Hem Kur'an, gösterdiği o hakaik-i İlahiye ve o hakaik-i kevniyeyi beyandan sonra ve safa-yı kalb ve tezkiye-i nefisten sonra ve ruhun terakkiyatından ve aklın tekemmülünden sonra beşerin ukûlü "Sadakte" deyip o hakaikı kabul eder. Kur'ana "Bârekellah" der.
Bayram Ağabey geldi. Birlikte giderken, bana, 'Kardeşim, siz, Üstadımıza çok zahmet verdiniz. Üstadımızı hasta hasta aşağıya indirdiniz. Üstadımız Risale-i Nur'u okumayanlarla görüşmüyor. Senin biraz Risale-i Nur'a hizmetin olduğu için geldi, sizi gördü. Bundan sonra gelince yalnız geliniz. Başkasını getirmeyiniz' dedi.
Hem insanda hissiyat galib olsa, aklın muhakemesini dinlemez. Heves ve vehmi hükmedip, en az ve ehemmiyetsiz bir lezzet-i hazırayı, ileride gayet büyük bir mükâfata tercih eder.