Kitap, Sultan Mehmed'in babası II. Murad'ın imparatorluğunun son döneminin ele alınmasıyla başlar. Sultan Mehmed henüz 21 yaşında modern ateşli silah kullanan bir ordunun başına mareşal olarak geçer. İmparatorluğun başına geçmesiyle tarih sahnesine çıkışı ve yüzeysel olarak kişiliğinden bahsedilir. Entelektüel kişiliği, politikaları, askeri dehası, yönetim anlayışı, ölümü ve sonrasında yaşanan: Cem Sultan ve II. Bayezid kavgasının detaylarına da değinir. Bunların yanı sıra İstanbul Fethi ve sonrasında yaşanılanlar, imar ve iskan çalışmaları, halkın ve şehrin durumu, Fetihin Avrupa ve Doğudaki yankıları ele alınır. Balkanlar'dan İtalya'ya uzanan siyasi ve kültürel etkileşimlere, Osmanlı'nın Roma ile temasına, Fetih'in Rönesans ile ilişkisi gibi daha birçok konuya değinir ve bunları alt başlıklarda toplayarak konuları çeşitlendirir.
Fâtih Sultân Mehmed Han Hazretleri, devletimizi, milletimizi ve kültürümüzü Batıya açarak Türklerin Avrupa'da tanınmasına da olanak sağlamış, Doğunun ve Batının Efendisi olmuştur. Askeri yönü ve liderliği kendine hastır, zekasıyla da ön plana çıkmış bir kişiliktir.
Büyük Türk: Fâtih Sultân Mehmed'in dönemini, İstanbul'un Fethine dair ilk ve genel bir bilgi edinmek isteyen okuyucusuna İlber Hoca bu eseriyle Kayser-i Rûm'un portresini çizmekte.
Diğer okumuş olduğum biyografik eserlerinde de olduğu gibi bu da oldukça kapsamlı ele alınarak bir panorama sunmakta.
Bu denli büyük bir kişiliğe ve tarihimizde de büyük bir öneme sahip olan Fâtih Sultân Mehmed'i ve İstanbul Fethinin detaylarını öğrenmek, fikir sahibi olabilmek amacıyla eseri başlangıç niteliğinde okumanın iyi bir seçim olduğu kanaatindeyim.