptığı yemekler, mutfakta yalnız çalışmayı tercih etmesi ve kısa sürede büyük ölçekli işleri tamamlamasıyla birlikte, kimseye söylemek istemediği sırrı yavaş yavaş gün yüzüne çıkmaya başlar. Finlay bir ev cadısıdır. Aidiyet hissettiği, “evim” diyebildiği yeri korumak için ihtiyaç duyduğu her türlü büyüyü yapabilmekte; sahiplendiği mekan içindeki canlıları koruyabilmektedir. Cadı olmak artık eskisi kadar korkulan bir durum değildir; ancak çevresindeki insanların davranışları nedeniyle yıllardır sakladığı bu sır, zamanla ortaya çıkacak ve Finlay beklenmedik gelişmeler karşısında farklı bir maceraya adım atacaktır. angelsbooksangelsbooks ile birlikte okuduğumuz Ev Cadısı, dört kitaplık bir serinin ilk kitabı. Büyüler, esprili diyaloglar, yemeklere dair etkileyici betimlemeler ,yavaş yavaş gelişen ve değişen ilişkiler gibi unsurları keyifli bir atmosfer çerçevesinde yansıtan bu kitap;iç ısıtan bir hikaye arayışında olanlara önerimdir.
Ev Cadısı - Cilt 1Delemhach · Athica Yayınları · 202519 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2024 35. kitabı
KİTABIN İLK 3 SAYFASI... Bir öğretmen işini layıkı ile yapmaya koyulur. Ve bir köy okuluna yerleşir. Gitmeden önce bir sürü öğütler alır. 1.öğüt="bit köy için öğretmen, en önemli dinamiktir." sayfa=7 son cümle. 2.öğüt= köylünün inanç ve geleneklerine ters düşen onlardan kaçan ve hayat tarzlarından kopan bir öğretmen o yerde hem başarılı olamaz hemde huzuru bulamaz." sayfa=8 orta cümle. 3.öğüt=" bayramda düğünde sünnete bazı özel günlerde köylünün gözü ilim irfan sahibi öğretmeni arar. Tabi ki öğretmende layıkı ile bu daveti yerine getirmek zorunda." sayfa=8. 4.öğüt= kalbin nuru din ilimleri aklın nuru fen ilimleridir. İkisi bir araya geldimi hakikat muazzam bir şey ortaya çıkar." sayfa=8 5.öğüt= "cami ve okul köyün iki ana direğidir. Caminin atmosferi dindir okulun atmosferi ilimdir. İmam işini layık kı ile yapmak zorunda öğretmende." sayfa=9 Çünkü ikisi de öğretici ve peygamber mesleği gibidir. İkisi de doğru yolu ve ilimi bilimi öğretir insana. Ve öğretmen bu öğütler alarak köy okuluna gitmek için yola çıkar. Annacığı söyler= Değil bir insanı, bir öğrenciyi; karınca- yı bile incittiğini duyarsam sana hakkımı helal etmem. Ben Allah'ın huzuruna, umut olan ve çare sunan bir öğretmenin annesi olmanın onuruyla çıkmak istiyorum. Sakın beni utan- dırma... Ve öğretmen evden çıkar. DEHŞETE DÜŞÜREN İHANET 2.bölüm. Öğretmen Hatay istikametinden yola çıkar. Yol arkadaşı bir yaşlı eski muhtardır. Muhtar sorar talebemisin evladım? Evet diye cevap verir öğretmen. İçinden konuşarak(Tabii ya. Yalnız öğretmenler talebe değil, bana kalırsa dünya bir okul, bütün insanlar da o okulun talebeleridir. Do- gan her insan bu okula yazılır, ölen her insan da şahadetname- sini (diplomasını) alıp gider. Ama notun iyi olmadıktan son- ra!) İhtiyar muhtar başını uzaklara dalar. Ve anlatır. Sende
Duygu ve Düşünce
Kendini Arayan AdamHalit Ertuğrul · Nesil Yayınları · 202412,2bin okunma
Reklam
Dê û Dêmarî
Puan vermedi·111 syf.·
2021 32. kitabı
Rojbaş û Slav û rêz hevalno Ez li vî dinê tiştek zanim ew jî dinya ava bû ye nebû ye şer hebû ye . Yanê her demê da şerre kî mezin çê bû ye . Û her şerre da bi hezeran insan jîyana xwe ji dest da ye Pekî wanê di şer da dimirin diçin êdî ew xilas dibin ji vî jîyanê lê wanê namrin li vî dinê dibînin çi dikin? Jîyan ji wanra çi amade dike? Qêy jîyane kî baş ji wanra amade dike? Na tiştek wûsa tine . Min di pirtuk'a # Osho da xwendi bû digot gava şerre kî , lêxistine kî tiştek derket mêr carek dimrin lê jin çend car dimirin? Jin li vî dinê pişta wan bi hezeran car dimirin!. Û gava tu mirî sê çar dq ezîyet dikişînî şer da lê jin ew heta li vî jîyanê bîjî ewe wilo ezîyet bikişîne ji ber ku êdî mêre wî tine ji ber ku zarokên wî hene pêwîste wan xweyî bike pêwîste bo wan bîjî pêwîste bi vî dinê ra şer bike. Lê zarok çi dibin nava wî şerrê da ? Yên guneh zarokin lê ezîyeta en mezin ew dikişînin nava vî şerrê da , ji ber ku sêwî dibînin Ji ber ku bê dê û bê bav dibînin. An jî dibin zarokên xelkê. Herdem min vî pirsê seh kirîye dibêjin gelo mirov ji dayîka meriv anîtîye vî dinê hez dike an na dayîka meriv xweyî kirîye hez dike? Bi rastî jî bersiva vî pirsê pir dijware û ez bawerim her mirov cûda bersiv dide , ez bersiva xwe nabêjim lê hûn dixwazin bêjin;) Pirtûk xweş bû zimanê wî ne dijwar bû lê piçek cûda hat bimin lê ez keyfxweş dibûm bi cûda tî ya wî ji ber ku peyvê nû hîn dibûm ;) Herkes dikare bixwîne Bi rastî zimanê me gelek xweşe û şêrîne ez gava pirtukê kurdî dixwînin pir dilgeş dibim ez bawerim hûn jî wilo ne:) MORÎ
Kurdî
Dê û DêmarîEgide Xudo · Weşanên Nudem · 198647 okunma
10/10
·167 syf.··
2019 3. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 06 Ocak 2019 14:12
Rojbaş güzel insanlar! İnceleme yazsam mı yazmasam mı diye çok düşündüm, yazmayacaktım da... Fakat bu kitaba inceleme yapmazsam - ki düşüncem o yöndeydi- kitaba, Mehmed Uzun'a, okuduğuma, bana yazık olurdu. Çok geçmişten beri devam eden o "Kürt Sorunu" hep vardı. Hepte olacak gibi... Beni üzen durum Türk/Kürt çatışmasından ziyade artık Kürt/Kürt çatışmasıdır. Bu nasıl bir şey biliyor musunuz? Bilenleriniz vardır muhakkak. Sözü fazla uzatmadan anlatmaya çalışacağım. Çok küçüktüm henüz, ilkokuldaydım. 3. sınıftaydık sanırım. Doğudan Batıya geldiğimiz o dönemde okulda öğle paydosundaydık. Evlere gittik yemek yedik geldik. Sınıfa gitmek için merdivenlerden yukarı çıkıyordum ki arkamdan bi kaç arkadaşımın sesini duydum kavga ediyorlardı. Ne olduğunu anlamak için arkama döndüm ve duyduğum şeyler beni o zaman pekte mutlu etmemişti. Dünyanın zalimlerle dolduğunu daha o zamanlar anlamıştım . Kavga eden o iki arkadaştan biri Türk diğeri ise Kürttü. Türk olan arkadaş Türlüğü kendisi seçmişçesine böbürlene böbürlene ve Kürtlüğü suç sayarak o Kürt arkadaşa "Kürt! Defol git burdan!" gibi gibi şeyler söylemişti. Tabiki bu kadarla kalmamıştı fakat bunu hakaret sayması zaten her şeyi anlatmaya yetiyor. İlkokul 3. sınıf öğrencisi böyleyken bizden büyükleri düşünmek istemedim. Sınıfa çıktım ve şuan bulunduğum yere gelene kadar hiçbir arkadaşımla samimi olmadım. Olamadım. "Hepiniz aynısınız!" Diye bağırmak istedim çoğu zaman ama bu da bana tersti. Sözü çok uzattım, belki buraya kadar okumayacaksınız da fakat inanın bana bu da umurumda değil. Kitaba geçecek olursak Mehmed Uzun "fikir suçlusu" olarak tutuklanmış, belli cezaevlerinde yatmış daha sonraları genç yaşta İsveç'te mülteci olarak yaşamak zorunda kalmış bir güzel insandır. Kitabı ilk olarak İsveç'te yayınlanmış. "Kendi yurtlarında
Nar ÇiçekleriMehmed Uzun · İthaki Yayınları · 20124,616 okunma