Puan vermedi·328 syf.··
2026 102. kitabı
Mitch Albom Bir Kere Daha “Bazı yılları birkaç anla hatırlarsın ,bazı anları ise yıllarca .. Sonra olan şey ,kalbimden hiç çıkmayan bir anı oldu …” “Ya hayatınızdaki her şeyi bir kere daha yaşama şansınız olsaydı?”sorusunu kapakta gördüğüm andan itibaren eser beni kendine çekti.Okumaya başladığım andan itibaren elimden bırakamadım arkadaşlar.Sanırım toplamda beş saatte bitmiştir Esere Alfie i,Dedektif Vincent tarafından sorgulanırken merhaba diyoruz.Alfie,Bahamalar’daki bir kumarhanede,rulet masasında buyuk paralar kazandıktan sonra hile yaptığı şüphesiyle gözaltına alınır.Dedektif Vincent onu sorgularken,Alfie,Dedektif e tüm cevapların siyah mermer desenle kaplı bir kompozisyon defterinde olduğunu söyler ve dedektife defteri okumaya başlar.Alfie nin defterinde hayatın,acı tatlı her anına şahitlik ediyoruz. Annesinin ölümünden sonra babası ile birlikte Afrika dan Amerika ya dönen Alfie nin,kendine olan güveni sarsılır,insanlarla iletişim kurmakta zorlanır.Akşamları babası tv bakarken kalbi hızla çarpar,nefes almakta güçleşir,sürekli korkmaktan,her an kötü bir şey olacakmış gibi hissetmekten yorulmuştur. Ta ki aklına annesinin ölüm döşeğinde kendisine söylediği o yeteneği hatırlayana kadar.Bu ikinci şans yeteneği,ailelerinde ki bazı insanlara tanrısal bir armağan olarak verilmiş.Bu armağanı Alfie de taşımaktadır. İkinci şans yeteneğinde Alfie,hayatının herhangi bir anını seçip bir kez değiştirebiliyor sonra yeni halinin tekrar değiştirme şansı olmuyor o sonuçla yaşamak zorunda.Ayrıca bu ikinci şansta gelen ölümü geri döndürme imkanı yok.Eceli gelen maalesef gidiyor.Ölümden kaçış yok Alfie nin,Afrika da tanıştığı orda yaşarken Prenses dediği cocukluk aşkı Gianna ile yeniden yolu kesiştiği sayfaları merakla okurken yakın arkadaşı Wesley kaybettiği sayfalar beni üzdü Kitabı
Bir Kere DahaMitch Albom · Destek Yayınları · 202644 okunma
Puan vermedi·177 syf.··
2025 10. kitabı
Dostoyevski'nin Kumarbaz'ını okurken insan ister istemez yazarın kendi hayatını düşünüyor. Çünkü bu hikâyenin arkasında gerçekten yaşanmış bir şey var. Dostoyevski'nin kumar borçlarıyla boğuştuğu dönemde, oldukça kısa bir sürede yazdığı bir roman. Belki de bu yüzden kitapta garip bir telaş ve enerji hissediliyor. Hikâye, Avrupa'daki bir kumar kentinde geçiyor. Başrolde Aleksey var; bir ailenin yanında çalışan genç bir öğretmen. Ama roman ilerledikçe işin merkezine ne aşk ne de para yerleşiyor. Asıl mesele, insanın kendini kaptırdığı şeylerden kurtulamaması. Aleksey rulet masasına oturduğunda sadece para kazanmaya çalışmıyor gibi. Sürekli bir sonraki dönüşü bekliyor. Belki bu sefer her şey değişir diye düşünüyor. Okurken bunun ne kadar tanıdık bir duygu olduğunu fark ediyorsunuz. Kumar oynamasanız bile, hayatın bir yerinde hepimiz "bir kez daha deneyelim" hissine kapılmışızdır. Kitabın en etkileyici tarafı da burada bence. Dostoyevski kumarı sadece kötü bir alışkanlık olarak göstermiyor. İnsanların neden böyle şeylere bağlandığını, neden bile bile aynı hataları tekrarladığını anlamaya çalışıyor. Roman çok uzun değil ama karakterlerin iç dünyası oldukça yoğun. Özellikle Aleksey'in düşüncelerini okurken bazen onunla empati kuruyor, bazen de yaptıklarına sinirleniyorsunuz. Ama hiçbir zaman tamamen uzaklaşamıyorsunuz. Kumarbaz bittikten sonra akılda kalan şey rulet masası değil aslında. İnsanın kendi zaaflarından kaçmasının ne kadar zor olduğu kalıyor.
1000Kitap
KumarbazFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202388,5bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·177 syf.··
2024 31. kitabı
Kumarbaz Fyodor Dostoyevski Özet Hikaye, Almanya'nın hayali bir kaplıca ve kumar şehri olan Roulettenburg'da geçer ve bir Rus generalinin çocuklarına öğretmenlik yapan genç Aleksey İvanoviç in ağzından anlatılır Aleksey, generalin üvey kızı Polina ya körkütük bir aşkla bağlıdır. Polina ise hem kibirli davranmakta hem de Aleksey’i kendi tehlikeli oyunlarında bir piyon gibi kullanmaktadır. General ise tam bir borç batağındadır Fransız bir asilzadeye ve Matmazel Blanche adında bir kadına olan borçlarını ödeyebilmek için Rusya’daki zengin, yaşlı halasının babuşka ölüm haberini ve ondan kalacak devasa mirası beklemektedir. Hikayenin akışı, öldüğü sanılan Babuşka’nın (Büyükanne) sapasağlam bir şekilde tekerlekli sandalyesiyle Roulettenburg’a gelmesiyle altüst olur. Miras avcılarının gözü önünde, kumardan nefret eden bu yaşlı kadın rulet masasının büyüsüne kapılır. Günler içinde tüm servetini yeşil çuhada kaybederek Rusya'ya geri döner. Bu yıkım, generalin ve çevresindekilerin de sonu olur. Polina’nın Fransız borç verene olan borcunu ödemek ve onun gözünde yükselmek isteyen Aleksey, bir gece çılgın bir kumar hırsıyla masaya oturur ve inanılmaz bir servet kazanır. Amacı parayı Polina'ya vermektir ancak Polina bu parayı bir hakaret olarak görür, Aleksey'i reddeder ve onu terk eder. Paranın ve başarının verdiği sarhoşlukla Aleksey, başka bir kadınla Paris'e gider ve parayı kısa sürede tüketir. Romanın sonunda Aleksey, Polina'nın aslında onu sevmiş olduğunu öğrense de artık çok geçtir. O, iradesini tamamen rulet çarkına kaptırmış, "Yarın her şey değişecek, yarın yine kazanacağım" illüzyonuyla yaşayan profesyonel bir kumarbaza dönüşmüştür
KumarbazFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202388,5bin okunma
6/10
·350 syf.··
2017 57. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 08 Kasım 2017 00:00
Yazarın okuduğum ilk kitabıydı. John Smith paten yaparken düşüp kafasını yere çarpıyor. Bu olayı hiç gözünde büyütmüyor ve günlük yaşantısına geri dönüyor. Bu küçük çocuk yıllar sonra büyüyüp öğretmen oluyor ve aynı okuldaki Sarah adında bir kızla sevgili oluyor. Bir gün akşam gezmeye eğlenmeye çıkıyorlar. Akşam evlerine giderken bir rulet masası oyunu işleten yere giriyorlar ve orada enteresan şeyler oluyor. Smith bütün sayıları biliyor ve paraları kazanıyor. Sarah da bu olanlara bir anlam getiremiyor. Derken Jonny Sarah'ı evine bıraktıktan sonra taksiyle eve giderken bir kaza geçiriyor ve 4.5 yıl komada kalıyor. Komadan çıktıktan sonra herşey değişmiş oluyor hayatında. Sevdiği kız evlenmiş çocuğu olmuş annesi din yüzünden kafayı yemiş gibi. Jonny yıllar geçerken bazı bilinmemiş veya unutulmuş bazı şeyleri açıklıyor ve herkes tarafından medyum olarak tanınıyor artık. Kitap bence akıcılık ve kurgu bakımından güzel. Tavsiye ederim. Stephen King
Edebiyat & Roman
ÇağrıStephen King · Altın Kitaplar · 20201,616 okunma
Puan vermedi
Kumarbaz, Fyodor Dostoyevski’nin 1866’da yayımlanan kısa romanıdır. Eser, yazarın kendi kumar bağımlılığı deneyimlerinden izler taşır. Romanın başkahramanı Aleksey İvanoviç, zengin bir Rus generalin çocuklarına öğretmenlik yapan genç bir adamdır. Aleksey, generalin üvey kızı Polina’ya âşıktır ve onun ilgisini kazanmak için her şeyi yapmaya hazırdır. Hikâye, Avrupa’daki bir kaplıca kentinde geçer. Burada insanlar sürekli rulet oynar ve kolay yoldan zengin olma hayali kurarlar. Aleksey de zamanla kumarın heyecanına kapılır. Başlangıçta büyük kazançlar elde etse de giderek kumara bağımlı hâle gelir ve hayatı kontrolünden çıkmaya başlar. Roman boyunca aşk, para tutkusu ve bağımlılık iç içe ilerler. Aleksey hem Polina’ya olan saplantısıyla hem de kumarın yarattığı hırsla mücadele eder. Temel temalar: * kumar bağımlılığı, * tutku ve saplantı, * para hırsı, * insan psikolojisi, * özgürlük ile bağımlılık arasındaki çatışmadır. Dostoyevski bu eserde insanın kendi zaaflarına nasıl yenilebildiğini güçlü psikolojik çözümlemelerle anlatır.
KumarbazFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202388,5bin okunma
İradenin Sıfır Noktasında Modern İnsan
Puan vermedi
Dostoyevski’nin Kumarbaz’ı, basit bir kumar hikâyesinin çok ötesinde, modern insanın "özgür irade" ile "kader" arasındaki ezeli mücadelesinin raporudur. Romanın sonunda Aleksey İvanoviç’in içinde bulunduğu durum, trajik bir paradokstur: O, kazanmayı başarmış ama kazandığı her şeyi (aşkını, onurunu ve geleceğini) rulet çarkında kaybetmiştir. Aleksey’in "Ben bir sıfırım!" tespiti, sadece maddi bir iflası değil, ruhsal bir boşluğu işaret eder. Ancak Dostoyevski’nin dünyasında "sıfır" noktası, aynı zamanda yeniden doğuşun da mümkün olduğu bir yerdir. Nitekim roman, Aleksey’in "Yarın her şey değişecek!" şeklindeki o hüzünlü ve beyhude umuduyla biter. Bu umut, bağımlılığın en büyük yalanı olduğu kadar, insanın her şeye rağmen hayata tutunma çabasının da bir göstergesidir.  Kumarbaz, yazıldığı günden bu yana insan doğasının en karanlık ve en samimi itiraflarından biri olarak kalmıştır. Dostoyevski, kendi zaaflarını bir sanat eserine dönüştürerek, okuyucuyu sadece Roulettenburg’un dumanlı odalarına değil, kendi içindeki o durdurulamaz tutkuların çarkına da bir yolculuğa çıkarır. Bu eser, iradesini bir çarkın dönüşüne emanet eden her bireyin, eninde sonunda kendi "sıfır"ıyla yüzleşeceğinin ebedi bir hatırlatıcısıdır.
KumarbazFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202388,5bin okunma