Rabia Taştan

Rabia Taştan
@rtastan
‘ Merhaba Beyaz Gemi, ben geldim! '
Ankara
28 okur puanı
Mayıs 2020 tarihinde katıldı
Yatışmak, kendimi şansa bırakmak, caddelerde kafam kaygıdan uzak yürümek bir hazdı benim için.
Sayfa 40
Reklam
"..., artık ben bir gürgen dalıyım!"
Sayfa 111
Yani, insan bir savaş alanıydı. Ceket, gömlek, pantolon ya da etek giymiş, kravat takmış, tıraş olmuş, kokular sürmüş bir savaş alanı. Gülümseyen bir savaş alanı. Öpen hatta, okşayan, konuşan, susan, çiçekler alıp çiçekler veren bir savaş alanı. Peki, bir barış bahçesi olamaz mıydı aynı insan? Şöyle, güllerin kuş cıvıltılarına, kuş cıvıltılarının güllere karıştığı, mutlu yüzlerle rengârenk bir barış bahçesi?
Sayfa 98
Adına savaş denen şey, yeryüzünün herhangi bir noktasında başlayıp herhangi bir noktasında bitmezdi. Her şey gibi, o da insanda başlayıp insanda biterdi. Bu yüzden, cepheler falanca dağda ya da falanca ovada değildi. Cepheler, bütün acımasızlıklarıyla insanoğlunun içindeydi. Toprağı titrete titrete yürüyen tanklar, art arda gümbürdeyen toplar ve durup dinlenmeden kurşun kusan tüfekler insanoğlunun içindeydi. Hatta henüz icat edilmemiş silahlar da insanoğlunun içindeydi.
Sayfa 97
İnsanın zalimliğine ağaçlarla kuşlar, böceklerle otlar, hayvanlarla taşlar değil, ancak insan karşı koyabilirdi. Dönüp dolaşıp insanda başlıyordu her şey, dönüp dolaşıp insanda bitiyordu. Gerisi boştu. Yani, insanın karışmadığı her şey masaldı.
Sayfa 65