8/10
·560 syf.··
2026 6. kitabı
·
69 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 19:51
SPOİLER İÇERİR! Şu an kelimeleri birleştirmek çok zor çünkü BU KİTAP BANA AKIL SAĞLIĞIMI KAYBETTİRİYOR. Tam olarak neresinden, hangi kısmından bahsedeyim bilmiyorum, oturup da her bölümü için ayrı bir yorum yazmak istiyorum. Bahsetmek istediğim, daha doğrusu yere göğe sığdıramayacağım o kadar yer var ki... bu yüzden direkt finali yorumlayarak başlıyorum. Çok garip hissediyorum. Yani, Rin'in ölümü... yarım kalmış gibi hissetmeme neden oldu. Hayal kırıklığına uğradım ama finalin kötü olmadığını, hatta kitabın seriye yaraşır bir şekilde bittiğini biliyorum. Burada hislerimi pek tarif edemeyeceğim. Sonda Rin ile Kitay'ın birbirine girmesi çok anlamsızdı. Gerçekten ne alaka dedirtti. Rin Kitay'ın zihnini kırıp da Anka'ya ulaşsa gerçekten de her şeyi kül edecek ama iş buraya nasıl geldi? Kitay niye başta Rin'in Anka'yla iletişimini kesti?! Rin'in sonda delirerek Kitay'ın ona ihanet ettiğini düşünmesi güzeldi, ama yani belli Kitay'ın ihanet falan etmediği. Ne yaptı bu çocuk, bir anda taraf mı değiştirdi?! Benim açımdan Kitay'ın o kısımdaki tutumunun pek de bir mantığı yoktu. Çünkü mantıklı bir nedeni yoktu. Neyse, Kitay böyle davranmasaydı o efsanevi finale ulaşamazdık, o yüzden burada bitiriyorum. Ama daha farklı yazılabilirdi o kısım. Sonda Rin'in her şeyi Nezha'ya emanet etmesi... THAT'S WHAT IM TALKIN ABOUT! İşte istediğim o final! Rin'in halkını düşünmesi, gerçek lider gibi davranması ve bu konuda Nezha'ya hayatı pahasına güvenmesi. Görmek istediğim şeyler tam olarak bunlardı! Nezha başlı başına harika bir karakter ve finale de çok yakışmıştı. Zaten seri boyu en gerçekçi hissettiren karakter oldu kendisi. Hakkında edecek tek bir lafım dahi bulunmamakta. Rin ve Nezha dinamiği... İnanılmaz. Beni yerden yere vurdu. Başka da bir söze gerek yok. Venka'nın ihanetini çok
Yanan TanrıR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 2022789 okunma
8/10
·126 syf.··
2026 25. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 12:32
Genç Werther'in Acıları Kitabı bitirince insan sadece bir hikâyeyi değil, Werther'in iç dünyasını da geride bırakmış gibi hisseder.Johann Johann Wolfgang Von Goethe genç yaşta yazdığı bu eserle öyle büyük bir etki yaratmış ki, Genç Werther'in Acıları Avrupa'nın en çok konuşulan kitaplarından biri hâline gelmiş ve insanlar malesef bu kitabı okuduktan sonra werther gibi hayatını sonlandırmış. O yüzden herkesin okuyacağı bir eser olmadığını düşünüyorum. Werther'in yaşadığı yoğun duygular, aşkı neredeyse hayatının merkezine koyması ve dünyayı hisleriyle yorumlaması çok sarsıcıydı. Bu yüzden son sayfaları okurken üzülmek, hatta ağlamak oldukça doğal ve ben ağlamaktan nefes alamaz hale geldim. Özellikle karakterle bağ kurduysan, onun yalnızlığı ve çaresizliği uzun süre insanın içinde kalabiliyor. Goethe'nin başarısı da burada aslında. Werther'i kusursuz bir kahraman olarak değil, tüm zaaflarıyla yaşayan gerçek bir insan gibi hissettiriyor. Bu yüzden kitabı kapattığında bir karakter öldü duygusundan çok, tanıdığım birini kaybettim duygusu oluştu. Bir kitabın sizi ağlatması, onun sizde gerçekten iz bıraktığını gösterir. Werther'in Lotte'ye duyduğu aşkın etkileyici yanı, sadece birine âşık olması değil bütün dünyasını onun etrafında kurması. Lotte'nin yanında olduğu anlarda mutluluğun zirvesine çıkarken, ondan uzak kaldığında derin bir umutsuzluğa sürüklenmesi insanın içini acıtıyor. Son mektuplar ise bence kitabın en yıkıcı kısmı. Çünkü o bölümlerde Werther'in duygularının artık geri döndürülemez bir noktaya geldiğini hissettim. Sonunun ne olacağını sezsek bile, yine de sayfaları çevirmeye devam ettim ve bu çaresizlik duygusu çok ağır geldi. Bir de Goethe'nin dili var. Werther son mektuplarında öyle içten konuşuyor ki, sanki bir roman okumuyormuşuz da gerçek bir insanın kalbini dinliyormuşuz gibi geliyordu
Genç Werther'in AcılarıJohann Wolfgang Von Goethe · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024150,2bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 16:28
Okurken her bir satırında ayrı bir hayranlık yaşadım. Ashâb-ı Kehfin dini ile imtihanı , Hz. Musanın ilmi ile imtihanı, Zülkarneyn (a.s) ın yöneticiliği ile imtihanı o kadar sade bir şekilde anlatılmış ki kitapta. Hayranlık duymamak elde değil
Kehf Suresinden Kurtuluş MeşaleleriHalid Ebu Şadi · Nida Yayıncılık · 20263 okunma
10/10
·328 syf.·
2026 3. kitabı
İslam tarihçisi M. Asım Köksal’ın titiz bir araştırma ve tamamen muteber ilk dönem kaynaklarına (Taberî, İbnü'l-Esîr, İbn Kesîr vb.) dayanarak kaleme aldığı "Hazret-i Hüseyin ve Kerbela Faciası", İslam tarihinin en büyük trajedilerinden birini kronolojik, tarafsız ve belgelere dayalı bir şekilde ele alır. Yazar, olayları ajite etmeden, tarihi hakikatleri ön plana çıkararak Ehl-i Beyt sevgisini ve adaleti savunur. 1. Hazret-i Hüseyin’in Şahsiyeti ve Ümmetteki Yeri Kitap, Hz. Hüseyin’in doğumu, çocukluğu ve dedesi Hz. Muhammed (s.a.v.) ile olan derin bağını anlatarak başlar. Peygamber Efendimiz’in onun hakkındaki "Hüseyin bendendir, ben de Hüseyin'denim" gibi hadislerine yer verilerek, Hz. Hüseyin'in Müslümanlar nezdindeki müstesna yeri vurgulanır. Hz. Ali ve Hz. Fâtıma’nın terbiyesinde yetişen Hz. Hüseyin’in ilmi, takvası, yüksek ahlakı ve haksızlığa boyun eğmeyen karakteri eserin ilerleyen bölümlerindeki duruşunun temelini oluşturur. 2. Kerbela’ya Giden Siyasi Süreç Muâviye b. Ebû Süfyan’ın vefatı ve vasiyeti üzerine oğlu Yezid’in halifelik makamına geçmesi, İslam dünyasında şûra (seçim) sisteminden saltanata geçişin ilk adımı olur. Biat Baskısı: Yezid, hilafetini meşrulaştırmak için Medine Valisi aracılığıyla Hz. Hüseyin, Abdullah b. Zübeyr ve Abdullah b. Ömer gibi dönemin en saygın isimlerinden zorla biat almak ister. Biatın Reddi: Hz. Hüseyin, İslam'ın yönetim ilkelerine, liyakate ve adalete aykırı görerek Yezid’e biat etmeyi kesinlikle reddeder ve can güvenliği için Medine’den Mekke’ye geçer. 3. Kûfelilerin Daveti ve Müslim b. Akîl’in Şehadeti Hz. Hüseyin’in Yezid’e biat etmediğini duyan Kûfe halkı, ona binlerce mektup göndererek kendisini halife olarak tanımak istediklerini, Kûfe’ye gelirse ona sadakatle bağlanacaklarını bildirirler. Elçi Gönderilmesi: Hz.
1000Kitap
Hazret-i Hüseyin ve Kerbelâ FâciasıM. Asım Köksal · Ketebe Yayınları · 2024209 okunma
6/10
·367 syf.··
2026 15. kitabı
Tüm seriye de yayılan genel Quinn basit anlaşılır dili bu kitapta da bulunmaktadır. Kitap Regency döneminde geçen zengin ve kalabalık (8 kardeş) en büyük kızıyla (Daphne) babasıyla büyük problemleri olan ve babası ölmesine rağmen kendi içinde ondan çeşitli yollarla intikam alan bir erkeğin (Simon) hikayesini anlatmaktadır. !! Dikkat kitap okumayanlar için spoiler içermektedir!!! Simon çocukluğundan itibaren babasının sevmediği istemediği bir çocuk ve bu sevgisizliğin sonucu olarak ailenin soyunu devam ettirmeyerek kendince ölmüş babasından intikam almaya çalışan biri. Bu intikam da evlenmeyip çocuk yapmayarak soylarının sonunu getirmek. Daphne ise ailenin en büyük kızı iyi evlilik yapmalı ki kendinden sonraki 3 kız kardeşine iyi evlilik yolu açsın. Daphne genel olarak bridgerton ailesinde sevdiğim bir karakter ne istediğini bilen bunun için zaman zaman manipülatif davranmaktan çekinmeyen bir kız. Sevmediğim yani insanları değiştireceğini sanıp Simon'ı değiştirmeye çalışması ve onunla sonuçlarını ve yakalanma tehlikesine rağmen kaçamak yaparak abisiyle Simon arasında düelloya sebebiyet verdi. Simon'a olan ilgisi ve gençliği onu düşüncesiz kararlar almaya itmektedir. Simon tabiki iyi bir insan ama Simon eğer günün sonunda Daphne ile evlenmemiş olsaydı. Kendi hayatını mahvedecekti. Bu dönemin şartları da göz önüne alındığında bir kadının kendi çıkarlarını bazen daha çok ön plana koyması gerektirdiğini düşündürmektedir. Simon genel olarak sevmediğim yanı ise artık çocuk olmadığını farketmemesi babasından kendi hayatını mahvederek intikam almaya çalışıyor, ölmüş babasından. Büyüyememiş bir çocuk olması asla hoşuma gitmedi. Simon artık 20'li yaşlarının ortalarında belli sorumluluklarını farkında biri. Babasını aşmaya çalışmamış. Babasının çocukken onu görmezden geldiği
Romantizm
Yüreğe Söz GeçmiyorJulia Quinn · Epsilon Yayınları · 20192,400 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2026 22. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 01:59
​"Bekle Beni" is the last book of Zülfü Livaneli. Previously I read "Rüzgarlar Hep Gençtir". After this book, I understand the opinion of the author very well. Actually, the author gives us his life through the characters of the book. Selim and Leyla's lives pass with many challenges. Selim has problems in the country. He is a thoughtful, philosophical person. Because of his opinions about the government, he is punished in prison. Therefore, he has to leave his family for a long time. In his country, different ideas are against the government. Freedom is restricted. If you want to be free, you should be silent about injustices. However, Selim takes all of the risks and leaves his family, and the most important thing, which is "his family". I can understand Livaneli gives us messages about his life and his challenges. Because he lived the same thing because of his opinions. I like this book because it sheds light on Turkey in the 1960s.
Bekle BeniZülfü Livaneli · Can Yayınları · 202518,4bin okunma