Çok korkunççççç
Sonunda o çok korktuğum yengeçi gördüm;))) çok istersen öyle olur
Psikoloji
Sizce öylemi ?
Dünya bir rüyadır. Evet, bir rüya... Ama uyanıkken görülen bir rüya.
Duygu ve Düşünce
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
sevenlerime üzücü haber; bu aksam saatlerinde evimde canli olarak bulundum
Karanlık bir akşamüstü Hüzünlü gezer olmuşum Gözüm dalar uzaklara Bir hayal rüya olmuşum..
İllüzyon çağında kuklacılık ve kuklalar...
Bir düşünürün söyle bir sözü kalmış hatırımda, mealen diyordu ki:"...eski zamanlarda kuklacı da kukla da, kuklanın ipi de görünürdü seyirciye...", peki ya şimdi, kukla ortada ipi de görünmüyor kuklacı da...hatta kukla kendini öylesine kaptırmış ki, kukla olduğunu unutmuş giydirme şahsiyet kazanmış gibi...seyreden ise hiç birinin farkında değil !... Bu tespit ile giriş yaptık mevzuya, tam olarak içinde yaşadığımız "illüzyon çağının" ve modern insanın varoluşsal trajedisinin kalbine dokunuyoruz bu yazıda. Bahse konu sözün ruhundan ilham alarak, bu derin fikri ve ardındaki manzarayı şu şekilde devam ettirelim: Görünmez İplerin Çağı: Şahsiyet Sanrısı Eski zamanlarda seyirci, izlediği şeyin bir kurmaca olduğunu bilirdi. Kuklacı perdenin arkasındaydı, ipler bazen ışıkta parlardı; sahne ile hakikat arasında estetik bir mesafe vardı. Seyirci oyunu izler, hissesini alır ve evine dönerdi. Kukla da kukla olduğunu bilirdi, çünkü varlığı ancak o görünür iplerin gerilmesiyle can bulurdu. Ya şimdi? İpler o kadar inceldi, o kadar şeffaflaştı ki; artık onları görmek için göz değil, çok derin bir basiret ve şuur gerekiyor. Kuklacı sahnede değil, kuliste değil; bizzat kuklanın zihninin iç çeperlerine gizlenmiş durumda. Algoritmalarla, dayatılan modern paradigmalarla, konfor alanlarıyla ve sahte başarı illüzyonlarıyla örülmüş bu görünmez ipler, kuklaya yukarıdan aşağıya değil; içeriden dışarıya doğru hareket yaptırıyor. Kuklanın Trajedisi: "Giydirme Şahsiyet" En tehlikeli esaret, esir olduğunu bilmeyenlerin esaretidir. Bugünün insanı (modern kukla), kendisine sunulan hazır şablonları, düşünce kalıplarını, beğenileri ve hatta isyanları bile kendi hür iradesiyle seçtiğini zannediyor. Üzerine geçirilen kimliği, o "giydirme şahsiyeti" o kadar çok benimsiyor ki; aynaya baktığında bir
(Rüya) (Sena ile Ayten konuşuyordu. Sena aşırı sinirliydi,duvarları altından bir odanın içinde oturuyorlardı.) Sena: Neymiş bana aşıkmış İğrendim Senin ne haddine sen kimsin ? Ayten (Gözlerini kısarak senaya bakar): Sen ne dedin ? Sena: Ne diycem Parasını ben veriyorum Dolayısıyla büyüğüyüm onun 73626373 tane mesaj attı bir de Şey dedim(Ayten sözünü kesti) Ayten:Endişeden ve ezilmişliktendir mesajlar Veya umursamazlığındandır. Ayrıca sen zaten eksik hisseden birine ve biliyorsun bunları Sena:Evet Ayten:Zibilyon tane şeyi göze alıp Sana her şeyini ve her şeyi dürüstçe anlatmış birini Hoşgörüyle red etmek yerine Yetersizlik bildirgesi mi gönderdin ? Bir de bu çocuk feministlerin örnek insanı şuan Doğru muyum ? Sena: Evet yetersiz çünkü Ayten:İnsan parasıyla eksik veya tastamam olmaz Yaşamı hayvan pazar mı sandın ? herkesin boynuna da bir fiyat as o zaman ona göre belirlersin çevreni
Edebiyat