Her şeyin yanlış olduğu söylenirse, bu kesinleme de yanlış olur. Yalnız bizimkinin karşıtı olan düşüncenin yanlış olduğu ya da yalnız bizimkinin doğru olduğu bildirilirse, o zaman da sonsuz sayıda doğru ya da yanlış yargıyı benimsemek zorunda olduğumuzu görürüz.
Yataktan kalkma, tramvay, dört saat çalışma, yemek, uyku ve aynı uyum içinde salı çarşamba perşembe cuma cumartesi, çoğu kez kolaylıkla izlenir bu yol. Yalnız bir gün “neden?” yükselir ve her şey bu şaşkınlık kokan bıkkınlık içinde başlar. “Başlar”, işte bu önemli. Bıkkınlık, makinemsi bir yaşamın edimlerinin sonundadır, ama aynı zamanda bilincin devinimini başlatır. Onu uyandırır, gerisine yol açar.