Kitabı bitirmem yaklaşık 3 ay sürdü ve gerçekten okuyup anlaşılmasının zor bir kitap olduğunu düşünüyorum. Kitap kılavuz kaptan Blackthorne'un Japonistan'a yani Japonya'ya ayak basmasıyla başlıyor. Devamında Japonlarla olan karmaşık diyalogları, onların kültürlerini öğrenmeye çalışması ve çeşitli şoklar yaşaması gibi olaylarla devam ediyor. İkinci cildinin çok daha güzel geçeceğine inandığım bir kitap oldu. İlk cildinin çok uzun olması sebebiyle arada reading slump'a da girdiğimi düşünürsek ikinci cildi hemen okumaya başlamak gibi bir niyetim yok maalesef. İkinci cildi okumaya başladığımda bana hatırlatma olması amacıyla kısaca şunları yazabilirim: Toranaga Naibler Konseyinden istifa etti, yerine yeni biri bulundu. 20 gün sonra Naibler Konseyi toplanıyor. Yabu Toranaganın tarafında, Omi Yabu'nun yeğeni ama aynı zamanda onu öldürmeye çalışıyor. Marikosan Anjin'e aşık ve en sonunda sevişiyorlardı. Toranaga Yedo'da kaçak durumda. Anjin savaşla ilgili bildiği her şeyi Yabu'nun ordusuna öğretiyor. İşido'nun gönderdiği ronin-samuray Jezon İşido'ya silahlar ve donanma hakkında bilgi uçurdu. Yabu onun kuşlarını ve kendisini öldürmeyi planlıyor. Hiromutsu saraydan ayrılmış gözüküyor ama henüz belli değil. Herkes herkesin arkasından iş çeviriyor kısacası. Yorumlarda birisi Japonların Taht Oyunları demişti, aşırı doğru bir benzetme bence de. Genel olarak yorucu ama güzel de bir kitaptı, sayesinde Japonca bile öğrenmeye başlamıştım. Yazanın ve çevirenin ellerine sağlık. Puanım 7/10. O da çeviri azlığı ve kitabın kalın olması yüzünden kişiyi reading slump'a girmesine sebep olduğunu düşündüğüm için kırdım.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Mossi Ronin sunumunu sonuca vardırmak için Profesör'e ihtiyacı vardır. Armin görevlendirilir ve İtalya'da mahzende tutsak olan Profesör çıkarılır. Amacına ulaşmak için Ankara Merkez Bankası 13 kişilik ekip ile aylar süren çalışmalar sonucu soyulur. Peki bu soygunun amacı ne? İşte bu sorunun cevabı sizleri ters köşe yapacak. Gizem, aksiyon, macera dolu bir kitap. Tavsiyemdir.
Son zamanlarda okuduğum en güzel çizgi romanlardan biriydi. Eğer imkanınız varsa, mutlaka sert kapaklı özel edisyonunu tercih edin derim. Marmara Çizgi 130 gram kuşe kağıt
kullanarak gerçekten çok kaliteli bir baskı yapmış. Hem hikaye hem de çizimler harika. Her sayfasında ayrı bir özen hissediliyor,
koleksiyonluk bir eser olmuş.
Serinin geneli olarak yorumum şu ki; bu hikayeye sebebiyet veren ve geçmişte geçen hikayeyi daha çok beğendim. O hikaye daha uzun şekilde işlenseydi puanım çok daha fazla artardı.
Öncelikle baskıdan başlamak istiyorum. Maalesef ki elimde Nisan 2023'te basılmış olan 3.baskı mevcut. Ve durum hiç te iç açıcı değil. Sayfalar çok ince, renkler çok soluk, malzeme kalitesi olarak kötü bir baskı diyebilirim yani. Çeviriden bahsetmem gerekirse; bence gayet iyi. Herhangi bir sorunlar karşılaşmadım. Lakin saçma bulduğum bir durum var. Kitabımız eski Japonya dönemlerinde geçtiği için doğal olarak çokça yabancı terim bulunuyor. Doğal olarakta bu terimlerin okuyucunun rahatça okuyabilmesi açısından sayfaların altına küçük bir not olarak açıklanması gerekiyor. Kitabımızda bu yapılmamış. Hiç mi açıklanmamış bu terimler? Açıklanmış tabii ki. Fakat kitabın en sonlarına koyulan bir sözlük bölümünde açıklanmış. Şahsen sayfaların altına düşülen dipnotlara alışmış biri olarak bu yapılan seçimi saçma buluyorum. Çoğu okuyucu eminim ki her bir yabancı terim görüşünde, kitabın sonuna gidip, sözcükten o kelimeyi bulmaya uğraşmak istemeyecektir.
Her neyse baskı ile ilgili değineceğim son bir şey var. Kitabımız normal bir çizgi roman şeklinde -soldan sağa- basılmış. Bu yayınevinin tercihi, saygı duyuyorum, bir sorunum yok. Sadece belirtme gereği duydum. Ne de olsa bu kitap manga olarak alınıyor, soldan sağa olması insanlara tuhaf gelebilir.
Şimdi kitabımızın içeriğine gelirsek. Bir suikastçı ronin ile oğlunun hikayesini işliyor #k:21445. Ve bunu çokta iyi yapamıyor. Sorunun kaynağının ise çizimler olduğunu düşünüyorum. Savaş sahnelerinde genellikle hiçbir şey anlaşılmıyor. Ana karakterlerimiz dışında neredeyse tüm karakterlerin tipleri birbirine benziyor, ki bu da sahnede hangi karaktere ne olduğunu anlamanızı bir hayli zorlaştırıyor. Bir başka sorunumuz yazarımız hikayeyi çok ciddiye alıp okuyucunun alacağı zevki arka plana atıyor. Basit birkaç cümle ile açıklanabilecek