koray yücel

koray yücel
@rpekoray
Sosyal bilimlere meraklı olmakla birlikte bileşik sosyal bilimler fikrini savunan birisiyim
Sahaf
çanakkale on sekiz mart üniversitesi tarih bölümü
eskişehir
eskişehir
47 okur puanı
Şubat 2022 tarihinde katıldı
SAVAŞTA TARAFLARIN UNUTULDUĞU AN
​Bu Alman, o günün öğleden sonrasının ilk saatlerinde Nijmegen'e saldırıp ani bir paniğe neden olan avcı uçaklarından birinin pilotuydu. Hâlâ şehirde kalan siviller buranın da Eindhoven gibi bombalanacağını düşünerek en yakın hava saldırısı sığınağına akın etmişti. Avcı uçakları makineli tüfekleriyle Bebek Fabrikası’nı da taradılar. Yüzbaşı Bestebreurtje yarasına pansuman yaptırmak üzere buraya gittiğinde bir doktor ona şöyle dedi: “Bu Alman piçleri ne yaptı biliyor musun? Üzerindeki koca Kızıl Haç sembolüne rağmen hastanenin üstünde uçup burayı taradılar. Peki o esnada ben ne yapıyordum, onu biliyor musun? Bir Almanın hayatını kurtarmaya çalışıyordum. Ve ben bir Yahudi’yim.”¹⁷
Sayfa 362 - Kronik yayınları·Kitabı okudu
Tarih
Reklam
SAVAŞIN PSİKOLOJİK ETKİSİ
Rahibe Stransky de St. Elisabeth Hastanesi'nde savaş bunalımından mustarip tuhaf bir Alman askerine denk gelmişti. Wehrmacht mensubu bu asker elinde tabancasıyla kapıda dikilmiş; fakat Viyanalı Rahibe Stransky içeri girmesine müsaade etmemişti. Asker, durmadan "Ta Sibirya'dan geliyorum, elimde Führer'i kurtaracak yepyeni bir silah var." deyip durmuş; tüm ısrarlarına rağmen içeri alınmayınca da hastanenin merdivenlerine oturup hüngür hüngür ağlamıştı. Kimi vakalar ise olağandışı bir sükûnetle hayatını kaybediyordu. Öleceğini fark eden bir çavuş yanındaki görevliye şöyle demişti: "Artık yaşayamayacağımı biliyorum, lütfen yalnızca elimi tut."
Sayfa 353 - Kronik yayınları·Kitabı okudu
Tarih
TARİHTEKİ KAHRAMANLAR BAZEN ÖLMELİ
Pragmatik ya da Nietzsche'nin abidevi tarihi, yararlı olduğu oranda, zararlıdır da. Nietzsche'nin deyişiyle bu, "yararlı olanın zararıdır". Pragmatik tarih, büyüklük idealinin aşılanmasında işe yarar. Böyle bir tarihi okuyan genç, büyük düşünmeye ve davranmaya teşvik edilir. Bu bir süreliğine yararlıdır. Süre uzadıkça bu tür bir tarih anlayışı, zararlı hale gelir. Bireyin kişiliği kahramanın varlığının altında kalır, ezilir. Nietzsche'nin dediği gibi kahramanlarını gerektiğinde gömemeyen toplumlar, yeni kahraman kazanmada başarılı olamaz. ​Kahraman sadece savaş meydanlarında yiğitçe dövüşen değildir. Şair, yazar, sanatçı, siyasetçi ve akademisyen kısaca toplumun bütün kesimlerini içine alarak genişleyen bir kavramdır. Tarihçi, aynı zamanda elde kazma kürek kahramanı ortaya çıkartmayı vazife bildiği kadar, ortaya çıkardığı kahramanları gerektiğinde gömmeyi de bilendir.
Sayfa 58 - TÜRK TARİH KURUMU YAYINLARI·Kitabı okudu
Tarih
TARİHİN GİZLİ SÖMÜRÜSÜ
Batı insanının efendilik ve sömürgeci bilincinin gelişmesinde Hegel’in etkisi aranmalıdır. Zira Avrupamerkezci tarih anlayışı ve ideolojinin kökeninde Hegel’in anlayışı yatmaktadır. Batı dışı toplumlar, ya Avrupamerkezci yaklaşımı benimseyip kendi toplumlarının tarihine Batılı bir ideolojinin gözüyle bakmakta ya da kendi uluslarını merkeze alarak değiştirmeye çabalamaktadırlar. Her iki çaba da kendi toplumlarının tarihine yabancılaşmakla sonuçlanmaktadır. Kendiliğinden oryantalist yaklaşım da, etnosentrik yaklaşım da Batı dışı toplumların tarihçileri için sağlıksız bir duruma karşılık gelmektedir. Batı dışı toplumlar, kendi toplumlarının tarihini yazmak için; kendi toplumlarının özgün koşullarını göz önünde bulunduran tarih anlayışı ve metotları geliştirmeye zorladı.18 Daha sonra ayrıntılı üzerinde duracağımız Bağımlılık Okulu ve Maduniyet Okulu böylesi bir zorlanın sonucunda ortaya çıktı.
Sayfa 57 - TÜRK TARİH KURUMU YAYINLARI·Kitabı okudu
Tarih
JAPONLAR NEDEN SOVYETLERE NAZİLER İLE BİRLİKTE SALDIRMADI?
Halhin-Gol yenilgisinin Japonlar üzerindeki siyasi etkisi, Japonya için "Güney Siyaseti" savunucularının elinin güçlenmesi olmuştu. Bu stratejiye göre Japonya, kuzeyindeki Sovyetlerle Sibirya'da kapışmaya kilitleneceğine şansını Güneydoğu Asya ve Pasifik'te denese sınırlarını çok daha kolay bir şekilde genişletebilirdi.Japonya siyasetindeki bu yönelim 23 Ağustos 1939'da Nazi Almanyası ile Sovyetler arasında imzalanan saldırmazlık paktı ve sonrasında gelişen Avrupa'daki Sovyet-Alman ittifakı sonrasında özellikle ivme kazandı; çünkü bu koşullar altında Japonların Almanlarla bir olup Sovyetlere saldırma hayalleri de suya düşmüştü. O gün Jukov bunun farkında olmasa da, kazandığı bu zaferle Japonları ileride 1941'in Aralık'ında Pearl Harbor'a yapacakları saldırıya giden yola sevk etmişti. 1941 yazında Sovyet-Nazi paktının bozulması sonrası Nazilerin Sovyetler Birliğine saldırmasıyla Japonlar -SSCB'ye yapılacak bir saldırı ile Çin'in tümünün fethedilmesi amacı güden- "Kuzey Siyaseti"ni yeniden ele aldı; fakat o zaman da Japonlar Amerikalılarla Uzak Doğu'da bir güç savaşına girdikleri ve Güney Siyaseti'ne tümüyle yoğunlaştıklarından bu düşünceyi uygulamaya koymadılar.
Sayfa 106 - Kalkedon yayınevi·Kitabı okudu
Tarih
Reklam