Öncelikle kitaba bir puan veremedim çünkü eğer ilk kitaptan bağımsız düşünürsem 8-9 bandında ama ilk kitabın devamı olarak ve beklentilerimi de ekleyerek düşünürsem 5-6 bandında bir puan vermem gerekir.
Kitaba başlayana kadar arka kapak yazısını okumadığım için ne beklemem gerektiğini bilmiyordum ama açıkçası aklıma gelecek son şey dramın yoğun olduğu bir kitap okumak olurdu. Çünkü ilk kitapta okuduğumuz en ağır şey Liz'in, annesinin kaybıyla başa çıkma, daha doğrusu çıkamama durumuydu ama burada Wes'in başına gelen tonlarca şeyi -üstelik kısa sürede ve peş peşe- okumak bayağı ağır geldi. Hatta fazlasıyla abartı buldum da diyebilirim.
İlk kitapta en hoşlanmadığım şey Liz ve Wes kitabın sonunda bir araya geldiği için birlikteliklerini doya doya okuyamamak olmuştu. En çok da bu yüzden ikinci kitabın çıkmasına sevinmiştim ama ne umdum ne buldum :) Yazar karakterlere hiç acımamış, anaokulundan beri Liz'e platonik aşık olan Wes yeterince çekmemiş gibi sevgili olmalarından sadece birkaç ay sonra ayrılmışlar ve iki yıl hiç görüşmemişler. Yani yazar karşımda olsaydı, bu çocuklar sana ne yaptı da onlara bunu reva gördün, diye sormak isterdim...
İlk kitapta sadece küçük bir kaza sahnesinde Liz ve Wes'i kurtarmaya gelen Wes'in babası madem böyle despot biriydi, ilk kitapta niye ufak da olsa konusu geçmedi? Gerçi muhtemelen bu sorunun cevabı, yazarın devam kitabı yazmayı düşünmediğinden böyle ayrıntılara girmediğidir ama ben de bunu hiç sevmedim işte. Sanki ilk kitapta zaten doğru düzgün bahsedilmedi diye yeni ayrıntılar bulunup üzerine kitap yazılmış gibi. İlk kitaptan bağımsız olarak, kısa bir süre çıkmış ama talihsiz bir şekilde ayrılmış genç bir çiftin yıllar sonra üniversitede tekrar bir araya gelmelerini okuduğumu düşünürsem klişelere rağmen kitabı çok severdim. Çünkü