Puan vermedi
Bazîdî berhema xwe a navê balkêş de sazka xwe li ser himên klasik ava dike. Buyer krolonijîk diyalog rasterast in. Kesên baş lap baş, ên xerab jî lap xerab in. Hemî Kurd gelek îdealin; Jîr, destemel,biaqil,serxwe û netew perestin . Dû kesayetê sereke hene Danyal û Zîlan: Zîlanê navê xwe ji Geliyê Zîlan girtiye " Em malbatek in ku me pir êş û kul kėşandine. Niva malbata min di serhildana Agiriyê de windabú. Wexta ku ez zarok búm de û bavê min ji min re "Zîlan û ronya çavên me" digotin ez pê gelek serbilind dibům. Min ji wisa zen dikir ku ji bo min digotin. Lè ez hindi mezin bûm fêr bûm ku navê xaka xwe li min kirine. Ji ber ku di vê xakė de ji Geliyê Zîlan destpê kirin seri rakin, şer bikin, berxwe bidin û şînê bigrin" ( Bazîdî, 2017,r.97) Ew piçûka pênc birane, çuye dibistanê. Keçe pir serxwe ye " Ez dixwazim dinyayė nas bikim. Çima li kuderė dinivise ku miraza jinê di mal de girtî rûniştin e " (Bazîdî,2017,r.94) heman demê de bi hêze ,mêran re kava davêje , him nêçirvanekî pir baş e û him jî jina mala ye; xwerinên pir xweş çêdike. Nexş nemûşê ew çêdike qet kes nikare çêbike. Ji xwe bedewbuna wê nav û deng e. Mêrxasiya Danyal, xwe nasîna wî û camêrtiya wî. Merî divê ew tena serê xwe dikare welat ava bike, her wek kesayetiyên din. Dema Danyal û hevalên wî amadekariya nêçira mezin dikin, cî da diniqite dilê Danyal ; Şûna ku mêçir bikin nebin nêçir " Nêçîra guran gelek karekė bi xeter e. Cihê ku tu nêçîrvan î, tu dinêrî wan ji nişka ve xwe vajî badane û tu bûyî nêçîrê. "( Bazîdî,2017,r.152) Û dema cenderme derdora kêmina mezin qaşo benda gurganin Danyal dîna xwe dide berê çekên cendermeyan li ser wî û hevalên wî ne. Di vê kêliyê de biryar digire bo paşve çûnê. Ev kêliya epiphanykî ( hay xwe çêbûnê)rengekî dî daye berhemê. Pîştî vê kêliyê çavê Dayêl û ê
Edebîyata Kurdî
Çavên GurgîCemîl Turan Bazıdî · Ayrıntı Yayınları - Sarı Kitaplar · 20171 okunma
Bakışın Senin
Puan vermedi·104 syf.··
2025 32. kitabı
Bu eserindeki her satırı, şairin kırılma noktasında yazdığını çok net hissettim. Kendisinde belirsizliği göze almış, kesin cevaplardan çok yüzleşmeye yönelmiş bir hâl var sanki. Bazı şiirlerinde, devrimin canlı kalmadığında dogmatik bir duruma dönüşeceğine dair hatırlatmalar yapmış ve bu bir devrimci sloganı gibi de durmuyor. Şairin yazdıklarında hayatında akıl yürüterek bir yaşama arzusu içinde olduğu hissediliyor. Hayatı; geçici bir an gibi değil de zamana, mekâna, bedenine ve belleğine sinmiş bir bütün olarak ele alıyor. Ölümle yüzleşmesini de bir karamsarlıkla değil de kabul ve teslim olma hâliyle aktarıyor. Karanlık hâlden şikayet etmeyip önemli olanın ışığı unutmamak olduğunu belirtiyor. "Ronya'yı unutma Ronya'yı unutma" yazmış. Ronya'nın anlamı ışık demekmiş. Merak edip bakınca öğrendim. Ordan bu düşünceye vardım. Belki onun için başka bir anlamı vardır. Ve devamında şair, sadece yaşadıklarını değil kaybettiklerini de dile getirmiş. Bunlar; kendi kendini kaybettiği hâller, yarım kalmışlık hissi, geriye dönüp baktığında bir gülümseme fakat aynı zamanda da bir eksiklikle hatırlanan günler. “Yetimler”, “kardeşler”, “ağır hatıralar” gibi ifadelerinde de acılarını sıralayıp resmen içini dökmüş. Sonuç olarak kitabın genel atmosferi olan devrim, şairin ülke ve geçmişiyle hesaplaşmaları bana çoğunlukla ağır geldi. Şairin ait olduğu kuşağın yaşadıklarını birebir anlamam mümkün değil ve herkes tabi ki yaşadıklarını bilir. Kitabı okurken bunu hissettim. Buna rağmen beni besleyen, durup düşünmeye çağıran satırlar da oldu. Bir not eklemek istiyorum: Kitapta yer yer argo ve sert ifadeler bulunuyordu. Bu dili sevmeyenlere ağır gelebilir. "Bakışın Senin", bence herkesin kolayca bağ kurabileceği bir şiir kitabı değil. Lâkin bir kırılma hâlini, kayıpları ve yüzleşmeyi okumak ve
Bakışın SeninAhmet Telli · Everest Yayınları · 2021965 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·124 syf.··
2025 68. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 18 Ağustos 2025 12:50
##okudumbitti YAZAR: DEŞTİ SERHEDYAN YAYIN: RONYA YAYINLARI Merhaba kitapsever dostlarım bu sizlere Deşti Serhedyan'ın kaleminden çıkan meyyam'a mektuplar kitabıyla geldim. Evet hani bazı kitaplar vardır ya, sayfaları çevirirken aslında kendi kalbine mektup açıyormuşsun gibi hissedersin… İşte bu kitap tam da öyle. Deşti Serhedyan, “Meyyam’a Mektuplar”da birine yazılmış gibi görünen ama aslında hepimize dokunan satırlarla karşımıza çıkıyor. Aşkı, özlemi, kırgınlıkları, pişmanlıkları öyle samimi bir dille anlatıyor ki, bir anda kendini o mektupların arasında buluyorsun. Bazen bir ayrılığın sızısı, bazen kavuşma umudu, bazen de insanın kendiyle yüzleşmesi… Her mektup ayrı bir duygu kapısı açıyor. Kitap bittiğinde ise sanki yıllardır sakladığın şeyleri birinin gelip senin yerine dile getirdiğini fark ediyorsun. Eğer kalbinde cevapsız sorular, yarım kalmış duygular ya da “keşke”lerin varsa; “Meyyam’a Mektuplar” sana çok tanıdık gelecek. #ALINTILAR " Her insan berrak olduğu kadar karanlıktır da. Mesele o karanlık ırmağı kabul etmektir. Yücelik İşte bu "kabul" ile başlar... Önemli olan, hangi koşulda olursa olsun kendinden vazgeçmemektir. Çünkü en iyi insan henüz doğmamıştır; en yüce insan ise korkmayan insandır. Bir kuruşluk insanlara ithaf edilen kitaplar, bazen bir ömre bedeldir.
Meyyam'a MektuplarDeşti Serhedyan · Ronya Yayınları · 20259 okunma
Yeni kitabım
10/10
·184 syf.··
2024 3. kitabı
Yeni kitabım, Yasak Elma's, Ronya yayınlarından çıktı, kitabın tanıtım kartında dil Kürtçe yazılmış ama dili Türkçe'dir. Değerli yorumlarınızı bekliyorum. Yasak Elma's, olumlu ve olumsuz tüm eleştirileriniz için okunmayı bekliyor.
Yasak Elma'sBedredine Wani · Ronya Yayınları · 20235 okunma
Raslantılar
9/10
·687 syf.··
2022 40. kitabı
Bir olayın öncesi, sırası ve sonrasının tasviri, karakterlerin derinliği ve analizi, hikayenin işlenişi beni kitaba çeken en önemli şeylerdi. Evet Ronya'nın vicdanı ve çevresindekilerle mücadelesi de vardı. Ama benim favori karakterlerim Razumihin ve Dunya'dır. Öncelikle Razumihin, kitapta ondan daha ikinci bahsedişte kendimi ona çok yakın buldum. Ronya ilk hastalandığında başında durması, her şeyi kendince halletmesi, yaptığı saçma sapan muziplikleri, neşesi... Hatta Razumihinden ilk bahsedişte şöyle bir şey geçiyordu : Razumihin yolda Ronya'yı görmüş ama dostunu rahatsız etmemek için görmezden gelmişti. Sanırım Ronya ve Razumihin'in dostluklarını sevdim. Zaten Ronya'nın tek dostu da oydu. "Daha doğrusu dostluk değil, dostça bir ilişkiydi bu." Dunya'yı ise sonlara doğru sevdim. Duruşu, ailesine fedakarlığı, kadınlığı, yeri geldiğinde çektiği restler... Ve iki sevdiğim karakterin birlikte oluşuna ayrıca sevindim tabiki. Sonya ve Ronya'yı da birleştiren kendilerince günahlarıydı bence. Sanki bir mecburiyet onları yakınlaştırdı, bir araya getirdi. Ben asıl Ronya'nın cezası bittikten sonrasını merak ediyorum. Razumihin'in planlarını mı gerçekleştirecekler, Sonyayla nasıl bir bağ kuracaklar? Nasıl bir hayatı olacak? Raskolnikov'un kitabın başında da dediği gibi her şey bir raslantıyla başladı. Ve raslantılarla devam edip yine raslantılarla bitti.
Roman
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,2bin okunma