Görünmediğimizde yok olduğumuzu, unutulduğumuzu, bir yer kaplamaz olduğumuzu sanıyoruz. Yeterince iyi, yeterince derin, yeterince hakikatli göremediğimizden olsa gerek, gördüklerimiz bizi yeterince meşgul etmiyor. Biz, görünmenin telaşındayız. Kalabalık bir sınıfta yapılan bir yoklamada, yok sayılma korkusuyla oturamayan, eli aşağı inemeyen, endişeyle dolu çocuklar gibiyiz.