Bir tırmık yarası, tüylerimizi diken diken eder. Çirkin bir sözden inciniriz. Ufacık bir öfke, kanımızı kızıştırır ve bu hal, yeniden öfkeleninceye dek sürer... Tatmin edilmemiş bir arzu alnımızdaki endişe çizgilerini derinleştirir. Hepsinden kötüsü de, bin yıl refah içinde yaşayacak kadar para biriktirme isteği kabusudur.