“Kaygı ve Korkular Hakkında Her Şey”, aslında çocuk kitabı olsa da büyüklere de çok şey anlatıyor.
Kitapta bazı yerlerde yazılar büyütülmüş, bazı kelimeler hecelenmiş, bol bol resim var. Ama bunlar sadece dikkat çekmek için değil, aynı zamanda bir amaca hizmet ediyor. Kaygıyı ve korkuyu çocuklar için görünür, anlaşılır ve somut bir hale getiriyor.
Kitap, duyguların bedende nasıl hissedildiğini anlatırken öyle güzel benzetmeler kullanıyor ki gerçekten çok etkileyiciydi. “Sanki midemde bir çamaşır makinesi çalışıyor”, “sırtımda beni ezen bir çanta varmış gibi”, “bedenim donup kalıyor” ya da “bitmeyen bir kaşıntı gibi”…
Ben de yüksek kaygıyla yaşayan biriyim ama bugüne kadar böyle anlatmamıştım hiç. Genelde “midem bulanıyor” derim. Ama çocukların dünyasında çamaşır makinesi gibi bir benzetme yapılması hem çok tatlı, hem de ne hissettiklerini anlatmaları için etkileyici bir yol olmuş.
Kitabın en sevdiğim yanlarından biri, kaygıyı azaltmak ve başa çıkabilmek için önerileri söyleyip geçmiyor, onları açıyor. Örneğin nefes egzersizi bölümünde, sadece “nefes al, ver” demiyor. Sonsuzluk işareti çizerken nefes süresini ayarlamayı, bir çiçeğin kokusunu hayal ederek nefes almayı ya da üflerken bir balon söndürdüğünü düşünmeyi öneriyor. Bu sayede çocuklar için hem eğlenceli hem de akılda kalıcı hale geliyor.
Kitap baştan sona bu tür etkileşimli ve somutlaştırılmış içeriklerle dolu. Sadece anlatmıyor, etkileyici noktası buydu benim için.
Veee ben bu kitabı psikoloji okumama ve ilgi alanımın çocuklar olmasına yönelik okudum. Etrafımda çocuk yok ama bu tarz kitapları okuduğumda içim kıpır kıpır oluyor. Bir çocuk nasıl tepki verecek, benimkine benzer mi, kitapta aynı yerlerden mi hoşlandık diye. Yani ben doğru ve güzel bir araç olduğunu düşünsem de kitap için birebir bir çocuğun