Huzursuzluk ~ Zülfü LİVANELİ
“Ben bir insandım…”
Sözün özü kitabın özeti.
Ortadoğu’daki savaşın ve IŞİD zulmünün en çok etkilediği Ezidi kadınların ve çocukların yaşadıklarını anlatan,güçlü bir aşk ve inanç hikayesi.İstanbul’da gazetecilik yapan İbrahim,bir sabah çocukluk arkadaşı Hüseyin’in ölümünü haber masasında bulur,araştırmak için Mardin’e doğru yola çıkar ve gizem perdelerini sırayla aralar.Kitapta bazı anların geçtiği Deyrulzafaran kilisesi ve güneş tapınağını 2 yıl önce gezmiştim.Okurken kilise ve tapınak gözlerimin önüne geldi.İbrahim’le birlikte ordaymışım gibi hissettim ve bu durum daha çok etkilenmemi sağladı.Kim bilir tam yerinde okumak ne kadar etkileyici olurdu.Muhteşem bir Livaneli eseri.
~ALINTILAR~
“Beni alıp tekrar karnına soksan bile koruyamazsın artık anne!”(s13)
Asil insanların en neşeli zamanlarında bile bir hüzün vardır, daha düşük ruhlar ise en sefil zamanında bile neşelidir.(s22)
Bu insanlar Yezid’i değil Ezidi’dir.(s 46)
”İnsanlık ağacının kırılmış dalıyız”derler.(s47)
Demek ki bazı acıları ölüm bile unutturamıyor, bazı davranışlar ölümden sonra bile bağışlanmıyor.(s60)
…şeytanın çocukları değil bu insanlar, güneşin çocukları,üç dağın çocukları,kelamın çocukları.(s70)
Her insanın içinde iyi ve kötü, yan yana durur.Hangisini beslersen o galip gelir.(s87)
Bir yer var
İyiliğin ve kötülüğün ötesinde
Seninle orada buluşacağız.Mevlana
Öyle çok kanımız döküldü ki,iki nehrin suyu bu kanı yıkamaya yetmez.(s93)
Gözlerinde karanlık bir nefret okunuyordu….İnsan umudunun bir kısmını kaybederse üzgün görünür ama tamamen umutsuz kalınca,böyle olur.(s97)
• ...kendimizi hayvanlardan ve bitkilerden üstün görmemiz büyük bir aldatmaca, insanlik diye yücelttigimiz sey aslinda ne asagilayici bir kavram diye düsündüm. (s101)
• Huzursuzdum...Tam tersi sanilir ama