R

R
@rukyildiz
Kendime notlar
Öğrenci
Lisans/PDR
Çorum
43 okur puanı
Ocak 2018 tarihinde katıldı
8/10
·355 syf.··
Beğendi
·
2023 1. kitabı
Bir çocuğun gözlerinden hayatı, doğru ve yanlışı masumane ve basit bir şekilde öğreniyor onunla birlikte yaşıyoruz. Alabama'nın kökleşmiş bir kasabasında ırkçılık ve cinsiyetçiliğin soğuk rüzgarları suratımıza çarparken bütün bu yanlışların karşısında dimdik bir ağaç gibi duran, erdem ve iyi ahlakın temsilcisi avukat bir babanın çocuklarına yaklaşımlarına tanıklık ediyoruz. Ne olursa olsun iyi ve doğrudan şaşmayan bir babanın bilgiye aç çocukları... Pantolon giymenin neden bir kadın işi olmadığını, mahkemede jüri olarak neden kadınların olamayacağını kendince sorgulayan küçük bir kız çocuğu... anlatıcı olarak seçilmiş bu çocuğun gözünden olaylara bakarken onunla her şeyi basitten karmaşığa düşünüyor, birçok trajik olayda belki de istemsiz gülümsemek zorunda kalıyoruz. Siyah-beyaz tartışması içinde bir adamın içten içe suçsuz olduğu bilinsede açıkça itiraf edilemediği için bir yaşamın sonlanışını "bülbülün öldüğünü" görüyoruz. Bu ölüm sadece bir kişinin ölümü değil masum ve özgürlüğe ulaşmak isteyen bir düşüncenin ölümüydü, bu noktada bülbülü öldürmek günahtır satırları kulaklarımızı çınlatmakta. Yersiz kinin gözleri ve kalpleri kör ettiğini; sözde demokrasi anlatımında, Hitler'in Yahudileri katletmesine öfkeyle yaklaşan bir öğretmenin tezat bir şekilde kendi halkından olan siyah insanları ötekileştirmesinde, cezalandırılmaları gerektiğini söylemesinde buluyoruz. Basit ve akıcı anlatımıyla, trajik ve bir o kadar da kalbimizi okşayan bu hikayeyi kesinlikle okumayan kalmamalı.
Bülbülü ÖldürmekHarper Lee · Sel Yayınları · 201488,6bin okunma
Reklam
Puan vermedi·412 syf.··
2020 4. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 17 Eylül 2020 00:00
Uzun zamandır okumak için kenarda beklettiğim şahane kitap. Genellikle çok fazla aşk romanı okumadığım için beklentim klasik aşk filmleri tadında bir içerikti. Ancak ilk 200 sayfa ne olduğunu anlamadım bu nasıl aşk romanı diye diye sonlara doğru gelirken kitabı bitirdiğimi fark etmedim. Okurken sanki cümleler kendi ağzınızdan dökülüyor sanki o bahçede siz yürüyor sanki o karekter sizmişsiniz gibi hissettiriyor. Gurur ve ön yargı ile yapılan o hataları siz yapmışsınız gibi içiniz burkuluyor telafi etmek için siz uğraşıyorsunuz. Sonunda yüzünüzü gülümseten sayfaları nasıl bu kadar çabuk çevirdiğinizi anlayamayacağınız kadar sürükleyici bir kitap. Bitirdikten sonraki bir iki gün son 50 sayfa durup durup gözümün önünde canlandı atmosferden çıkmak benim için biraz uzun sürdü. Uçarı, hayalperest aşklara kıyasla çok gerçekçi ve hepimizin belki bir gün yaşayacağı bir aşk hikâyesiydi. Filmini ve dizisini de kısa süre içinde izleyeceğime eminim.
Aşk ve GururJane Austen · İlya Yayınları · 201297,7bin okunma
7/10
·127 syf.··
2020 2. kitabı
"Meseleyi bundan daha açık kimse ortaya koyamazdı. ‘Zavallı şair ne günümüzde ne de son iki yüz yıldır en ufak bir fırsat bulamamıştır… İngiltere’de yoksul bir çocuğun, büyük yapıtların doğduğu o entelektüel özgürlüğe kavuşma umudu, Atinalı bir kölenin oğlununkinden biraz fazladır.’ İşte bu. Entelektüel özgürlük maddi şeylere bağlıdır. Şiir de entelektüel özgürlüğe bağlıdır. Kadınlarsa hep yoksul olmuşlardır, sadece iki yüz yıldır değil, dünya kurulalı beri. Kadınlar Atinalı kölelerin çocukları kadar bile entelektüel özgürlüğe sahip olmadılar. O zaman kadınların şiir yazmak için en ufak bir şansları yoktu. İşte bu yüzden paranın ve kendine ait bir odanın önemini vurguladım." Bu satırlar virginia woolf' un kendine ait bir oda kitabında anlatmak istediği düşüncelerin özeti olabilecek nitelikte. Kitap okuru birçok açıdan farklı düşünmeye sevk ediyor. 18. ve 19. Yüzyıldaki kadınların yaşamı ve edebiyata bakış açıları, neden kadınların şiir ya da tiyatro yazmaya eğilimli olmadıkları, yıllar geçtikçe neden şiir ya da tiyatro yerine roman yazmaya ağırlık verdikleri, erkeklerin neden kadınları bu konuda yetersiz ve küçük gördükleri gibi birçok sorunun cevabını bir karakter yardımıyla bizimle konuşarak cevaplıyor virginia woolf bu kitabında. Emily brontë, charlette brontë, jane austen, shakespeare gibi yazarların önemli baş yapıtları arasında farklardan ve yaşam tarzlarının eserlerine yansımasından beynin çift cinsiyetli olabilme yargısını eleştirmesine kadar farklı detaylara yer vermiştir. Son satırlarını ise kadınlara nasihatlarda bulunarak tamamlamıştır. Neden geçmişte kadın yazarların sayısının yok denecek kadar az olduğunu merak eden herkesin okuması gereken bir kitap.
Edebiyat
Kendine Ait Bir OdaVirginia Woolf · İletişim Kitabevi · 202148,1bin okunma