Şu dünyayı adamakıllı görmeden, dünyanın ne olduğunu adamakıllı anlamadan buradan gidecek olduktan sonra ne diye buraya geldik sanki? Yaşadığımızın farkına varmayacak olduktan sonra ne diye yaşıyoruz?
Fakat herhalde ikinci bir aşka atlamak senin için o kadar güç olmamıştır, insan evvelâ kendi kendisinden utanır gibi olur ama, bilir misin, bizim en büyük maharetimiz nefsimizden beraat kararı almaktır. Vicdan azabı dedikleri şey ancak bir hafta sürer. Ondan sonra en aşağılık katil bile yaptığı iş için kâfi mazeretler tedarik etmiştir.
Bilgi de neymiş! Bilgi dediğin korkaklıktır. Ne derseniz deyin, doğrusu bu. Siz sonsuzluğu bir duvarla sınırlamaya çalışıyorsunuz, duvarın arkasına bakmaya ise korkuyorsunuz.
İçimizde bir şeyler biriktirmeye zamanımız olacak. Ve bir gün, içimizde uzun süre kaldıktan sonra, ellerimizden ve ağızlarımızdan dışarı çıkacak. Ve çoğu yanlış, ama tam yeteri kadarı doğru olacak. Bugün yürümeye başlayacağız sadece ve dünyayı, dünyanın ortalıkta yürüyüp konuşma tarzını, gerçek görünüşünü göreceğiz.