roxana agriche

roxana agriche
@roxanaagriche
33 okur puanı
Eylül 2022 tarihinde katıldı
Spoiler yok
7/10
·303 syf.··
2025 6. kitabı
Aslında kitabı almak gibi bir düşüncem yoktu ama izlediğim bir eleştiri videosu beni kitaba çektiği için bulduğum bir indirim fırsatında aldım. Ben o videodan dolayı kitaba biraz daha farklı beklentiler ve bir amaç için başlamıştım. Videoda ana karakter June için "kendini her zaman haklı çıkaran, hatayı asla kendinde aramayan, hep başkalarını suçlayan biri" ve onun iç dünyasını görüyoruz tarzı bir şeyler denmişti. Ben de tam bir siyasal İslamcı kafası, acaba onların nasıl düşündüğünü anlayabilir miyim, diyerek kitabı aldım ve okudum. Yani kitabı almamdaki amaç June karakterinin iç dünyasını görmekti. Açıkcası June beklediğim kadar yüzsüz değildi. (Bilmiyorum ben beklentimi fazla yükseltmiş de olabilirim.) Konusu zaten arkasında yazdığı için bahsetmek istemiyorum, doğrudan düşüncelerime geçeceğim. Ama arka kapaktaki "ölümcül sonuçlar" yazısının özellikle belirtilmesinden sonra bir cinayet bekliyordum ne yalan söyleyeyim. Dediğim gibi June beklediğim kadar yüzsüz birisi değildi. Arada "ben ne yapıyorum, acaba yapmasam mı" dediği oluyordu. Pişmanlık da yaşadı hatta bir ara. Yine de özellikle kitabın başında gerçekten sinir bozucuydu. Hele de 3. bölümde. Yine de June'un birkaç yerde kendi eserleriyle ilgili hislerini anlıyorum yazar olmak isteyen biri olarak. Bence gerçekten bir şeyler anlatmak isteyen herkes de öyle hissediyor. Athena ise... Yazarın kendini yazdığı o kadar belli oluyordu ki :) Arada o kadar da abartmayayım diye Athena'yı da kötülüyordu ama gerçekten çok belliydi. Ve hikayedeki ters köşeler o kadar da iyi değildi. June'un iç çatışmalarının güzel yansıtıldığını düşünsem de hikaye akışını ve ters köşeleri çok beğenemedim. Kitabın kendisine gelecek olursak, kapakta The New York Times'ın "21. yüzyılın en önemli kitaplarından biri" yazısını göreceksiniz.
Sarı YüzR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 202513,2bin okunma
Reklam
Fena Değildi
Puan vermedi·160 syf.··
2025 2. kitabı
Bu dünyamızda sihirli kız denen insanlar var ve bu insanlar çeşitli güçlere sahipler. Biri zamanı kullanabiliyor, diğeri kehanetlerde bulunuyor vs. Konusu gayet hoş ancak kitap bana göre çok kısa. Her şey oldu bittiye getirilmiş. Belki 200 sayfa olsa, biraz daha betimlemeye yer verse ve olaylar biraz daha uzasa çok daha iyi olabilirdi. Kitap hakkında o kadar az düşüncem var ki ne yazacağımı bile bilemedim. Aslında olay örgüsünden bir şeylerden bahsederdim ama kitap zaten çok kısa ve spoi olur diye hiçbir şeyden bahsedemiyorum. Bu Kore edebiyatındaki bir sorun mu yoksa bana mı böyle denk geliyor bilmiyorum ama betimleme çok az. İçsel düşünceler fazla... Çiğ? Okurken o kadar da zevk vermiyor, hmm öyle miymiş deyip geçiyorum. Mesela internetten solo levelingin novelini okuyayım dedim ama BETİMLEME YOK. İçsel düşünceler bir garip ve bu okumayı çok zorluyor. Çok düz. Anlatılan her şey çok düz. Bazı insanlar anime - manga - manhwa - novel şeklinde insanların ilerlediğini ve doruk noktanın novel olduğunu düşünüyor. Bilemiyorum, manga ve manhwa noktasında durmak edebi zevkim açısından daha sağlıklı geldi. İçindeki resimler güzeldi, manga sahneleri gibiydiler. Ve bir şeyleri zihnimde canlandırmamı sağladı. Baskısı da gayet hoştu. Ve iklim krizine değinmesi güzeldi. Hatta kurgu bu noktada şekillendi diyebiliriz. Düşünenler için güzel mesajlar ve sorgulanacak konular vardı bence. Ayrıca ciltsiz olsa da kitabın kulakçıklı olması çok iyi. Lütfen daha fazla böyle kitaplar basın. O kadar arada kaldım ki kitaba puan bile veremedim ama merak edenler alıp okusun bence. Güzel bir deneyim olur.
Sihirli Kız Emekli OluyorPark Seolyeon · Yuzu Kitap · 2025283 okunma
8/10
·416 syf.··
2025 1. kitabı
Kitap bence bir yazarın ilk kitabı olarak hiç fena değildi. Tabii kusurları var mıydı? Vardı. Onlara birazdan değineceğim ama önce sevdiğim kısımlardan bahsedeyim. Konusu: Eira ismindeki bir kızımız kardeşiyle ormanda oynarken bir merdivene çıkıyor ve arkasını döndüğünde kardeşini orada bulamıyor. Sonra her yerde onu arıyor ancak ne büyükannesinin evini ne de kardeşini bulabiliyor. Sonrasında o soğuktan donarken Marliyen ismindeki bir fey onu buluyor. Meğer Eira paralel evren gibi bir yere geçmiş. Sonrasında Eira'nın eve dönme hikayesini okuyoruz. Ben yolculuk hikayelerine bayılırım. O yüzden konusu beni direkt çekmişti. Dili de fena değildi ama ona birazdan değineceğim. Ana dörtlümüze bayıldım. Hepsini ayrı ayrı çok seviyorum. Farklı dünyaların olması da hoşuma gitti, genişletilmeye müsait bir evren. Karakterler salak saçma triplere girmiyorlardı ve bu onlarla empati kurmamızı kolaylaştırıyordu. Kitap çok akıcıydı ve birkaç günde bitirdim. Arıca Eira'yla Nos her konuştuğunda içimdeki fangirl çığlıklar atıyordu. Şimdi gelelim benim için bazı sıkıntılara. Bu arada bunları eleştirmek için eleştirmiyorum. Eminim dediğim bazı şeyler kimilerine takılmak için takılmışım gibi gelecek ama ben bunu yazar için yazıyorum. Çünkü kendini geliştirmesini ondan daha fazla hikaye okumak istiyorum. 1) Yanlış bakış açısı: Bana kalırsa hikayenin ilahi bakış açısıyla değil de Eira'nın bakışıyla yazılması çok büyük bir eksi. Ben zaten fantastiklerde 1. kişi ağzı sevmem ama bunun benim sevmememle alakası yok. Şöyle söyleyeyim, daha hikayenin başlarında Eira yeni tanıştığı kişileri çok iyi analiz ediyor hatta düşüncelerini ve hissettiklerini doğru bir biçimde bize anlatıyor. İlk yüz sayfadayken bu kızın böyle bir gücü mü var diye sordurmuştu bana. Yazarın diğerlerinin de hissettiklerini
Gümüş Yürek 1D. N. Archeron · Guardian Yayınları · 20241,666 okunma
Spoiler yok
8/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2024 1. kitabı
Tasarımına aşık olup almak istediğim bir kitaptı. 2. kitabın hiçbir yerde stoğununu bulamamam yüzünden uzun bir süre arayış içinde içindeydim ve sonunda ikinci elden 436 liraya aldım. Evet, kimsenin umurunda olmayan 2 cümlenin ardından incelememize geçebiliriz. Konusu: Kitabı almak istememin bir diğer sebebi de konusunu beğenmemdi. Vasya adındaki ele avuca sığmayan ve şanssızlık eseri 21. yüzyıl yerine ortaçağda doğmuş zavallı kızımızın hikayesini okuyoruz. Okurken yan karakterler sayesinde kanser oldum, ortaçağda olsa bile. Konusundan uzunca bahsetmeye gerek yok zaten arka kapağında yazıyor. Burada bahsedeceğim şey, arka kapak yazısında yanlış anladığım meseleler olacak fnbogıbno. Hikayenin ilk 100 sayfasında Vasya'nın babasının ikinci eşi Anna'yla evlenmesi, karakterleri tanımak gibi olaylarla geçiyor. Eğer aksiyonlu olayları seven biriyseniz sıkılabilirsiniz. Arka kapak yazısında ben sandım ki Anna bir cadı ve ev perilerinden hoşlanmıyor, köye kötülük getirmek istiyor. Nasıl böyle anladım hiçbir fikrim yok kvmfojnıjn. Aslında Anna ve Vasya aynı soydan (bir cadının soyundan) geldikleri için ev perilerini görebiliyorlar ama Anna çok dindar olduğu için onları şeytan, cin falan sanıyor. Vasya ise onları başlarda pek takmıyor. Bu gördikleri ev perileri ise ev yapıldığında evle beraber var olan ve ev işinde, evi korumada yardımcı yaratıklar. Ahır, ev, hamam vs. birçok yerde farklı yaratıklar oluşuyor. Bunlar sanırım rus masallarında olan yaratıklarmış. Bunun haricinde ormanda, nehirde falan da böyle yaratıklar var ve bunların hepsi rus masallarından alınma. Bu konsept çok güzel ve bayıldım. Rus masallarına merak sarmamı sağladı. Bir diğer mesele de ev perilerini uzaklaştıran Anna değil sonradan gelen geri zekalı bir rahip. Anna buna şeytanları gördüğünden falan
Bir Kış Gecesi Masalı 1Katherine Arden · Ephesus Yayınları · 2021903 okunma
Eh işte
7/10
·384 syf.··
2023 31. kitabı
Sitedeki yorumlara baktığımda çok fazla kişinin beğemediğini gördüm. Ama yazarın kargalar meclisi kitabını okuyunca diğer kitaplarını da alıp okumak istedim. Kesinlikle kargalar meclisi daha iyi. Ben karakterin ağzından değil 3. Kişi ağzından okumayı seviyorum. Yazar 3. Kişi ağzından anlatsaydı kesinlike daha iyi olurdu ve o tarzı çok daha iyi başarıyor. Şimdi, kimse Alina'yı sevmiyor. Haklılar da. Ama ben çok düşük beklentilere girdiğim için midir bilmem belli başlı sahneler haricinde o kadar da nefret etmedim. Bence bunun asıl sebebi öncesinde başka serilerde okuduğum ana karakterler. Hani öyle tipler okudum ki Alina onların yanında iyi bile kalır. Alina'nın iki sıkıntısı vardı sadece: gücünü kabul etmemesi ve kararsızlığı. Bacım sen niye gücünü istemiyorsun yav? Bir de kararsızlığı var. Ulan Karanlıklar Efendisi'ni mi seviyosun Malyen'i mi? Bir insan Malyen'i neden sever? Seride Malyen'in yerine daha farklı bir karakter konsaydı seri üç dört kat daha iyi olurdu. Alina'nın aklını karıştırıp duruyor. Yazarın işine karışmak istemem ama bence Alina, Malyen'e aşık olmak yerine onu abisi gibi görseydi ve Malyen'de ergen olmak yerine vatanını sevip Alina'ya destek olsaydı Alina da Karanlıklar Efendisi'yle imkansız aşk yaşasalardı daha iyi olabilirdi. Aşık olsunlar ama farklı taraflarda oldukları için kavuşamasınlar mesela? Üstte dediğim gibi olsaydı seri çok daha güzel olabilirdi. Malyen karakterini değiştirsek bile seri iyileşiyor. Zaten sonradan Alina'nın aklına girip durduğu için bu kadar sinirlendim ben. Ulan bir insanda vatan sevgisi de mi olmaz. Bari Alina'da olsa ama onda da yok ki. Yazık, garibim halk ve grishalar da daha vatanını umursamayan iki ergenden medet umuyor. Bunların derdi sessiz sakin bir hayat. Bu arada sondaki duva cadısından yediğim ters köşeyi
Gölge ve KemikLeigh Bardugo · Martı Yayınları · 20137,4bin okunma
Reklam