Ürkek bir çocuktum, buna karşın bütün çocuklar gibi biraz da inatçıydım mutlaka, annem de şımartmıştı beni kuşkusuz, ancak çok güç idare edilebilen bir çocuk olduğuma inanmıyorum;sıcak bir sözcüğün, usulca elimden tutulmasının, tatlı bir bakışın istenilen her şeyi sağlayamayacağına inanmıyorum.
Jungseo bu toplumun insanlara kaba davrandığını düşünüyordu. Elbette bireyler de birbirlerine karşı kabaydı. Dışarıdan bakınca nazik davranan ancak içten içe karşındakini kullanıp kendilerine fayda sağlamaya çalışan sayısız insan vardı. İkiyüzlü değilseler de kayıtsızlardı. Kayıtsızlığın içinde korku yatardı. "Ben de bir gün hata yapıp onun gibi olursam ne yaparım? " diyen bir korku. "Onun gibi" dedikleri, Jungseo gibi kişilerdi.