Bu incelemede modernist edebiyatın önde gelen temsilcilerinden Katherine Mansfield'ın 1919 isimli anı-günce türündeki eseri hakkında deneyim ve görüşlerimi ele alıyorum.
Öncelikle yazar ile başlamak istiyorum: Katherine doğum adıyla Kathleen, 1888 yılında Yeni Zelanda'da İngiliz kökenli bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiş. Genç yaşında edebiyata ilgi duymaya başlamış ve yazar olabilme idealiyle İngiltere'ye taşınmış. Londra'da öğrenim gördükten sonra Avrupa'nın birçok noktasına seyahatlerde bulunmuş. Bu seyahatler edebi kişiliğini ve edebiyat kariyerini şekillendirmesinde etkili olmuş. Mansfield, aynı zamanda hayatı boyunca sağlık sorunlarıyla mücadele etmiş. Verem teşhisi konulmasıyla birlikte başlayan bu süreç, hayatının sonuna kadar kendisini bırakmamış. Nitekim 1923'te henüz otuz beş yaşında genç bir kadın olarak bu hastalık yüzünden vefat etmiş.
Dünya edebiyatı açısından, özellikle yirminci yüzyılın önemli kısa hikaye yazarlarından ve modernist edebiyatın önemli temsilcilerinden biri olarak kabul görmüş: İncelikli anlatımı, karakter analizlerinde kullandığı ölçü ve derin insan iç dünyasını yansıtmadaki kabiliyeti ile öne çıkmış. Bilhassa hikayelerinde sıklıkla kullandığı modernist teknikler, iç monologlar ve sembolizm gibi unsurlar yazarın edebiyatındaki kimliğini yansıtan ve öne çıkaran detaylar olarak kullanılmış. Ayrıca o günün şartları da göz önünde bulundurulunca, mevcut düzende kendisine yer açmaya çalışan ve mücadele eden kadınlar açısından da son derece önemli rol model olarak görülmüş. Genç, kadın bir yazar olarak öne çıkmış, eserlerinde kadınların iç dünyasını ele almış, sosyal normlarla, toplumsal beklentilerle olan çatışmalarına ve bireysel özgürlük arayışlarına sıklıkla değinmiştir. Kısaca edebiyat dünyasındaki yerini öncü kadın kalemlerden