Puan vermedi·216 syf.·
2026 427. kitabı
Derin duygulardan, büyük hayallerden ve aşktan hiç vazgeçme!” Meltem Gürle Gurbette olmanın getirdiği hisler, yabancı bir ülkenin kurallarına uyum sağlama süreci ve yalnızlık temaları yazarın incelikli mizahıyla harmanlanır.. Kitap, İrlanda Defteri James Joyce’un meşhur Ulysses eseri başta olmak üzere; Samuel Beckett, W. B. Yeats gibi pek çok İrlandalı yazarın izini sürerek şehri ve ülkeyi edebiyat üzerinden okur.  Sürgündeki yazarın "sevgili rezil Dublin"ine aşk mektubu gibidir aslında bu roman. Bu mektubun muhatabına ulaştığını düşünüyorum. Dublin hâlâ Joyce'an sözcükleriyle parlıyor, onun hikâyesiyle canlılığını koruyor. S:125 Meltem Gürle İrlanda’da yaşadığı üç yıllık süreci kendi kişisel deneyimleri, gündelik yaşamın kırılgan ayrıntıları ve İrlanda tarihi üzerinden anlatan kurgu dışı bir deneme eseridir. Eser, sokakları arşınlarken edebiyatı adeta bir rehber gibi kullanır Sadece bir gezi veya anı kitabı olmanın ötesine geçerek; İngiltere’nin gölgesindeki İrlanda’yı, ülkenin kederli tarihini ve halkın yaşayış tarzını yansıtır. İrlanda Defteri “Hepsi iyilerin sessizliği yüzünden,” dedi Yeats’in şiirini anımsatarak, “onların daha fazla inancı olsaydı, her şey farklı olabilirdi.” S156
Deneme, İnceleme, Edebiyat
İrlanda DefteriMeltem Gürle · Can Yayınları · 2025199 okunma
ÖZETLENMİŞ İNCELEME
Puan vermedi·128 syf.·
2026 15. kitabı
ÖZETLENMİŞ İNCELEME Vitruvius’un Gölgesinde Kalan Kadın: Ralph Fox’un “Roman ve Halk”ında Eril Evrensellik ve Edebiyatta Kadının Yokluğu Özet Ralph Fox’un “Roman ve Halk” (1937) eseri, Marksist edebiyat eleştirisi içinde, kapitalist yabancılaşmaya karşı “Bütünlüklü İnsan” (The Whole Man) idealini öne çıkaran temel bir metindir. Ancak, Fox’un bu ideali inşa ederken temel referansı olan Rönesans hümanizmi ve onun simgesi “Vitruvius Adamı”, görünüşte evrensel, özünde ise derin bir şekilde eril (masculine) bir özne tasarımıdır. Bu makale, Fox’un “epik kahraman” ve “Bütünlüklü İnsan” arayışını, Vitruviusçu bir erkeklik kurgusu olarak feminist bir perspektiften eleştirmeyi amaçlamaktadır. Argümanımız, Fox’un evrensel olduğunu varsaydığı “İnsan” kategorisinin, aslında Batılı, erkek ve burjuva bir özneyi merkeze alarak, kadını bu evrensellik anlatısının dışına ittiği veya onu ikincil, tamamlayıcı bir konuma hapsettiği üzerine kuruludur. Makale, öncelikle Vitruvius Adamı imgesinin tarihsel ve cinsiyetçi doğasını ortaya koyacak; ardından Fox’un bu imgeyi edebiyat teorisine nasıl aktardığını ve bunun “kahraman”, “yaratıcı deha” ve “tarihin öznesi” gibi kavramları nasıl eril bir şekilde kodladığını analiz edecektir. Son olarak, bu eril evrensellik iddiasının, edebiyat tarihi ve eleştirisinde kadın yazarların, karakterlerin ve deneyimlerinin sistematik olarak “yok sayılması”, marjinalleştirilmesi veya çarpıtılarak temsil edilmesiyle nasıl doğrudan bir ilişkisi olduğu, Virginia Woolf, Simone de Beauvoir ve Elaine Showalter gibi feminist teorisyenlerin çalışmalarına atıfla gösterilecektir. Fox’un kapitalizm eleştirisi değerli olmakla birlikte, önerdiği estetik ideal, ataerkil tahayyüllerle iç içe geçmiş olduğu için, kadının edebi ve tarihsel varlığına dair kapsayıcı ve
Roman ve HalkRalph Fox · Ayrıntı Yayınları · 201915 okunma
Reklam
7/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2026 131. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 22:09
Bu klasik eserde tropik adanın sakin atmosferiyle karakterlerin masumiyeti iç içe geçerken, roman giderek melankolik bir tona bürünüyor. Özellikle doğa tasvirleri ve kaybedilen saflık teması kitabın en güçlü yanları arasında. Masumiyetin ve saf duyguların nasıl dünyaya karşı yenildiğini anlatan zarif bir klasik. Kısa ama iç burkan bir kitaptı.
Duygu ve Düşünce
Paul ile VirginieB. S. Pierre · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20192,117 okunma
9/10
·83 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
S Satranç atranç, kısa olmasına rağmen bende uzun süre etkisi kalan kitaplardan biri oldu. İlk başta sadece satranç üzerine bir hikâye okuyacağımı düşünmüştüm ama aslında insan psikolojisini anlatan çok güçlü bir eserle karşılaştım. Kitabın en sevdiğim yanı, gerilimi yavaş yavaş artırması oldu. Gemide geçen olaylar ilk başlarda sakin ilerliyor gibi görünse de satranç masası etrafında gelişen hikâye zamanla çok daha ilginç ve derin bir hâl alıyor. Özellikle Dr. B.'nin geçmişini anlattığı bölümler beni en çok etkileyen kısımlardı. Okurken insanın zihninin yalnızlık karşısında neler yapabileceğini düşündüm. Dr. B.'nin yaşadıkları, psikolojik baskının insanlar üzerinde ne kadar büyük etkiler bırakabileceğini çok güçlü bir şekilde gösteriyor. Bu yüzden kitap bana sadece bir satranç hikâyesi değil, insan ruhunun dayanıklılığı üzerine yazılmış bir eser gibi geldi. Stefan Zweig'in anlatımı da oldukça akıcı. Kitap kısa olduğu için bir oturuşta okunabiliyor ama anlattıkları üzerine uzun süre düşünmeye devam ediyorsun. Özellikle karakterlerin iç dünyalarının başarılı bir şekilde aktarılması hikâyeyi daha da etkileyici kılıyor. Kitabı bitirdiğimde aklımda satranç hamlelerinden çok insan zihninin sınırları kaldı. Bazen fiziksel bir hapishaneden kurtulmak kolay olabilir ama zihinsel bir hapishaneden kurtulmak çok daha zordur düşüncesi kitap boyunca benimle kaldı. Kısacası Satranç, kısa hacmine rağmen yoğun duygular ve güçlü fikirler barındıran, insan psikolojisini etkileyici bir şekilde ele alan bir eser. Okuduktan sonra neden dünya edebiyatının en çok konuşulan novellalarından biri olduğunu daha iyi anladım. Puanım: 10/10. Kısa, sürükleyici ve düşündürücü yapısıyla beni son sayfasına kadar etkileyen unutulmaz bir kitaptı. Kapanış cümlesi: "Satranç'ı bitirdiğimde, insanın en
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279,3bin okunma
Surprise Motherf**kers!
10/10
·719 syf.··
Beğendi
·
2026 25. kitabı
Bu incelemeyi yazmak uzun zaman aldı. Psikolojik olarak o havanın üzerimden kalkmasını beklemem lazımdı. The Butcher's Masquerade belki de serinin şu ana kadar okuduğum EN İYİ kitabı. HALA bu serinin neden bir yayınevi tarafından alınmadığını anlamış değilim. Yani ottan b*ktan o kadar çok şey çevriliyor ki böyle bir harikalar diyarının ısrarla geride kalmasına akıl erdiremiyorum. Uzaylı distopyası ve komedi unsurları içeren böylesine kral bir seri başka nerede var sevgili yayınevi çalışanları? Her neyse... Gelelim biricik Carl ve Donut'ın maceralarına. Beşinci kitap, zindanın altıncı katı; The Hunting Grounds. Namıdiğer Avlanma Alanı. Adından da anlaşılacağı üzere av ve avcı mantığı üzerine kurulmuş, her üç katta bir devasa bir prodüksiyonun zindanı yerinden oynattığı o nadir seviyelerden biri. Carl beyefendinin ilk hamlesi ile kitaba zaten dehşetül vahşet bir giriş yapıyoruz. Yani ilk sayfalardan böylesine yüksek bir aksiyonla başlanılması genel anlamda kitap için bir fikir oluşturuyor. Halihazırda asla aksiyonun bitmediği bir seride aksiyon bu sefer sınırları zorluyor desem yeridir. Biliyorum, şu zamanlarda bu incelemeleri okuyan öyle çok kişi yok. Bir kez daha bunu yayınevlerinin alıklığına veriyorum. Yoksa sekiz kitabı bir hafta içerisinde bitirecek öyle çok manyak var ki... Buraya incelemeleri okuyup kitaplar hakkında biraz da olsa bilgi almak için uğrayacak onca kişi için ben şimdiden tatlı bir girizgah hazırlıyorum kendimce. İyi veya kötü, en azından ben Carl'ın izinden gidiyorum kardeşim. Bir nevi Anarşistin Yemek Kitabı'na bırakılan notlar gibi... Ben de sizin eski zindan gardaşınızım. Gelelim bu kitapta olan genel olaylara. Öncelikle artık diğer gezegenlerden olan uzaylı psikopatlar oyuna dahil olabilecekleri bir alana sahipler. Yani spor niyetine bu
The Butcher's MasqueradeMatt Dinniman · Independently Published · 20221 okunma
Namıdiğer "Müslümanların El Kitabı"
10/10
·712 syf.··
2026 5. kitabı
·
189 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2026 19:18
Riyazü's Salihin, Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem’in hadislerini okuyup hayat düsturu edinmek isteyen Müslümanların adeta başucu kitabıdır. İslam dünyasında Kur'an-ı Kerim'den sonra en çok okunan kitap olarak nitelendirilen Riyazü's Salihin, 13'üncü yüzyılda yaşayan İmam Nevevi tarafından kaleme alınmış. Nevevi, bir Müslümanın günlük hayatında bilmeye ihtiyaç duyacağı konulardan başlıklar edinerek, ayet ve hadisleri derlemiş ve gelecek nesillere büyük bir miras bırakmış. Eser bünyesinde, 18 bölüm, 400'e yakın bab ve 1900 civarında hadisten meydana geliyor. Bazı bölüm ve babları onlarca hadisten, bazıları birkaç hadisten oluşan eserde konuların niteliği sebebiyle tekrar eden pek çok hadis var fakat farklı konularda yeniden ele alındığı için, hadislerin tekrar kullanılması gayet doğal. Bana kalırsa bölümlerin ve özellikle babların dikkat çekici yanı, her birinin sıralanışındaki fikrî insicam ve mükemmel iç düzendir. Babların adlandırılmasındaki inanılmaz isabet, İmam Nevevi’nin hadis kitaplarındaki rivayetleri oldukça titizlikle incelediğini, Kur’an’a ve sünnete son derece hakim olduğunu bizlere açıkça gösteriyor. Nevevî, Riyâzü's Sâlihîn'e aldığı hadislerin çoğunu Kütüb-i Sitte'den seçmiş. Bunların dışında kalan hadisleri İmam Mâlik'in el-Muvattaʾı, Ebû Bekir el-Humeydî'nin el-Cemʿ beyne's-Sahîhayn'ı, Ahmed b. Hanbel'in el-Müsned'i, Hâkim en-Nîsâbûrî'nin el-Müstedrek'i ve Dârimî ile Dârekutnî'nin es-Sünen'lerinden derlemiş, hadislerin sened zincirini çıkararak sahâbî râvinin adını vermekle yetinmiş. Bazı hadislerin ve râvilerin değerlendirilmesi Nevevî tarafından yapılmış. Hadislerde geçen kelime ve tabirlerin bir kısmı açıklanmış, fazla uzun hadisler bazen kısaltılmış, çok az sayıda hadis mâna ile rivayet edilmiş. Bence önemli bir nokta: __Nevevî,
1000Kitap
Riyâzü's Sâlihînİmam Nevevi · Tin Yayınları · 20244,313 okunma
Reklam
Reklam