Toplumumuz kadınlara öyle bir suçluluk aşılıyor ki, başkalarına duygusal hizmet veren bir istasyon görevi yapamadığımız için kendimizi suçlar hale geliyoruz.
Barış Bıçakçı’dan okuduğum ikinci kitaptı. Yıllar önce lisede Bizim Büyük Çaresizliğimiz kitabını okumuştum. O eserinin de bana çok hitap etmediği aklımda kalmış yalnızca. Şimdi Sinek Isırıklarının Müellifi’ni okudum ve artık Barış Bıçakçı ile pek birbirimize göre olmadığımıza ikna oldum. Aslında kitaptaki durağanlık beni rahatsız etmedi. Durağan eserleri okumayı severim. Ancak bu kitabın akışı ya da Barış Bıçakçı’nın kısa ve altını çizdiğim cümlelerinden bütün bir lezzet alamadım. Parçalıydı. Kendisinin senaristliği daha çok hoşuma gidiyor sanırım. İşe Yarar Bir Şey filmini yıllar önce çok keyif alarak izlemiştim. Diyalogların da çok hoşuma gittiğini hatırlıyorum. Ancak okuduğum eserleri bana böyle bir tat vermedi maalesef.