1. Kibirlenme ve "Ben" Duygusunun Azmanlaşması (Ego/Narsizm)
Şeytanlaşma sürecinin ilk ve en büyük adımı kibirdir. Mitolojik ve dini anlatılarda Şeytan’ın düşüşü, kendisini diğerlerinden (Hz. Adem'den) üstün görmesiyle başlar.
İnsan, başarılarını, zekasını veya gücünü sadece kendinden bilmeye başladığında "en üstün" olduğu yanılgısına düşer.
Bu durum ilerledikçe narsistik bir boyuta ulaşır: İnsan, her şeyin merkezinde kendisinin olduğunu ve her şeye hakkı olduğunu düşünmeye başlar.
2. Sınırsız Güç ve Kontrol Tutkusu (Kader Yazma İsteği)
"Kader yazmak istemek", aslında mutlak kontrol arzusudur. İnsan, hayatın belirsizliklerinden, ölümden, acıdan ve acizlikten kaçmak için her şeyi kontrol etmek ister.Kendi kaderini çizmek: İlk başta masum bir "kendi ayakları üzerinde durma" isteği olarak başlayabilir.
Başkalarının kaderine hükmetmek: Güç güçlendikçe, kişi etrafındaki insanları, toplumları veya sistemleri bir oyun hamuru gibi şekillendirmek ister. Onların hayatları, ölümleri, başarıları veya başarısızlıkları üzerinde tek karar verici olmak ister. Bu, tanrıcılık oynamaktır.
3. Empati Kaybı ve Vicdanın Susturulması
Bir insan, başkalarının kaderini kendi isteklerine göre zorla şekillendirmeye başladığında, kaçınılmaz olarak zarar verir. Bu zararı görmezden gelebilmek için vicdanını susturmak zorundadır.
Diğer insanları birer "birey" olarak değil, kendi hedeflerine giden yolda birer araç veya piyon olarak görmeye başlar.
Kötülük sıradanlaşır. Kişi, yaptığı zalimlikleri "büyük bir amaca hizmet ediyor" diyerek rasyonalize (meşrulaştırma) eder.
Kur’an ve Hadislerde Şeytanlaşan İnsanın Özellikleri
1. İnsanları Doğru Yoldan Saptırmaya Çalışırlar (İnsî Şeytanlar)
Kur'an, şeytanlığın sadece görünmez varlıklara (cinlere) ait bir vasıf olmadığını,