bizler, Daha dün, der gibi, Bin yıl önce, deriz, zaman karış karış ölçüsü alınabilecek bir sicim değildir, dalgalanan katmanlı bir yüzeydir ve ancak anılar aracılığıyla içine girilebilir.
İşte, kımıldadı ve an yok oldu, zaman bizi hatıralar alemine attı, evet anlattığımız gibi oldu, hayır öyle olmadı, sonunda her şey görmeyi istediğimiz şeye dönüşüyor.
İnsan hayatında belli anlar vardır ki yakalanıp zaman karşısında koruma altına alınması gerekir, bir İncil'de ya da resimde, veya modern zamanların usulleriyle, fotoğrafta ya da filmde kopyalanarak değil, başka bir biçimde. Bu tür anları yaşayan kişi sonsuza dek, soyunu devam ettirenler tarafından görülebilir olsaydı, çok daha ilginç olurdu, böyle bugün hayatta olan bizler, Küdüs'e gidip, yamalı battaniyesine sarılmış, Kudüs'ün evlerini seyre dalan ve ona ruhunu gecenin sonunda geri bağışlayan Tanrı'ya övgüler sunan Yusuf oğlu İsa' yı kendi gözlerimizle görebilirdik.