Söyleyemediklerimiz bir başkasının
dilinden dökülünce ne kadar imrendik, ne kadar sessiz çığlıklar attık. O cümleleri kurabilseydik, konuşabilseydik. Kurulamamış cümlelerin açtığı yaralar nasıl kanamaya başlar o anlarda.
Pişmanlıklar nasıl katlanır katlanır, bir çığ gibi altına alır bizi, yutar kendine katar.
Kendine yer edinememişlerin, bu sancılı
dünyaya sığamamışların, kendini bu ağrılı dünyaya iliştirememiş, yetememişlerin hikâyesi. Belki de bir parça hepimizin hikâyesi.
"Bu kahve sade mi? dedi, "bana biraz
acı geldi de."
"Kasvettendir." dedim.
Bu yazdıklarım da hep kasvetten...
Suzan DefterAyfer Tunç · Can Yayınları · 202520,3bin okunma
Mesela neden senin odanda duran, sen sandalyende ya da çalışma masanda otururken, uzanırken, ya da uyurken, seni bütünüyle gören mutlu bir dolap değilim ? Neden değilim?
Kafka'nin derin sözlerinden oluşan Milena Jesenska'ya yazdığı mektupları içerir. Bu mektuplar bize Milena sayesinde ulaşıyor. Milena, toplama kapmında öldürülmek için yakalanmadan önce bu mektuplari arkadaşına veriyor ve bu şekilde bizlere ulaşmış oluyor. Sonlara dogru biraz sıksa da kesinlikle okunması gereken bir kitap.
Gerçek ve derin aşkı bu mektuplar sayesinde daha iyi anlayabiliyorsunuz..