Hukukun ahlaktan koparılamayacağının temelini atar. Dworkin, yargıçların ve hukukçuların bir davaya bakarken aslında toplumsal bir bütünlüğü ve siyasi ahlakı savunduklarını hissettirir. Metin, hukuku donuk bir metin olmaktan çıkarıp, yaşayan ve nefes alan bir "haklılaştırma" çabasına dönüştürür.
Din nedir ve dinin içinde Tanrı’nın yeri neresidir?
Geleneksel Tanrılı din olgusu karşısında Spinoza’dan beri tartışılan ve modern dünyada yeni hukuki meseleler çıkaran “Tanrısız din” kavramını hukuk, felsefe ve fizik bilimi açısından tartışmakla kalmayıp, dine dair bu iki temel anlayış hakkında çarpıcı tespitlerde bulunuyor.
Demek ki en amansız kavgalar tanrılı dinlerin çeşitli mezhepleri arasında değil, bağnaz inançlılarla güvenilmez müşrikler olarak gördükleri ve gittikçe artan sayılarıyla siyasal toplumun manevi sağlık ve bütünlüğünü tehdit ettiklerini düşündükleri o ateistler arasında yer alıyor. S:15
Kitabına “Bu kitabın teması dinin Tanrı’dan daha derin olduğudur,” gibi kışkırtıcı ve iddialı bir cümle ile başlayan Dworkin, yaptığı felsefi ve hukuki tespitlerle din-hukuk ilişkisi ve sorunları üzerine demokrasiyi ve her tür özgürlüğü koruyarak nasıl çözümler getirilebileceğini de ele alıyor. Dennis Dworkin
Felsefe kitabını olmasına rağmen açık duru bir dille yazılmış, Edebiyat çevresinde övgüler almış dolu dolu bir kitabı Tanrısız Din geride bıraktık .
Kitabın değerini anlatan görüşleri bırakırken noktami bırakıyorum
Prof. Dworkin, hiç kuşkusuz son yüz yılın en önemli düşünürlerinden biridir.” Thomas Nagel
“ Kısa ama oldukça derin bir kitap. Tam zamanında geldi.”JonDerbyshire
12 Levha Yayınlarından çıkmış 2020 basımlı kitap hukuk teorilerini tasnif edip açıklayarak yer yer karşılaştırmalara yer vermiş. Hukuk teorisinin içeriği giriş bölümünde şöyle anlatılıyor: “hukuk kurallarını diğer sosyal davranış kurallarından ayıran kriterlerin belirlenmesi ile bu kuralların kaynağı, işlevi ve amacının ne olduğu hukuk teorisinin temel sorusudur.” Modern öncesi dünyada din, ahlak ve gelenek kurumlarının fonksiyonunu modern dünyada üstlenen hukuk, bu minvalde teorik olarak sistemli dünya görüşlerinin-felsefelerin bir çıktısı olarak karşımıza çıkıyor. Kitapta hukukun modern dünyada bir “toplum mühendisliği” vasfı olduğuna değinilmiş. İlerleyen sayfalarda sırayla doğal hukuk teorisi, pozitif hukuk teorisi, sosyal pozitivist teoriler, faydacı hukuk teorisi, marksist hukuk teorisi, feminist hukuk teorisi ele alınmış
Doğal hukuk teorisi teokratik ve laik teoriler olarak iki farklı başlık altında değerlendirmiş. Doğal hukuk düşüncesine göre, doğal yaşamdaki yasalar gibi sosyal düzen de insanlar tarafından öğrenilen Tanrısal yasalara tabi bir alandır. Antigone sahibi Sofokles, krala itirazını “Zeus'un kuralları kralın kurallarından üstündür” şeklinde ifade etmiştir. Bir diğer doğal hukukçu Aristoteles evrensel yasalara işaret ederek yürürlükteki hukukun üzerinde bir doğal hukuk olduğunu ileri sürmüştür. Cicero ise yine “tutarlı, daimi, her şeye nüfus eden” doğru akıldan kaynaklı kuralları hukuk teorisinin zeminine yerleştirmiştir.
Doğal hukuk yaklaşımını benimseyen düşünürlerin bu “doğal akıl” ideali değişen çağlar ölçüsünde farklı kaynaklardan çağlamıştır. Buna göre ilk çağda doğal akıl fiziksel doğada bulunuyor iken ortaçağda Tanrının buyruğu, yeni çağda ise insan doğası doğal aklın kaynağı olmuştur.
Ortaçağ filozoflarından Aquinalı Thomas yasa
Gayet doyurucu, öte yandan pek çok cümle fazlasıyla uzun. Bu da anlaşılabilirliği azaltıyor. Hukuk felsefesi lugatçesine biraz hakimseniz daha kolay olabilir.
Dindar ateistler, tanrının dinden üstün oluşu, güzelliğin sorgulanışı. Dworkin... Bilimi, fiziği temel alarak yazılmış felsefi kitap. Dili yorucu olduğu kadar düşündürücü ve merak uyandırıcı.
Güzellik simetri mi? Peki öyleyse bomboş bir çöl neden gözümüze sıkıcı gelir?
Alışagelmiş din felsefesi kitaplarından farklı bir yol izleyen "Tanrısız Din", teolojik açıdan daha ziyade modern hukuk üzerinden ilerleyerek, geleneksel Tanrılı din olgusun karşısında Spinoza'dan beri tartışılan konular hakkında çarpıcı tespitlerde bulunuyor. Hukuk bilgisi ileri seviyede olan arkadaşlar için kitabın daha anlamlı olacağına inanıyorum Çünkü yazarımız felsefi ve hukuki tespitlerle din-hukuk ilişkisi ve sorunları üzerine demokrasiyi ve her tür özgürlüğü koruyarak nasıl çözümler getirilebileceğini de ele alıyor.