"Donuk Aşk" Yine akşam oldu, Yalnızlık omuzlarıma çivisini çaktı yine, Uzaklık aynı gerçi, Her yerdeyken olan uzaklığın pek değişmedi, Yine akşam oldu orda olduğu gibi, Görebiliyorum seni burdan da, Aynısıydı ordayken de, Uzaklıktan korkmuyorum belki de, Orada da aynıydı uzaklık gerçi, Donuklaşmış oldu artık bu, Bir o kadar da hüzünlü romanlar gibi, Galiba ben baştan kaybetmişim, Belki de ben baştan kazanmışım, insanlık kaybetmiş… Sezai Karakoç
Şiir
Seninle sohbet etmek, baş ucu kitabımı yeniden okumak gibi; ne kadar aşina olsam da her seferinde altını çizecek yeni ve büyüleyici bir duygu buluyorum." Ne güzel söz
Reklam
...gülüşüne romanlar yazılırdı sayfalarca, hüznünü de görünce şiir oldu.
Şiir
Selaaam!!! Biraz romantik kitapların konularının klasikliği ve sıradan olmaya başlamaları hakkında konuşmak istiyorum. Enn sevdiğim türdür normalde. Ama yabancı booktok’u takip edenler biliyordur veya sosyal medyada karşısına çıkmıştır ki artık bütün kitapların konuları aynı,isimleri çok garip,yapay zeka destekli. İnsanlar romantik tür yazmayı bırakmamalı ama her kalem tutabilen de romance adı altında zaten defalarca kez farklı isimlerle okuduğumuz kitaplar yazmamalı bence. Umarım böyle düşünen tek ben değilimdir😔😔😔
Düşler Seni Nereye Taşır Bilinmez
Saklanma gönlüne ahmakça, Sığamazsın,uğraşma.. Fikir ve duyguların Paranın döndüğü yerde Asla yoktur gerçekliği..Anlayacaksın. Belki bir an.. Belki bir saat, Bir gün,hepsi o kadar.. Eski romanlarda o aşklar. Kahramanın.. Mutlu sonun .. Yok senin. Ölümlerin hatırlanmayacak Ölsen ,kahkahaları duyacaksın Saadet içinde eğlenenlerin Genç ve güzel kadınlara Arzu duymuş,ihtirasla kavrulmuş Romanlar gelecek aklına Günümüze uymayan Nicesi eksik.. Beynin korkup kaçacak Felaketlerini duyunca Baş karakterin Saklanacak düşüne Hayal dünyasına Sonunu böyle bekleyecek..
Bazı eski romanlar 'Yıl bin dokuz yüz bilmem kaç' diye başlardı, ben çocukluğuma, çocukluğumun çocuk romanına, senin oyuncaklarını kırarak başladım. Ben her sonbahara hep yaz'ı kırarak başladım...
Alıntı
Reklam
Reklam