Rüveyda

Rüveyda
@ruveydauck
Sen misin Zehrayı…
8/10
·130 syf.··
Beğendi
·
2025 4. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2025 19:41
Diye başladım çünkü Zehra beni şaşırtan, utandıran çoğu yerde hele ki son kısımlarda elimi yüzüme kapatıp hayır ya dememe sebep olan karakterimiz.. Yazarın kullandığı dil hiç yabancı gelmedi, akıcı şekilde olayların da heyecan ve tadıyla çook güzel bir okuma oldu. İstanbul’un semtleriyle büyülü bir yolculuğa çıkmış gibi hissettim.. Beyoğlu, Büyükdere, Rumelifeneri’nde karakterlerle bir yolculukta gibi heyecanlandım. Hayalini kurduğum 1884 senesinin İstanbul’unda bir rüya alemindeydim. Mübalağa değil gerçek. Bir tüccar kızı olan Zehra, aşık olduğu adam ile evlenir. Ki bu hisler karşılıklıdır ve her şey çok güzel, mutlu ve yolunda bir evlilikleri vardır. Ta ki yardımcı kadın Sırrıcemal eve gelene kadar… Sırrıcemal ile hayatları tamamen değişir. Başta kimsenin aklında olmayan ihanet gün yüzüne Zehra’nın kuruntuları ile çıkar… benim pek sevdiğim bir eser oldu. Yazar yaşasaydı eğer ne güzel eserleri olurdu da okurduk diye aklımdan geçirmedim değil. Buyrun siz de Zehra, Suphi ile tanışın. Tüm okurlara şiddetle tavsiyemdir.. kitapla kalın efendim.
ZehraNabizade Nazım · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202415,3bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Kader senin kaçtığın yerden başlar tekrar hayata…
8/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2024 25. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 19 Aralık 2024 21:39
Güzide Sabri’nin yazdığı günden beri sevilerek okunmuş, iki defa filme alınmış kült romanı Ölmüş Bir Kadının Evrak-ı Metrukesi Döneminde büyük yankı uyandıran imkansız bir aşkın romanıdır. Kitap, Fikret isimli bir kadının yaşamımı onun ağızından yazılmış mektuplarla aktarılmış. Benimde zevkle okumayı sevdiğim bir türdür… Fikret babasının memurluk vazifesinden dolayı Anadolu’ya gitmesi ile anneannesinin yanında kalır. Fikret neşeli, mutlu, iyi aile terbiyesi almış, hastalandığı vakit evli ve 2 çocuk babası Janti mi Janti doktor Nejat’ı tanıdıktan ve ona aşık olup sonrasında hayatında cereyan eden konuları ele alıyor. Ama iki kişi daha varki o da Fikret’in kocası ve Doktor Nejat’ın karısı Mediha… fazla derine inmeden sizleri bu güzel, tatlı, yeşil çam filmlerini aratmayan eserle baş başa bırakıyorum.
Ölmüş Bir Kadının Evrak-ı MetrukesiGüzide Sabri Aygün · Can Yayınları · 20214,007 okunma
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2024 24. kitabı
Uzun uzadıya yazacağım gibi hissediyorum.. Dudaktan Kalbe Ben Reşat Nuri Güntekin’le Dudaktan Kalbe ile tanıştım iyi ki tanıştım, çünkü benim ruhumu yansıtan, benim düşüncelerimle çakışan, olduğu gibi kaleme döken.. Dudaktan Kalbe benim ‘başucu’ kitabımdır. Lâmia, Lâmia’nın hissettikleri, düşünceleri, fedakarlığı… misal “ Sonra bu hazin şeylerle onu üzmüş olmaktan korkar gibi mektubunu daima bir teselii sözüyle bitiriyordu.” Dediği gibi… Kenan, ah Hüseyin Kenan.. Keman Virtüözü. Kenan, çok küçük yaşta babasız kalınca annesi ve kız kardeşiyle birlikte İzmir’de dayısının yanına gider. Evet o meşhur Saip paşa.. Kenan annesinin dükkanını satarak Paris’e gider orada müzik eğitimini alır. Babasından O’na yadigâr kalan hatta en güzel hatırayı kendine meslek edinir. Kenan orada yeteneğini geliştirerek ülkesine ünlü bir keman Virtüözü olarak döner. Tabii dayısı sanki küçüklüğünde onu hiç aşşağılamamış gibi yere göğe sığdıramaz. Göz bebeği olur adeta… Kenan İzmir’e döndüğünde kendini fazla geliştirmiş ve bunu da sosyal hayatına da yansıtıp fazla uçarı kaçarı bir delikanlı olmuştur. Evli kadınlarla türlü türlü münasebetlere girmiş ve bunlardan birisi de bizim Nimet hanım’dır. Bu buluşmalar içerisinde yanlış anlaşılmalara mahal vermemek adına Kenan’la, Nimet hanım kendince çözüm bulup yanına benim biricik, yetim Kınalı Yapıncak’ı da getirir. Bir süre sonra tabiatı gereği Nimet hanım Kenan ile münasebeti keser. O uzaklaşınca Kenan da boş durur mu? Hayır, daha sonrasında Lâmia Kenan’a yaklaşır. Bu yakınlaşmadan sonra Kınalı Yapıncak hamile kalır… hikaye asıl burada başlar. Lâmia evlilik dışı hamile kaldığından İzmir’den sürülür. Bahtsız Lâmia’nın hayatı zindan olmuş ama Lamiâ bedbahtı… “Sonra bu acıyı da ‘O’ nun için çektiğini düşündü.” Dediği gibi. Kitabın sonuna geldiğimde sayfalar
Dudaktan KalbeReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 20188,2bin okunma
9/10
·68 syf.··
Beğendi
·
2024 20. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 11 Aralık 2024 16:43
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu İki yıl önce Temmuz gecesinde içimi serinletecek, hafif, melül edecek bir kitap okuyayım demiştim.. çok etkilenerek gece boyunca duvardaki saat’in sesiyle kendi mi sorguladığım olmuştu. İnsanlar neden zamanı beyhude ederler ki? Diye… bugün de yine bir yaz sıcaklığını özlediğim için tekrar okumak istedim. Kitabımız tanınmış bir roman yazarı olan ismini bilmediğimiz ama yazarın R. olarak bize bahsettiği kişi, kırk birinci doğum gününde bir dağ gezintisinde Viyana’ya döner. Evine döndüğünde uşağının getirdiği birikmiş mektuplar içinde hiç bilmediği bir el yazısı ile karşılaşır. Ve ismi bilinmeyen bir kadının ölmeden önce, ömrü boyunca aşık olduğu adama yazdığı bir mektup. Bilinmeyen bir kadının elinden yazılıp çocuğun ölümü ile başlayıp kendi ölümü ile sonlanan bir zaman arasına sığdırılmış bir kandının hayatı… Aslında ilk başlarda ben o kapının önünde durup ayak seslerini dahi takip edip onun geldiğini anladığında tamam bu aşk işte demiştim.. beyhude yere umutlanmışım.. bunu asıl ikinci kez okuduğumda anladım aslında bir takıntı imiş. Elbet bu benim düşüncem fazla spoiler vermek istemem.‍ Tüm kitap sevenlere, tavsiyemdir.
Bilinmeyen Bir Kadının MektubuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022266,4bin okunma
9/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2024 15. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 02 Aralık 2024 21:40
“AKŞAM GÜNEŞİMİ KAYBETTİM” Reşat Nuri Güntekin ile tanışmam Dudaktan Kalbe ile oldu.. beni derinden etkileyen, kendimden veya kendiliğinden olan bir şey yakaladım. Başucu kitabımdır benim. Aslında duyanlar hep şaşırmıştır onca eser içinden diye iğnelenmelere de maruz kalmıştım. Evet başucum… Akşam Güneşinde de okumadan önce aslında eser hakkında bilgim az çok olmuştu, alıntılarla, incelemerle… insanlar ilk heyecanlarını sonrasında “bir hastalık” diye adlandırılabilir ama bu bir hastalık dediğimiz bizim derinden iyileşmemize sebebiyet verendir. Acısı bile bir neviden herşeyimizdir… acısı bile güzelliklerle dolu. “O vakitler bir sevda bir sevdayı söndürür, sevilen bir yüz başka bir yüzün hayalini unutturur.” Aslında ben burda gelecek sayfalar hakkında biraz iğneleme olduğunu düşündüm… Jülidenin eşiyle tanışıp tam anlamıyla baş başa, karı koca muhabbeti içerisine girince, eski “HASTALIĞINI” unutur.. demiştim. Öyle de oldu. Tadı damakta kalacak bir eser daha okudum. Reşat Nuri sevenlere, tavsiyem.. tereddütsüz.
Akşam GüneşiReşat Nuri Güntekin · İnkilâp Kitabevi · 20104,540 okunma