"Ne varsa bu dünyada, mesut olabilmemiz içindir."
Puan vermedi·80 syf.··
2026 17. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2026 13:24
》1946'da henüz yirmi dört yaşındayken, şair arkadaşı Rüştü Onur'la aynı kaderi paylaşarak veremden ölen Muzaffer Tayyip Uslu'nun kısacık yaşamında yayımlanan tek şiir kitabı. Bunun yanında dergilerde kalan şiirleri ve yazıları da yer alıyor. 》Şimdilik isminin kendisi bile derin bir trajedi ve kabulleniş içeriyor aslında. Veremle pençeleşen genç bir şairin, her anının "şimdilik" olduğunu bilerek yazdığı bu mısralar, sanılanın aksine karamsar da değil. Derdini, kaygısını, hastalığını, yoksulluğunu, özlemlerini, öleceğini bilerek ama çocuksu bir masumiyetle ve içtenlikle anlatıyor. 》Ölümü kabullenmiş olsa da şiirlerinde umuda, sevgiye, tutunmaya, dostluğa, yaşama sevincine ve daha nicelerine yer vermiş. Anlaşılır, duygulu ve samimi bir üslubu var. Okurken hem çok hüzünlendim, hem içim sıcacık oldu. 》Kitabın sonunda arkadaşı Rüştü Onur hakkında yazdığı bir bölüm ve şiir anlayışı hakkındaki görüşlerini içeren bölümler var. Bunlar da onu daha iyi anlayabilmemiz için güzel detaylar olmuş. 》2013 yapımlı Kelebeğin Rüyası adlı filmde de bu şairin ve arkadaşının hayat hikayeleri anlatılıyor. 》Kim bilir belki de yaşasaydı gönlümüze dokunacak nice güzel şiirler yazmaya devam edecekti. 》Hocası Behçet Necatigil'in deyişiyle "Yaşamındaki acılara rağmen, gizli bir üzgünlük içinde yaşamanın güzelliğini yazdı."
Alıntı
ŞimdilikMuzaffer Tayyip Uslu · Yapı Kredi Yayınları · 20131,267 okunma
10/10
·671 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
127 günde okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2026 01:00
Kaderi kömürle bütünleşmiş bir şehrin hikayesini her yönüyle ele alan yazar, bu işi ustalıkla yerine getirmiş. Zonguldak şehrinin ekonomisi, sosyo-politik durumu, kültürü, eğitimi, tarihi ince ayrıntılarla dile getirilmiş. Kitapta yer alan " Zonguldak İsminin Kaynağı", "Batı Karadeniz Yöresinin Tarihsel Gelişimi", "Kömürün Bulunuşu ve Üretimi", " Maden İşçilerinin Direnişleri ve Grevleri", Zonguldak Yöresinde Kültürel Yapılanma ve Edebiyat " gibi bölümler gerçekten ilgi çekiciydi. Kitapta yer alan Rüştü Onur, Behçet Necatigil, Mehmet Seyda, Behçet Kalaycı, İrfan Yalçın gibi Zonguldak'lı veya hayatının bir bölümünde bu topraklarda yaşamış yazar ve şairlerle ilgili verilen biyografik bilgiler bu hacimli esere ayrı bir değer katıyor. Kent tarihine ve kültürüne ilgi duyan herkes için bir başucu kitabı olabilir.
Kömürde Açan ÇiçekHamit Kalyoncu · Pervaz Yayınları · 20051 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Yazarın Anısına
Puan vermedi·56 syf.··
2026 13. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 01 Şubat 2026 00:52
Yazarın Wikipedi'den hayatını ve edebi yönünü okudum. Kısa öykü dalında eserler vermiş ve eserleri 25 dile çevrilmiş. Hele, 19 yaşında yazar olmak için doğduğu Yeni Zelenda'dan İngiltere'ye göç etmesi, yazarın kararlı biri olduğunu gösteriyor. Yazar, 1888 doğumlu, 1917 yılında vereme yakalandığını öğreniyor, 1923 yılında da , daha 35 yaşında ölüyor. Ölümü -niçin bilmiyorum- beni etkiledi, daha geçenlerde üç sıkı dost olan M.Tayyip Uslu, Rüştü Onur ve Kemal Usluer'in , ikişer yıl arayla, genç yaşlarında veremden öldüğünü okuduğumda çok üzülmüştüm, ardından Katherina'nin de genç yaşta veremden ölmesi, beni üzdü açıkçası. 1919 kitabı, yazarın günlüğünün kitaplaştırılmış hâli. 2020 yılında Türkçe 'ye çevrilip basılmış, çeviri biraz tatmin etmedi , bir şeyler eksik gibi geldi bana. Ama kitap, İngiltere'de ne zaman basılmış, bununla ilgili bir bilgiye rastlamadım. Yazarın resimlerine bakıldığında bir mutsuzluk göze çarpıyor, 1919 anıları, hasta zamanında kaleme alınmış, kitapta karamsar ifadelerin olması normal, ama önceki resimlerinde de karamsar bir yüz ifadesi göze çarpıyor. Gelelim kitabın içeriğine, birbirinden kopuk, bağlamı olmayan, bazen kimden bahsettiği anlaşılmayan notlar. Çocukları, eşi, kendisi, doktoru, bazen bir yemek, hava durumu; yani o anda kendisi için ne önemli ise, not ettiği duygusal durumları. Bazı yorumcular, kitabın sıkıcı olduğunu dile getirmişler, katılıyorum, ama bu yazarın kitap yazmak amacıyla kaleme aldığı bir öykü değil, kendi anıları. Bunu, bir fotoğrafçının, yakaladığı anlık durumları fotoğraflayıp, bir zarfa koyması gibi düşünebiliriz, kendisi için önemli olan şeyleri not etmiş. Yine, kitabı okurken, ölü birinin sandığını karıştırıyor, gibi de düşünebiliriz. Sandıkta ıvır zıvır şeylerle birlikte, dikkate değer eşyalar,
1919Katherine Mansfield · Can Yayınları · 2021391 okunma
Kelebekler Rüyadayken
10/10
·160 syf.··
2026 43. kitabı
Biz Kelebekler, Rüyadayken… “… Zonguldak vilayetine bağlı tüm köylerdeki 15-65 yaş arası erkek vatandaşlar maden ocaklarında çalışmakla mükelleftir.” -İş Mükellefiyeti Kanunu (Türkiye, 1940)- Behçet Necatigil rolünü de üstlenen Yılmaz Erdoğan‟ın yönetmenliğini ve senaristliğini yaptığı film 1941 yılının Zonguldak‟ında geçiyor. Perde zifiri karanlıkta dolaşan bir ateşböceği görüntüsü ile açılıyor. Madencilerin çalıştığı zifiri karanlıktaki tek ışık, ateşböceği… Ardından “mükellef” oldukları için zincirlenip zorla madende çalışmaya götürülen köylüleri görüyoruz. Burada yönetmen, milletin efendilerinin “milletin efendilerine” hizmet için bu hastalıklı ve meşakkatli işe zorlanmalarını açıkça eleştirmiş diyebiliriz. Bu duruma başka bir eleştiri de filmin ilerleyen kısımlarında geçen bir bale sahnesi… Bu sahnede, duvarında “Vatan borcu çalışarak ödenir. ” yazısının bulunduğu ve bu yazının özellikle vurgulandığı bir salonda bale gösterisine hazırlanan varlıklı aile çocuklarını görüyoruz. Yani birileri çalışmalı ki paranın sahipleri eğlenebilsinler… En büyük hayalleri Varlık‟ta şiirlerini görmek olan iki şair, iki verem hastası Rüştü Onur ve Muzaffer Tayyip Uslu‟nun etrafında gelişiyor olaylar. Bu iki genç şair yörenin zengin ailelerinden birinin kızı olan Suzan‟ı görürler ve ona anında tutulurlar. Hatta bu kız üzerine iddiaya bile tutuşurlar. İkisi de birer şiir yazacak ve kız hangi şiiri beğenirse diğeri aradan çekilecektir. Rüştü‟nün senaryosunu yazdığı bir tiyatro oyunu sayesinde tanışırlar. Kurdukları tiyatro grubuyla gittikleri piknik sahnesinin başında göze çarpan bir metafor, şairlerin yaşadıklarını en kısa şekilde anlatıyor bizlere. Çiftleşen yusufçuklar… Yusufçukların hikâyesi şu: Erkek yusufçuk, kanatlandığı andan itibaren “aşkının” peşinde uçar ve sonunda
Kelebeğin RüyasıYılmaz Erdoğan · Doğan Kitap · 2013385 okunma
10/10
·104 syf.··
2026 1. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2026 01:11
Nasıl bir hisle okudum bilmem… Boğazım düğümlendi kitabın en başında bitinceye kadar kaç düğüm daha atıldı bilmem. Muzaffer Tayyip Uslu, Rüştü Onur ve yakın arkadaşları Kemal Uluser gencecik ölümler… Ekonomik zorluklar , imkansızlık ve şiir… “Ne, biliyor musun, görkemli açan çiçekler gibi olmalı şair dediğin, şöyle bir görünüp sonra çekip gitmeli bu dünyadan. Çok yaşamamalı." “Sen varken Yalnız değilim bu şehirde Oturup konuşabiliyorum Hatta gezinebiliyorum Sokaklar boyunca Ya sen olmasan” Rüştü Onur
1000Kitap
İlkyaz Ölümleriİrfan Yalçın · h2o Kitap · 202421 okunma
9/10
·160 syf.··
2021 72. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 07 Temmuz 2021 00:00
Kelebeğin Rüyası, Yılmaz Erdoğan’ın hem edebiyat hem de sinema dünyasına dokunan, şiirsel bir anlatımla örülmüş etkileyici bir eseridir. 1940’lı yılların Zonguldak’ında geçen hikâye, veremle mücadele eden iki genç şairin, Rüştü Onur ve Muzaffer Tayyip Uslu’nun hayatını, aşklarını ve şiir tutkularını anlatır. Dönemin ağır yaşam koşulları, savaşın gölgesindeki Türkiye, maden işçiliği ve yokluk içinde sanatla hayatta kalmaya çalışan insanların hikâyesi, sade ama derin bir dille işlenmiştir. Yılmaz Erdoğan, gerçek olaylardan esinlenerek kurguladığı bu hikâyede, hem o dönemin ruhunu hem de şiirin insan üzerindeki dönüştürücü gücünü başarıyla yansıtır. Eserdeki dil son derece akıcı ve duygusaldır; yer yer bir roman gibi ilerlerken, yer yer bir şiir gibi okurun kalbine dokunur. Ancak kısa bir kitap olmasına rağmen yoğun duygular barındırdığı için bazı bölümler yüzeyde kalmış hissi verebilir. Buna rağmen eserin güçlü yönü, sade ama etkileyici anlatımı ve tarihle duyguyu harmanlayabilmesidir. “Kelebeğin Rüyası”, şiirin insanı yaşatan bir umut olduğunu hatırlatan, melankolik ama zarif bir eserdir; okura hem edebi hem insani bir yolculuk sunar.
Sinema
Kelebeğin RüyasıYılmaz Erdoğan · Doğan Kitap · 2013385 okunma