" 'Hâlâ küçük bir çocukken, şu andaki hislerimi kâğıda dökebilme kabiliyetine sahip olsam keşke çünkü büyüdüğümde nasıl yazılacağını bileceğim ancak küçük bir çocuk olmanın nasıl bir şey olduğunu unutacağım,' demiştim yüksek sesle. Ve belli ki yeni tecrübelere ve hislere karşı duyulan çocuksu duyarlılık, teknik kabiliyetin büyümesiyle ters orantılı. Terbiye edildikçe sertleşiyor ve yiyip içmeyi, uyumayı, görmeyi ve duymayı sorgulamaksızın kolayca ve miskince kabul etmekle suçlanır hale geliyoruz. Her yeni gün yılların doldurduğu kuyuya yeni bir damla eklerken daha pervasız, duyarsız ve seve seve pasif biri olup çıkıyoruz."
"O halde kendi doğasıyla uyumlu olan ve başka hiçbir yolla elde edilemeyen yaşam mutludur: Öncelikle zihnimiz sağlıklı olmalı ve kendi sağlığını kalıcı bir şekilde elde etmiş olmalı, sonra cesur ve dinç olmalı, dahası en güzel şekilde sabreden, farklı dönemlere ayak uyduran, kendi bedenine ve onu ilgilendiren her şeye dikkat eden ama bunun için dertlenmeyen, yaşamı meydana getiren hiçbir şeye ilgisiz kalmayan ama hayranlık da duymayan, talihin armağanlarından faydalanıp onların kölesi olmayan bir karakterde olmalı. Buna ekleme yapmasam da, bizi rahatsız eden ve korkutan unsurlardan uzaklaştığımızda daimî dinginliğe ve özgürlüğe ulaşacağımızı anlarsın, zira hazlar ve korkular kovulduğunda, değersiz, kırılgan şeyler ve rezilce davranışların verdiği zararların yerini sarsılmaz, doğru ve büyük bir sevinç alır, böylece ruhun huzuru, uyumu ve azameti uysallıkla buluşur, zira her vahşilik güçsüzlükten doğar."
"Dolayısıyla hiçbir şey, hayvan sürüsünün yaptığının aksine, önden giden kalabalığın izinden gitmememiz ve herkesin gittiği yere değil de gidilmesi gereken yere gitmemiz gerçeğinden daha önemli değildir. Bununla birlikte hiçbir şey bizi, toplumda büyük bir uzlaşıyla benimsenmiş şeylerin en iyi şeyler olduğunu düşünerek yaygın bir kanaate teslim olmak, önümüzde birçok örneğin olması ve akla göre değil, başkalarına benzemek için yaşamak kadar büyük kötülüklere sevk etmez. Bunun sonucunda üst üste binerek yıkıma sürüklenmiş büyük bir insan yığını oluşur."