7/10
·592 syf.··
2026 16. kitabı
Ejder yeniden doğacak. 3. kitapta tam gaz kaldığımız yerden devam ediyoruz. Bu seri boyunca incelemelerim hep baştan aşağı spoiler dolu olacak. Öncekilerde yazmamıştım burda belirtmiş olayım :) Etkileyici ve şaşırtıcı bir açılış sahnesiyle başlıyor kitap. Işık'ın evlatlarının yaşlı komutanı Pedron Niall engizisyoncu Carridin ile konuşmalar yapıyor. Carridin sonrasında odasına çekildiğinde şok edici şekilde bir Mydral'in odasında olduğunu fark ediyor ve konuşmalardan kendisinin de Karanlıkdostu olduğunu anlıyoruz. Mydrall ona Rand'ı öldürmezse kundaktaki bebeğine kadar tüm sevdiklerini öldüreceğini söylüyor ve Rand'ı aramaya başlıyor. Ama kitabın geri kalan kısmında kendisinden hiç bahsedilmiyor. Bakalım hangi eserde karşımıza çıkacak. Bu etkileyici açılış sahnesini ardından hikayemiz Puslu dağların zirvesinde ekibimizin konakladığı kulübelerden devam eder. Perrin, Uno, Rand, Fain, Rand, Moiraine ve Lan bir aradadırlar. Mat hançerle birlikte tedavi için Tar Valon'a gitmiştir. Birden bir trolloc saldırısı olur. Saldırı çok şiddetlidir. Perrin kurtları çağırma yeteneğini kullanır ve onlar sayesinde saldırı bertaraf edilir. Rand ise anca ateş yakabilir. Bu saldırıda nerdeyse hiçbir şey yapamamış hiçbir güç kullanamamıştır. Ve içine kapanır. Ertesi gün Rand yerinde yoktur ve grup ne yapılacağı üzerinde müzakere eder, Min'in TarValon'a gitmesi kararlaştırılır, grubun geri kalanı Lan'ın önderliğinde Rand'ın izini sürer. Kitabın adı Yenidendoğan Ejder olmasına rağmen son 20 sayfaya kadar Rand bir daha görünmez. Kitap diğer karakterler üzerinden anlatılır. Egwene TarValon'a varır. Nyaneve, Verin, Mat ve Elayne ile birlikte beyaz kuleye giderler. Mat'in burda tedavi edilmesi gerekmektedir. Sheriam burada onları hücrelere alıkoyar, izinsiz şekilde Liandrin in peşine takılıp
Yenidendoğan Ejder - Zaman Çarkı 3Robert Jordan · İthaki Yayınları · 20211,350 okunma
10/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 131. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2026 23:46
"ŞAMANİZM VE İSLÂM" İslam’ın hâkim ve muktedir olacağına inanılıyordu. Müslümanların, kâfir efendilere tabi olacağı ve onlara boyun eğeceği bir durum içerisinde olacaklarına dair ne bir açıklama ne de bunun bir tesellisi vardı. Moğolların, beklenmedik seviyede hızlı fetihleri, Müslümanları şaşkına çevirdi ve onları derin bir hüsrana sürükledi. Kuran "Allah, müminlerin aleyhine kâfirlere [onları yenebilecekleri] hiçbir yol vermeyecektir" diyorken, Allah'ın inançsızların Müslümanlara galip gelmesine izin vermiş olması nasıl mümkün olabildi diye düşündüler. Günümüzde farklı inanç sistemlerini anlamak, kültürel çeşitliliğe saygı duymak açısından büyük önem taşıyor. Şamanizm ve İslâm, kökenleri, inanç esasları ve uygulamaları bakımından oldukça farklı iki dünya görüşüdür. Şamanizm, insanlık tarihinin en eski inanç sistemlerinden biridir. Temelinde doğa ruhları, atalar ruhları ve gökyüzü tanrısı inancı yatar. Şaman adı verilen din uzmanları, transa girerek ruhlar âlemiyle iletişim kurar, hastaları iyileştirir ve topluluğa rehberlik eder. Şamanizmin temel özellikleri: Çok tanrılı/ruhçu yapı Doğanın kutsal sayılması Trans ve ritüel danslar Hayvan sembolizmi Totemizm İslâm ise yaklaşık 1400 yıl önce Hz. Muhammed (sav) aracılığıyla vahyedilen, tek Tanrı inancına (tevhid) dayanan son ilahî dindir. Kur'an-ı Kerim ve sünnet temel kaynaklardır. İslam'ın temel özellikleri: Kesin tevhid (Allah'ın birliği) Vahiy ve peygamberlik Melek inancı Ahiret ve hesap günü Namaz, oruç, hac gibi ibadetler Temel Farklılıklar Tanrı Anlayışı: Şamanizm'de genellikle yüce bir gök tanrısı (Tengri) yanında birçok ruh ve ilah bulunur. İslam'da ise Allah'tan başka ilah yoktur. İbadet Şekli: Şamanlar davul, dans ve bitkilerle transa girerken; İslam'da ibadet namaz, dua, zikir gibi bilinçli ve tertipli
Edebiyat
Şamanizm ve İslamKolektif · Pinhan Yayıncılık · 202247 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
10/10
·210 syf.··
Beğendi
·
2025 63. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 13 Ekim 2025 00:56
Hermann Hesse 1877 (Almanya) 1962 (İsviçre) Eser yayın yılı 1927 Romanın kahramanı Harry Haller, orta yaşlı, yalnız, entelektüel bir adamdır. Kendini ikiye bölünmüş hisseder: Bir yanında toplumsal yaşamın değerlerini taşıyan insan yanı, diğer yanında özgürlüğü, tutkuyu ve doğayı arzulayan bozkırkurdu vardır. İnsanın en büyük savaşı, kendi içindeki parçaları uzlaştırma savaşıdır.” Romanın ana fikri, insanın içinde birden fazla “ben”in bulunduğu, ve gerçek olgunluğun ancak bu benliklerin farkına varılıp kabul edilmesiyle mümkün olduğudur. Harry, yaşadığı bu iç çatışma yüzünden derin bir yaşam sıkıntısı içindedir; ne insanlara karışabilir, ne de yalnızlığa dayanabilir. Bir gece, bir duvar ilanında “Sadece deliler için sihirli tiyatro” yazısını görür. Bu gizemli yer, onun bilinçaltına bir kapı açar: burada kendi benliklerinin çarpışmasını, arzularını, korkularını ve bastırılmış yönlerini görür. Orada Hermine, Pablo ve Maria gibi karakterlerle tanışır — ama hepsi aslında onun iç dünyasının yansımalarıdır. Romanın sonunda Harry, kendi benliğini parçalara ayırıp yeniden görmeyi öğrenir; kendini öldürmek yerine anlamaya yönelir. Harry, yaşadığı olağanüstü deneyimin — yani Sihirli Tiyatro’nun — ardından yeniden “gerçek dünyaya” dönmüştür. Harry artık o eski insan değildir. Aynı bedende, aynı şehirde, aynı dünyadadır ama artık bilinç değişmiştir Sanki başka bir çağda uyanmıştır. 1. “Yaşlanmış” → Zaman değil, bilgelik anlamındadır. Harry, içsel bir olgunlaşma yaşamıştır. 2. “Dans etmeyi öğrenmiş” → dans, yaşamla uyum içinde olma yeteneğidir. Bozkırkurdu için dans etmek, toplumla barışmak, yaşamın akışına direnmeden katılmak demektir. Yani artık trajik yalnızlığın değil, ritmin, devinimin farkındadır. 3. “Sihirli tiyatroyu görmüş” → Bu, kendi bilinçaltının aynasında
BozkırkurduHermann Hesse · Yapı Kredi Yayınları · 20229,7bin okunma
10/10
·233 syf.··
Beğendi
·
2025 355. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 24 Temmuz 2025 00:00
"HAYAL İZİ" "Hayatta her şey ne kadar birbirine bağlıydı ve şundan da artık emin olmuştum ki bir şeyleri gerçekten kalpten,en derinden temiz bir şekilde istersen o şey bir şekilde farklı yollarla seni buluyordu." İki dostun, hatta kardeşin birbirine nasıl omuz olduğunu, zorlu günlerin içinden nasıl el ele çıktıklarını ve her sevginin arkasında gizli kalmış sırların nasıl yankı bulduğunu anlatıyor yazar eserinde bizlere. Geçmişiyle bağ kurmakta zorlanan, yaşadıklarını hatırlamak isteyen ama bir o kadar da unutmaya çalışan bir kadının hikâyesini anlatıyor. Karakterimiz, bir sabah hatırlayamadığı bir geçmişle uyanıyor. Kim olduğunu, ne yaşadığını, neden bu kadar kırık olduğunu bilmiyor ama içinde derin bir boşluk, bir tür “eksiklik” hissediyor. Roman boyunca bu boşlukları doldurmaya, yarım kalan cümleleri tamamlamaya, hayallerin izini sürmeye başlıyoruz. Sınırları zamanla silinmiş bir gerçeklik duygusu, düşle iç içe geçmiş imgeler ve kalbin en kırılgan yerinde yankılanan cümleler… Özge ve Buse... Aralarındaki dostluk, kelimelerin ötesinde. Özge’nin annesi hastalanıp hastaneye kaldırıldığında Buse, hiç düşünmeden arkadaşının yanına koşar. En zor zamanında onun yanında durur. Hastanedeki bir başka kişi ise Özge’nin sevgilisi Hasan. Ama Buse'nin içi bu adam konusunda hiç ısınmaz. İçinde bir yer, ona güvenmemesini fısıldar. Ve çok geçmeden bu sezileri birer birer doğrulanmaya başlar. Buse, Özge'nin annesinin evine eşyaları bırakmak için giderken, posta kutusuna bir zarf bırakan panik hâlindeki bir kadınla karşılaşır. Kadın sorulara cevap vermeden kaçar. Zarfın içindekileri merak eden Buse, Özge'ye bunu sorduğunda “eski bir arkadaşımdan” yanıtını alır. Ama bu geçiştirme, şüphe bulutlarını dağıtmaz. Aksine, daha da koyulaştırır… Ve işin içine gizemli bir telefon görüşmesi,
Edebiyat
Hayal İziEda Yıldız · Dorlion Yayınevi · 202164 okunma
6/10
·88 syf.·
2025 38. kitabı
Kitap birden fazla öyküden oluşuyor, kitaba ismini ikinci öykü vermiş. Hikâyelerde rüyada gibi hissediyorsunuz özellikle ikincisinde. İntak ve fabl sanatını da görüyoruz. Öte yandan hikâye değil deneme veya sohbet tarzında yazılmış bölümler de var. Buna ilk bölüm ve "On Bir Oğul" başlıkları örnek gösterilebilir. Kanun Önünde, yani kitabın beşinci hikâyesinin sonu çok anlamlıydı. Bir saray kapısının önünde, onu içeri almayan kapıcı karşısında fazla direnmeyip yıllarca kapı önünde bekleyerek ömür tüketen bir adam, ömrünün son demlerinde artık ölmek üzereyken kendisi yaşlanmamış olan kapıcıya şu soruyu soruyor: " Bildiğimce, bu kapıdan girebilmek için herkes çaba gösterir. Nasıl oldu da bu kadar yıl, benden başka tek bir kişi içeriye girmeye çalışmadı?” ve kapıcı cevap verir: " “Neden senden başkası içeri girmek istesin, sadece senin içindi bu kapı. Gidip kapatmanın zamanı geldi artık.” Akademi İçin Bir Rapor öyküsünde ise (en uzun öyküydü) şu vurucu cümleyi buraya kaybedebilirim: "Şunu unutmayın, Hagenbeck şirketinde maymunun yeri o sandıktan yapılmış duvarın önüdür. Bu şartlar altında, ben de maymunluktan vazgeçtim." Evet, bundan vazgeçip insan olmaya karar veren bir maymunun öyküsü. Bunu nasıl ve ne ölçüde yaptığı anlatılıyor. Bir maymun bile istemediği şartları değiştirebiliyorsa biz de yaparız, şikâyet edecek bahane yok! (Gerçi o bu ilk adımı alkol kullanarak yapıyor ama biz daha az garip yollar buluruz tabii) Tavsiye kitabı olarak ilk sıralara alacağım bir kitap olmasa da genel olarak beğendiğim bir kitaptı.
Hikaye-Öykü
Bir Köy HekimiFranz Kafka · Altıkırkbeş Basın Yayın · 20184,471 okunma
Puan vermedi·439 syf.··
2024 77. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2024 17:51
Kapılar kitabı 2024'ün son kitabıydı. 2024'te girip 2025'e çıktığım kitabın farklı yerlere, farklı zamanlara kapılar açan bir kitapla ilgili olması çok ironik olmuş. Kitap benim için de 2025'e bir kapı açtı. Kapıyı iş yerinde açtı bir tek. Öyle olmasaydı iyiydi ama.Hiç yoktan iyidir deyip kabulleniyorum.Gelelim yoruma... Bazı kitaplar ilk cümleden avlar sizi. Suyun dalgalanmasıyla yüzeye vurup ışıldayan su damlalarının aşkıyla gözleri kamaşıp zokayı yutan balık misali takılıp kalırsınız kitabın ağına. Geri kalanını öyle çok sevmeseniz bile o ilk cümlenin hatırı okutur bazen. Kitabımız tam da bunun tersi. İlk yirmi sayfa gerçekten sıkıldım. Yani yazım tarzından sanırım. Biraz basit gibi geldi. İlk yarı da ara ara o huzursuzluk geldi geçti içimden. Bir yanlışlık var hissi gibi. Ama sonrasında kitap açıldı. Enfesti. Kitaplarla dolu bir fantastik dünya. Rüyada gibi okudum. Tek kitap ama bence büyük bir seri olabilirdi. Baş karakterimiz Cassie bir kitapçıda çalışıyor. Bir akşam kitapçının müdavimlerinden biri John Webber,Cassie ile biraz konuştuktan sonra masasında çay içerken ölüyor. Ve cebinde Cassie'ye hediyesi olduğunu yazan bir notla bir kitap bulunuyor. Eski, deri kaplı bir kitap. İlk sayfası Bu Kapılar Kitabı'dır.Onu elinde tuttuğunda her kapı o kapıdır." Ana karakterimizin olaya adaptasyonu çok hızlı oldu ama konunun güzelliğinden sebep bu sorunu gözardı ediyorum.Keşke bahsedilen her kapıdan geçebilsem ,sözü edilen tüm kitapların hikayesini okuyabilseydim. Muhteşem olurdu. En azından bari kitaplar nasıl oluştu onu öğrenebilseydik. Olmadı. Biraz üzgünüm ama sündürüle sündürüle tadı kaçmış bir kitabı okurken sıkılmaktansa tadı damağımda bitirmiş olmaktan da memnunum. Çok çok sevdim. Eski kitapçı dolaşıp gizli saklı kalmış sihirli bir kitaba
Kapılar KitabıGareth Brown · Juno Kitap · 2024266 okunma