Bir hedef bulunuyordu Siddhartha'nın önünde, tek bir hedef: Arınmış olmak, susamalardan arınmış, istemelerden arınmış, düşlerden, sevinçlerden, acılardan arınmış. Ölerek kendinden kurtulmak, ben olmaktan çıkmak, boşalmış bir yürekle dinginliğe kavuşmak, benliksiz düşünmelerle mucizelere kapıları açmak, işte buydu onun hedefi. Ben tümüyle saf dışı bırakılıp öldürüldü mü, gönüldeki tüm tutku ve dürtülerin sesleri kısıldı mı, işte o zaman gözlerini açacaktı en son şey, varlıktaki artık Ben olmayan öz, o büyük giz.
Yavuz Hoca'nın kitabına inceleme yazmak haddimize midir bilmiyorum ama birkaç kelam etmek istedim. Bu kitabın yeri bende çok ayrıdır çünkü Hadîs alanında okuduğum ilk kitaptı. Sanırım bu üçüncü okuyuşum. Hadîs alanında temel oluşturmak için Yavuz Köktaş'ı okumamı tavsiye etmişti Hadîs hocam, ben de bu vesileyle size tavsiye edeyim. Fakat kitabı okumadan önce Hadîs usulü bilgilerine sahip olunması gerektiğini düşünüyorum. Usûl bilmeden okuma yapmanın zararlarını günümüzde malesef görüyoruz. Bu sebeple bu kitabı da, diğer birçok akademik kitabı da usûl bilmeden okumamak gerek. Kitaptan alıntı eklerken de bunlara dikkat etmeye çalıştım, sadece vurucu ve herkesin anlayabileceği cümleleri ekledim. İlgilisine tavsiyemdir.