Gökyüzünü, açık denizi, karşı adayı, rüzgârın uyuduğu yeri ve daha çok şeyi… bilmek değil hissetmek istiyordu. Varlıktan çok yokluktu merak ettiği, hiçlik; tıpkı kendi gibi.
Tutunacak bir nokta bulurum umuduyla bu düşüncenin yerine sırasıyla başka düşünceleri çağırıyordu. Geçmişte kafasından ölüm düşüncesini uzaklaştırdığını bildiği düşünce akışına yeniden dönmek istiyor, ama tuhaftır, ölüm düşüncesinin üzerini örten ,onu uzaklaştıran, yok eden her ne varsa şimdi hiçbiri işlevini yerine getiremiyordu.