Yaman İçli

Puan vermedi·446 syf.··
2026 10. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 10:50
Alamut Kalesi kitabında beni en çok etkileyen bölümlerden biri, Willey’nin Alamut’a ulaşma sürecini ve kalenin bulunduğu coğrafyanın zorluklarını anlattığı kısımlar oldu , O bölümü okurken, Alamutun neden yüzyıllar boyunca erişilmesi güç ve stratejik bir merkez olarak görüldüğünü insan daha iyi anlayıp kavrıyo. Dik kayalıkların üzerine inşa edilmiş yapının yalnızca askerî bir sığınak olmadığını , aynı zamanda bir düşüncenin ve topluluğun ayakta kalma mücadelesinin simgesi olduğunu hemen hemen anlıyorsun . Özellikle, kalenin kalıntıları arasındaki betimlemeler geçmişin izlerini sürmeye çalışan Willey’nin gözlemleri okuyucuda güzel bir izlenim bırakıyor çünkü o anlarda tarih, kuru bilgilerden çıkıp somut bir gerçekliğe dönüşüyor. Ayrıca bu bölüm bana, tarihî kişilikleri ve olayları yalnızca efsaneler üzerinden değil; yaşadıkları mekânlar, dönemin şartları ve insan hikâyeleri üzerinden değerlendirmek gerektiğini düşündürdü. Kitabı bitirdiğimde aklımda kalan şey Hasan Sabbah’ın ününden çok, Alamut’un ardında yatan çok katmanlı tarih oldu .
Edebiyat
Alamut KalesiPeter Willey · Panama Yayıncılık · 2014129 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Okuduğum kitapları inceliyorum .
Puan vermedi·211 syf.··
2021 4. kitabı
Yine bir Orhan Pamuk şaheseri, en sevdiğim yazarlardan biri olan Orhan Pamuğun Kırmızı Saçlı Kadın’ı insanın hayat boyunca peşinden sürüklendiği eksiklik hissini anlatıyor biraz da. Cem’in kuyu ustalarıyla geçen o tozlu yaz günlerinde karşısına çıkan kırmızı saçlı kadın, onun için sadece bir kadın değil, özgürlüğün, tutkunun ve ulaşamadığı başka bir hayatın simgesi gibi… Onu ilk gördüğü andaki büyülenmiş hali, aslında hayata ilk kez gerçekten dokunan bir insanın şaşkınlığına benziyor. Kuyular kazılırken Cem’in içinde de başka bir derinlik açılıyor sanki. Mahmut Usta’nın sertliği, taşranın boğucu havası ve kırmızı saçlı kadının yarattığı o tarifsiz duygu birbirine karışıyor. Orhan Pamuk bütün bunları öyle sakin ama iç yakıcı anlatıyor ki, kitap bittikten sonra insanın içinde yarım kalmış bir aşk ve geç kalmış bir pişmanlık hissi kalıyor…
Edebiyat
Kırmızı Saçlı KadınOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202462,1bin okunma
Puan vermedi·256 syf.··
2019 1. kitabı
·
62 günde okudu
·
Okunma: 02 Kasım 2019 23:44
Çok uzun zaman önce okuduğum kitap kısaca naçizane yazmak gerekirse; Siyah Lale benim okurken hem sakin hem de duygusal bulduğum bir romandı. Kitapta sadece siyah lale yetiştirme çabası değil, insanların kıskançlığı, sevgisi ve sabrı da anlatılıyordu. Başkahraman Cornelius van Baerle iyi niyetli ve dürüst biri olduğu için bana çok samimi geldiği gibi bazen fazla saf davransa da yaşadığı haksızlıklara rağmen umudunu kaybetmemesi karakterini güçlü yapıyor. Rosa’nın ona destek olması da hikâyeye sıcak bir duygu kattığını kimse inkar edemez. Ben bu romanı okurken özellikle iyiliğin ve emeğin sonunda değer kazanması fikrini sevdim. İçime Alexandre Dumas bu romanda bence maceradan çok insan duygularını ön plana çıkarmış. Dili akıcı olduğu için okurken sıkılmıyor ve sonunda içinize umut tohumu ekiyor …
Edebiyat
Siyah LaleAlexandre Dumas · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202319bin okunma
İlk okuduğum kitap
Puan vermedi·258 syf.··
2015 1. kitabı
·
60 günde okudu
·
Okunma: 02 Mart 2015 00:33
Beyaz Diş benim okurken en çok etkilendiğim romanlardan biri oldu diyebilirim. Naçizane yorum yapmak gerekirse , sadece bir kurt köpeğinin hikâyesini anlatmıyor, aslında insanın bir canlıyı nasıl değiştirebildiğini gösteriyor. Beyaz Diş başta tamamen sert, güvensiz ve saldırgan biri gibi ama bunu kendi seçmiyor maalesef yaşadığı kötü şeyler onu böyle yapıyor. Bu yüzden karaktere kızmak yerine onu anlama ve duygularını hissedebilme ihtiyacı oluyor. Özellikle insanlardan gördüğü şiddet sonrası kimseye güvenememesi bana aslında günümüzdeki insani ilişkilerimize benzer duygular olduğu , Sonradan sevgi ve merhamet görünce yavaş yavaş değişmesi ise romanın en güçlü kısmı bence. Jack London şunu söylüyor: “Sevgi bazen en vahşi tarafı bile değiştirebilir.” Beyaz Diş karakterini güçlü yapan şey de tam olarak bu. Hem vahşi hem kırılgan bir tarafı var. Dışarıdan sert görünse de aslında hayatta kalmaya çalışan yalnız bir canlı gibi hissettiriyor . O yüzden roman sadece macera değil, aynı zamanda insan davranışlarını düşündüren duygusal bir hikâye …
Edebiyat
Beyaz DişJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202095,6bin okunma
ATATÜRK’Ü ANLAMAK
Puan vermedi·208 syf.··
2026 6. kitabı
ATARÜRK’ün bu şahaseri neden tüm okullarda okutulması gerektiğini şimdi daha iyi anlıyorum, naçizane incelediğimde Beyaz Zambaklar Ülkesinde bence sadece Finlandiya’nın gelişimini anlatan bir kitap değil, aynı zamanda insanların karakterini ve düşünce yapısını anlamaya çalışan bir eser olduğunu , kitabı okurken Fin halkının çalışkan, sabırlı ve disiplinli karakteri dikkatimi çekti. Özellikle zorluklara rağmen pes etmemeleri ve herkesin ülkesine karşı sorumluluk hissetmesi insanın adeta ruhuna işliyor … Ben kitabın asıl vermek istediği mesajın, bir toplumun değişiminin önce insan karakterinden başladığı olduğunu düşünüyorum, eğitimli, dürüst ve bilinçli insanların bir ülkeyi nasıl değiştirebileceğini samimi bir şekilde anlattığı gibi okurken kendi karakterimiz ve topluma karşı bakış açımız üzerine düşünmeme neden oldu. Bu yüzden bana göre hem öğretici hem de insanı kendini sorgulamaya iten bir kitap.
Edebiyat
Beyaz Zambaklar ÜlkesiGrigory Petrov · Ayrıntı Yayınları · 2020124,7bin okunma