Bu orantısız gücün yapışşsa kalsa üzerimde. Ne çok kelime var değil mi? Hem çok terarladığım hem çok göz yumduğum hem sakladığım hem bulamadığım. Hepsine ayrı ayrı yer. Bu beni yaşatacak kelimeler işte yağıyor üzerime şimdi. Öyle hayran kalıp yağmuru kaldıramamak mı olacak hâlim? Yoksa külfet bilmez bir nimetsiz mi olacağım? Ya da damarlarımı açıp kalbime, kalbimden damarlarıma akıtacağım hayat kaynağım mı olacak? Kelimelerle rulet oynamak istemiyorum. Ne şans kapımızı çalacak ne ölüme ikram edileceğiz. Dönüp durmak değil kaderimiz. Hani şöyle bir yağmur kokusu, şöyle bir dansa davet eden..; hani işte ben? Madem bu heyecan dil uzatıyor, eee ne iş ki öyleyse umarsızlığa! Şu ayaklar yürümeyi düşünmezdi ki kalp dört nala estirirken - bir an durma düşüncesi hangi yokluktan umarsızlıklar getirdi? Ahhh, konuşmak ağır geliyor. Diyemiyorum konuştum, ağzımı açtım. Ve nasıl oluyor da cüret ettim. O bile mi umarsız... Utanmaz oldu mu ki umarsız.!.? Yok yok, böyle değil, yok yok! olacağı. Yok yok bildiğim, cidden yok. Öyle olsa ne bu bö.. Kah kah,, sıranı ne zaman alacaksın? Onu rahat bırak, bak buradayım işte ben. Yo ben değil. Gel işte ben. Tutunarak olmayacak bu MİK Serisi - 26 Mart 2022, 22.31
(RÜYA) 24.06.2026 (Kıpkırmızı bir rulet masası duvarda bir takvim üstünde 2041 yazıyordu,etrafı çocuğu göremeyen bir kalabalıkla doluydu,Masada gömlekli bir bay vardı,mazide genç bir çocuktu hizmet etmeye ve bilgiye çok meraklıydı. Masada oldukça yaşlı görünüyordu ancak onun dediğinin dışında bir şey hiç çıkmamıştı ve rest çekmeye korktuğu halde yenilgisizdi . -Çünkü o bir profesyoneldi ve fazla akıllıydı.- Küçük çocuk kalabalığı yara yara yürüyordu garip bir şekilde insanlar zaman geçtikçe yaşlanıyor ama o hiç yaşlanmıyordu. Köprüleri son kez yakacaktı ve bu hikaye diğerinden farklı olarak çok daha imkansızdı - Ya ölecek ya da kazanacaktı) (Masaya oturdu ve) Çocuk (Gömlekli baya bakarak): “ Güvenmek En Büyük Kumardır. “ -Bayan Krupiye elinde şarap kadehiyle tebessüm etti henüz masanın başına gelmemişti garip bir şekilde bu kadın da hiç yaşlanmamıştı- Bu kumarı son kez oynayacağım Gömlekli Bay: He yok anlamadın veya akıllanmadın sen hala. Mazide ki hikayede yüzde bir idi şansın Günümüzde- bu hikayede milyonda bir. Yeşil bir tane var ve rulet masası kırmızı ve siyahların hükümetinden oluşuyor. Vazgeç,salak olma. (Çocuk 15 sene önce yaptığı gibi gömlekli baya karşı çirkefleşmedi,onu sözle dahi olsa küçük düşürmedi.) Çocuk: 128 - Yeşil (REST) (Krupiye yeşil gözleri ve kapkara saçlarıyla zarif adımlarla masanın başında geldi ve oyun başladı. Kalabalık ilgisizdi, - Bakmayın kalabalıklara siz onlar masumlara karşı hep ilgisizlerdir. - Ancak çocuğun tepesinde duruyorlardı. Eğer kazanamazsa bedelini canıyla ödeyecekti. Top hızla dönüyor çocuk soğukkanlı bir şekilde masaya bakıyordu.) Krupiye (Sesi titreyerek): 128 - Yeşil (Çocuk sonucu öğrenince öyle bir ağlamaya başladı ki Her şeyi bilen gömlekli niye ağladığını anlayamıyor,gülmesi gerektiğini düşünüyordu. Oysa
Edebiyat
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
(RÜYA) 20.04.2026 (Bir rulet masası ve yine o üç kişi) Nöbetçi (Küçük çocuğa bakarak): Sen delisin Küçük çocuk:Hayır değilim. Sadece sizin aksinize koşullar beni bir kişiliğe dönüştüremedi ve ben duygularıma göre bir hayat yaşıyorum. Nöbetçi: Ben ne olucam ? Bu yaptığın intihar Küçük çocuk: Senin şöhretin kötü değil mi ? Ayakçı değil misin sen he (Nöbetçi hüzünle gülümsedi) İkinizinde gerçekleri yok mu ? Haykırıyorsunuz orda burda Biriniz - Sanat galip gelecek diğeriniz - İsyan galip gelecek Benim de bir hakikatim var ve yasak bile olsa kişiye söyleyeceğim. Umarım rahatsız edici olmam. Nöbetçi : Bunu yapma,salak olma. Hayatını mahvedersin. Altından kalkabileceğimiz bir şey değil bu. Anlamıyorsun içinde yaşa oğlum bazı şeyleri Sakın bak sakın Bunu yaparsan hepimizi sallarlar. Biz henüz o kadar güçlü değiliz (Şeytan garip bir şekilde hiç konuşmuyordu,oysa bu durum en çok ona yarayabilirdi . Sadece masaya bakıyor ve ufak ufak ağlıyordu. Bu cesareti anlamlandıramıyordu. Biraz da öykündü,Bu çocuk aslında onun tam aradığı çocuktu,kendisini sevmesini çok istiyordu. Çünkü duyguları uğruna köprüleri yakmaktı çocuğun sanatı kendini düşünmezdi hiç, çocuktu ve büyümek bozulmak hiç istemiyordu. Ancak tersti şeytanla Çocuk fazla iyiydi Şeytan fazla kötü)
Edebiyat
(m.e)
Mansenila ağacı gölgesinde Altı üstü bir uykuluk ömrüm! Unutmuş olsam da şimdilerde Çocuk da oldum genç de... Zevküsefa içinden geçtim kimi zaman, Kimi zaman da Hal-i pür-melal içinden...! Aşk dilendim bir dilenci gibi bazen Bazen de israf ettim nice aşkları. Pek çok hayat yaşadım yani Öldüm öldürüldüm ve acımadan öldürdüm! Geriye yarını bilinmez Bugünlük bir ben kaldım... Taki kaybedene kadar Rulet oyununu Tek bir kurşun o da içinde kafamın...
Alıntı
Aslında çoğumuz hayatımızla rulet oynamadık mı?