Yüzeyi kabarttığımızda ne büyüklükte olduğumuzun önemi yoktur: devasa ya da küçücük olabiliriz - önemli olan tek şey kayanın içinde ne kadar yol kat ettiğimizdir.
Bu karanlığı tanımlayacak bir kelimemiz yok. Gece değil, cehalet de değil. Zaman zaman her birimiz bu karanlığın içinden her şeyi görerek geçeriz: o kadar çok şey görürüz ki hiçbirini ayırt edemeyiz.