Ruveyda

Ruveyda
@ruveydaakalin
Öğretmen
Üniversite
Kütahya
30 okur puanı
Kasım 2018 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Puan vermedi·400 syf.··
2025 15. kitabı
Kitabı okurken sayfalar arasında sürekli düşüncelerim aktı. Özellikle bir kadın olarak, özgürlüğün ne kadar karmaşık, ne kadar çok katmanlı bir mesele olduğunu bir kez daha iliklerime kadar hissettim. Özgürlük bazen sadece bir karar vermek bile olabiliyor; o kararı verirken taşınan suçluluk, yalnızlık, beklentiler… Ve işte tam da orada başlıyor özgürlüğün asıl sınavı. Yazar, özgürlüğü yalnızca toplumsal bir kavram olarak değil, bireyin kendi iç dünyasında verdiği bir mücadele olarak ele alıyor. Okurken birçok kez durup kendime sordum: “Gerçekten özgür müyüm, yoksa sadece özgür olduğuma mı inanmak istiyorum?” Ve yine düşünürken bir cümle çıktı karşıma: “Özgürlük, tam da canımızı en çok yaktığı yerde başlar.” Sanki kalbimin duyamadığı bir sesi tercüme etmişti. Kitabın dili yer yer şiirsel, yer yer tokat gibi. Ama her satırıyla dürüst. Hiç süslememiş duyguları; olduğu gibi bırakmış. Belki de bu yüzden bu kadar çarpıcı. Bu kitabı özellikle kendi sesini arayan, kendi içindeki “izinleri” yeniden yazmak isteyen herkese öneriyorum. Kolay bir yol değil ama çok gerçek bir yolculuk. Ve bazen, en güzel şifa yüzleştiğimiz o “devası olmayan” dertte saklı.
ÖzgürlükSlavoj Zizek · Say Yayınları · 202412 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Spoiler İçerir!
Puan vermedi·517 syf.··
2024 17. kitabı
Bu kitap yalnızca bir adamın sınıf atlama çabası değil; aynı zamanda insanın kendini arayışı, aşkın gölgesinde bireyin yok oluşunu anlatan sarsıcı bir varoluş romanı. Kitabı bitirdiğimde, içimde tarifsiz bir sızı kaldı. Hani bazı kitaplar vardır, kapağını kapattığınız an sustuğunuz, uzun uzun düşündüğünüz… Martin Eden benim için öyle bir deneyimdi. Martin, yoksulluktan gelmiş, okuma yazmayı zar zor öğrenmiş, ama kendini kelimelerle yeniden var etmeye çalışan genç bir adam. Ruth’a olan aşkı, onu o üst sınıf dünyaya yaklaştıran bir köprü gibi görünür başta. Onun gözlerinde kendini bulur Martin; ama aslında o gözlerde kaybolur. “Onun için yükselmek, sevmek kadar kaçınılmazdı.” Bu satırda Martin’in hem aşkını hem de içinde kabaran sınıfsal öfkeyi hissediyoruz. Her şey daha iyi olmak içindir onun için. Daha bilgili, daha kabul gören, daha güçlü biri olmak… Ama ne zaman başardığını sansa, bir başka duvar dikilir önüne. Ve Ruth… O, Martin’in en çok yükselmek istediği dünyayı temsil eder. Ama ne acı ki, o dünya Martin’in ruhuna dar gelen bir elbisedir. Asıl çarpıcı olan, Martin’in sonunda tüm bu uğruna savaş verdiği şeylerin içinin ne kadar boş olduğunu fark etmesi. Artık başarıyı tatmıştır, şöhreti yakalamıştır ama içinde bir çöl esmektedir. Ruth’un aşkı bile onu geri döndüremez artık. Çünkü onu sevmek için önce kaybetmek gerekmiştir. “Benim başarımdan sonra bana gelen hiçbir şeyin değeri yok.” Bu cümleyle bir adamın hem kırgınlığını hem de aşkın zamanla nasıl şekil değiştirdiğini görüyoruz. Ve o son… Denize doğru yürüyüşü. Sessiz, soğuk ve kesin bir vedadır o. (Spoiler) Martin intihar eder. Çünkü ‘yeni Martin’ onu hayatta tutmaz artık. Asıl öldüren, içindeki boşluktur. “En sonunda yaşamın ne kadar boş olduğunu anlamıştı.” İşte bu satır, kitabın kalbidir. Martin Eden,
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025134,7bin okunma
10/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2024 39. kitabı
İlk satırlardan itibaren, yazarın kelimeleri öyle bir ahenkle dans ediyor ki, her cümle geçmişin tozlu hatıralarını ve geleceğin umut dolu ışıklarını bir araya getiriyor. Özellikle şu dizeler, eserin ruhunu bize özetler nitelikte: “Gökyüzüne inen o son damla, tüm sırları da beraberinde getirdi; yıkılan umutların ve acı dolu anıların izleri, bir nefes kadar yakın, bir o kadar da uzak kalpte saklandı.” Bu alıntı, Kalender’in gizli kalmış acılarını ve yüzleşilmemiş gerçeklerini gözler önüne sererken, bizlerin de kendi iç dünyamızda bir yolculuğa çıkmamızı sağlıyor… (Spoiler) Romanın ilerleyen bölümlerinde, baş kahramanın, kaybettiğini sandığımız ama aslında sakladığı o derin sırrın ifşası, öykünün seyrini kökten değiştiriyor. Bu ani dönüş, hem yıkıcı hem de arındırıcı bir etki oluşturuken, karakterin ailesiyle yaptığı hesaplaşma, hayatın en acımasız yüzünü ve en parlak umutlarını bir arada sunuyor. Bir diğer unutulmaz cümle ise şöyledir: “Sular üstünde gökler altında, geçmişin yaraları bugünün aydınlığına dönüşür; her kayıp, her hüzün, ruhun derinliklerinde yeni bir başlangıcın habercisidir.” Edebiyatın incelikle dokunabildiği, duyguların kelimelerle yeniden hayat bulduğu bir serüven. Eğer yüreğinizdeki eski yaraları şifalandıracak, sizi kendinize dair derin düşüncelere sevk edecek bir edebî roman arıyorsanız, Sular Üstünde Gökler Altında kesinlikle tavsiye ediyorum. Keyifli okumlar…
Edebiyat & Roman
Sular Üstünde Gökler AltındaKaan Murat Yanık · Ketebe Yayınları · 20233,194 okunma
10/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2022 14. kitabı
Butimar tam anlamıyla insanın ruhuna işleyen, melankolisiyle saran ama bunu öyle zarif bir dille yapan bir roman ki, bittiğinde bir süre boş boş duvara baktım. Yazarın kalemi o kadar şiirsel, o kadar güçlü ki, her cümle sanki insanın içine işleyen bir dize gibi. Anlatımındaki derinlik, kelimeleri seçişindeki incelik ve atmosferi kurma becerisi, romanı sadece bir hikâye olmaktan çıkarıp edebi bir şölen haline getiriyor. “İnsan, en çok sevdiğinin gözlerinde kaybolur ve en çok sevdiği için var olur.” diye yazıyor mesela. Ve bunu okurken ister istemez durup düşünüyorsunuz: Gerçekten de, en çok sevdiğimiz için mi varız? Bir de şu cümle var ki, beni en çok etkileyenlerden biri: “Bazı insanlar, kalbinin içinde büyük bir sessizlik taşır ve bu sessizlik onları günden güne eritir.” İşte Butimar, tam da bu sessizliği anlatan bir roman. Karakterlerin ruh hali, hikâyenin dokusu, her şey o kadar sahici ki, sanki kendi iç dünyamın bir köşesinde geziniyormuşum gibi hissettim. Eğer sadece bir hikâye okumak değil, sözcüklerin büyüsüne kapılmak, cümlelerin altını çizip tekrar tekrar okumak istiyorsanız, Kaan Murat Yanık’ın kalemiyle mutlaka tanışmalısınız. Kendisi en sevdiğim yazar olur büyün kitaplarını beğenerek tekrar tekrar okuyorum ama Butimar beni yazarla tanıştıran ilk kitap olduğu için olsa gerek yeri bende hep ayrı kalacak. Butimar, sadece bir roman değil, insanın içine işleyen bir edebiyat.
Edebiyat & Roman
ButimarKaan Murat Yanık · Ketebe Yayınları · 20226bin okunma