rua

Gerçi sen hep böyleydin. Korkunç bir şey bile görsen ona kutsal bir sevgiyle yaklaşırdın ve onu ellerinle sevmek isterdin. Gördüğün her şeyi sevmeye ve teselli etmeye dünden razıydın. Sevgi, senin gibi yalnız olanlar için tehlikelidir. Hele her şeyi sırf canlı olduğu için sevmek, en tehlikelisidir. İnanin bana, sevgi delisi oluşum ve ortadan kayboluşuma gülmek gerek."
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ey üzerime gerili berrak gök! Sen bana göre ilahi tesadüflerin dans ettiği, tertemiz bir zeminsin. İlahi zarların atıldığı, oyuncularının oturmak için can attığı bir tanrı masasısın. Sözlerim seni utandırdı da mı kızarıyorsun? Söylememem gereken bir şey mi söyledim yoksa? Seni kutsamak isterken günaha mi girdim bilmeden? Yoksa iki kişi arasındaki utanç yüzünden mi kızardın? Büyük gün yaklaşıyor ve sen bu yüzden susup gitmemi mi bekliyorsun benden?
Ulu
Dağların arkasında ulu bir bilgeye rastlamak istiyorum bir gün kendimi ararken. Ben sormadan o cevaplasın istiyorum. Ondan hiçbir şeyini istememek aynı zamanda o olmak istiyorum. Bütün renklerimi kusup kapkara olmak istiyorum. Sonra ışıkları kapatıp yok olmak istiyorum. Benliğim bir şekilde yok olmanın yollarını arıyor. Ona anlatamıyorum. Var olanın yok olamayacağını. Bu kadar hareketten çok şikayetçi şayet hareket olmasaydı ona da şikayet ederdi. Biz insanoğlu neden bir türlü memnun olamıyoruz? Ah ulu bilge, ah onca keşmekeşin içindeki ihtiyar meşe ağacı. Dalların kurursa ne olur sana? Peki bana ne olur? Nerede kalırım? Nasıl durup soluklanabilirim? Kalbimi her şeyimle nasıl yok edebilirim? Söyle bilge, niyaz ediyorum. Beni kalbinle duy, sessizce cevap ver. Şimdi sen yoksun ihtiyar bilge. Bütün yüklerini, sorularını bana yükleyip gitmişsin. Arkana bile bakmadın mı? Sen kötüsün çünkü ben bu sorulara cevap bulacak kadar güçlü değilim. Bunu bilmiyor muydun ihtiyar? Sen sadece kendini mi düşünürsün? Ben şimdi susuyorum senin gibi. Bu yükler bana fazlasıyla ağır ama onlar benim yüküm bilge. Şimdi sen beni terkettin. Her şey yarım kaldı. Ben de gidiyorum, şimdi sana sadece bir hoşça kal'ımı bırakıyorum.
İnsan ve Duygular
Bugün bütün karıncalar oturmuş günbatımını izliyordu. Günbatımının kızıllığı saçlarını kızıla boyadı hepsinin. Son bir nefesinde burda olmak istediler ya da iki. Bu son bir ya da iki nefes yaşam için çok önemlidir kızıl saçlılar. Çünkü yaşamımızın küçük arta kalmış zamanlarından kopan küçük bir lahzadır. Her şey daha anlamadan son bulur. Son nefesimiz ve sondan bir önceki nefesimiz. Eminim bütün kızıl saçlılar olarak bir dram melodisiyle ölmek isteriz. Çünkü yaşadıklarımızı bir nefese indirgediğimizde geriye sadece o kalır. Hoş bir melodi. Bir bakış. Bir kucak. Belki kızıl saçlarınız kalır. Bunlari herkes unutur siz unutmazsınız. Siz kızıl saçlı kutsallar, bunu asla unutmazsınız. Onlarla yaşarsınız ve onlarla ölürsünüz. Sonra her şeyin yaşarken sizi bıraktığı gibi siz her şeyi bırakırsınız. Ondan intikamınızı alırsınız dostlarım. Şimdi oturmuş bu kızıllıkta ölümü seyrediyoruz. Damarlarimizdan kanların boşalmasıyla gözlerimizden yaşların boşalması aynı şey mi bunu tartışıyoruz. Biz burada hep beraber bu kızıllığı seyrederken aynı zamanda bu naif melodiye eşlik ediyoruz. Şimdi biz yavaş yavaş ölüyoruz dostlarım. Kalbimizi ve sonsuz boşlukta duran aklımızı durduruyoruz. Mutlak sonu yaşıyoruz. Sessizce geberip gidiyoruz. Bundan sonra da adımız yalnızca mezar taşımızda yazıyor kızıl dostlarım. He bir de günbatımının ufkunda.

rua

, bir kitap okudu
Puan vermedi·95 syf.·
8 günde okudu
·
2022 7. kitabı
Lev Tolstoy
8/10 · 29,4bin okunma