"Yüzü çok ciddileşmiş olan Boka, gözlerini önündeki sıraya dikmişti. Şu sırada, o tertemiz çocuk ruhu ilk kez, şimdiye kadar hiç kapılmamış olduğu bir sezgiye kapılmıştı:
Şu hayat denilen şey, ne biçim şeydi? Kimi zaman sevinçler veren, kimi zaman içimizi acılarla dolduran, kölesi olduğumuz şu hayat neyin nesiydi böyle?"