rua

rua

, bir kitap okudu
Puan vermedi·144 syf.·
36 günde okudu
·
2023 1. kitabı
Neil Gaiman
8.2/10 · 2.625 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Her seferinde notalarla hayata döndürüyordu solgun ve canız bedenini. Ateşler içindeydi. Bir bardak su istedi. Ama kalkamıyordu. Bir zamanlar baktığı çocukları artık babalarına bakmıyorlardı. Kendini ezilmiş ve değersiz gördü daha dün gencecik bir çınar gibi canından bile çok sevdigi eşiyle dans ediyordu oysaki. Şimdi ne çocukları kalmisti ne de sevgili karısı. Ah ne çok özlüyordu biricik karısını. Şimdi o toprağındı. Herkesin tek ve yegane sevgilisinin. Ölmek istediğini düşündü. Evet bunu istiyordu. Uzun zamandır bu yataktaydı ve hep yapması gereken ama aklına gelmeyen şeydi bu. Az önce hemen yanındaki su bardağını alamayan adam şimdi ayağa kalkmıştı. Yaklaşık kendi boyunda olan penceresini açmasıyla yüzünde belki en son hissedeceği ferahligi duydu. Dermansız ayaklarında gençliğinin serzenişini hissetti. Yatağına baktı. Yatağındayken hep düşündüğü biricik karısının yanına gidiyordu. Bir ayağını attı pencerenin yükseltisine ve diğerini. Şimdi sıra ellerindeydi. Ellerini bu yaşlı tahtadan çekti. Nefes bile aldırmayacak sert bir rüzgar esti. Ve sonra beyaz bir karanlık belirdi. Her şeyin hem bittiği hem başladığı o noktada durdu. Başa sardı bu güzel melodiyi.
Keşke tüm bu sıkışmışlığın arasından ölmek pahasına ayrılsam. Aklımdan geçen bütün düşünceleri yolmak istiyorum. Teker teker değil. O kadar önemsiz olsunlar ki onları bir avuçta edeyim yerlerinden. Ellerim pislenir ama elbet temizlerim. Benim için o kadar zor ki bu kadar düşünce yumağıyla ve günahlarımla birlikte olmak. Her şeyin bitmesini istemem en doğal sonumdur. Nolur bunu bir tek ben düşünüyormuşum gibi davranmayın. Nolur beni ezin ve paramparça edin ruhumu. Sanıyorum ki yine saçmalıyorum. Her zamanki halim. Ben ne yaptığımı bilmezin tekiyim. Hayatım genelinde hep böyle olacak. Çünkü ben benim. Bu kadar basit mantıklar üzerine kurulu hayatımı neye benzetmeye çalışıyorum veya ne yapıyorum ben inan hiç bilmiyorum. Sanki bir şey var. Bilemiyorum belki de hiçbir şey olmadığından bir şeyin varlığını hissediyorumdur. Sanki bir şeyler oluyor ama ben anlamıyorum ben anlamıyorum. Yemin ederim ben nerdeyim bilmiyorum çok acı çekiyorum en derinimde. Hiç bitmeyecek sızılar. Ben korkak mıyım bilmiyorum. Korkağım galiba. Ya da tüm bu gerçeklerle yüzleşmek için "klasik" hayatını geri plana atan bir aptal. Bak şuan her şey olabilirim . Ben Ötüken gibi yeşil bir ovada açan çiçeklerden biri olmak isterdim aslında. Kırmızı bir çiçek, ölen çocukların intikamı gibi. Kan kırmızısı en kırmızı. Çiçekler en iyisini istemez bence. Bak yine belli ettim insan olduğumu. Ben öylesine insanım ki. En başta çiçek olmak istememden anlamalıydık bunu. Ben yoruldum. Ve ölümü çok istiyorum. Ölüm kadar çocukluğumu da istiyorum. Çabucak
Gönlümüz ve kalbimiz üzerindeki o demir kapı açıldıktan sonra, karanlıktan (zulumat) çıkar ve o nurlu alana (hidayet) adım atarız. Burada tekamül edebilmenin şar ise, yolda ilerlerken düşünce ve davranışlarımızın gittikçe saflaşması gerekliliğidir. Evet, büyük temizlik bir ölçüde tamamlandı ama tasfiye (saflaştırma), yani ince ayar devam ediyor. Mesela, tünelin karanlık tarafında iken insanları eleştiriyor, arkalarından konuşuyor, dedikodu, gıybet yapıyorduk ama burada artık bırakın gıybeti, başkalarıyla paylaşmasak da, onlar hakkında kendi düşüncelerimizde bile olumlu düşünmeli ve kusur görmekte ısrar etmemeliyiz. Suizan (iki ihtimal arasından kötü olanı seçip onu, düşündüğümüz kişiye yakıştırmak) yerini artık hüsnüzana bırakmalı. 4 ilişki kategorisinde gittikçe saflaşan, letâfet kazanan bir insan modeli... Ve bu saflaşma sürecinde gittikçe daha da güzelleşen haller; bizi şaşırtan, hayret ve hayranlığa düşüren yepyeni varoluş alanları... Daha önce hiç tatmadığımız tatlar, görmediğimiz renkler, işitmediği- miz sesler, almadığımız kokular... Ve en önemlisi; muhteşem bir özgürlük, bizi esir almış o karanlık boyuttan kurtulma, yeni doğmuş bir bebeğin gözleri ile dünyayı görme.... Evet, tünelden çıktık ve tekrardan dünyanın yeşil ovalarında yürüyoruz ama bu "ben", artık başka bir "ben". Toprak altındaki o inisiasyon seromonisinde bir şeyler oldu, sanki öldük ve yeniden dirildik... Yükselen sabah güneşinde çok acayip bir şey daha fark ediyoruz; ardımıza dönüp baktığımızda "gölgemizi göremiyoruz, bu boyutta artık "gölge" de yok, ürkütücü ama gerçek...

rua

, bir kitap okudu
Puan vermedi·320 syf.·
115 günde okudu
·
Okunma: 24 Aralık 2022 22:24
·
2022 8. kitabı
Friedrich Nietzsche
8/10 · 47,7bin okunma