Öğrenme çabası, öğrenmenin kendisinden daha değerli; belli bir amaç gütmeden düşünmek, düşünmenin en zevkli biçimi; zorlu bir beceriye dalmak, akış deneyimi, her türlü kavrayıştan daha tatmin edici; sevgi için çabalamak âşık olmaktan daha doyurucudur. Her şey kendisinin ödülü olmalıdır.
Fromm şöyle diyor: “İnsanın yaşamı aşk dünyasında verimli, diğer dünyalarda verimsiz şeklinde ayırabileceğine inanması bir yanılsamadan ibarettir. Verimlilik böyle bir emek bölünmesine izin vermez. Sevebilme kapasitesi, sadece yaşamın diğer birçok alanındaki verimli ve faal yönelimin bir ürünü olabilecek bir yoğunluk, uyanıklık, yüksek canlılık hali gerektirir. Kişi diğer alanlarda verimli değilse sevgide de verimli olamaz."
Sevda aşkındır, oysa sevginin ayakları yere basar. Sevda fantezi yaratır, sevgi gerçekliği kabul eder. Sevda bağımlılık, sevgi kendini adamadır. Sevda birliktelik arzular, sevgi ayrı durabilmeyi getirir. Sevda sorumluluktan kaçar, sevgi sorumluluğu yürekten kabullenir. Sevda zahmetsizdir; sevgi, yoğun çaba ister.
Yani aşk hikâyesi “Ey okur, evlendim onunla," diye biterken sevgi hikâyesi, "Ey okur, birden yaşamımın kalanını onunla geçireceğimi fark ettim,” diye başlayacaktır.