Bir küçük Osmanlı Da Vinci Şifresi olayı.
Kötülük sadece dışarıda mıdır ? Peki ya içimizdekiler. Onları da savaşarak yenebilir miyiz ?
...bir kurtarıcı uğruna akıl almaz cinayetlere, zulümlere, acılara inanç diye koşan kötülerin ve elbette onları durdurmak isteyen iyilerin nefes kesen hikâyesi. Dünyada olup bitenleri anlamak için…( arka kapaktan)
Kaçırılan ve karanlığa hapsedılen hamile kadınlar. Yarı baygın ve savunmasız.
Benzer saatlerde gökyüzünde görülen kuyruklu bir yıldız, azdahak...
Ramazan arefesinde bulunan bır kadın cesedi...Sapkın bir tarikat, din insanlarının ve devlet yetkililerinin arasına karısmış zalimler.
Olay örgüsü çok dinamik ve sürükleyici.
Bütün karanlıkların sonu aydınlık mıdır?
Bu hikayede evet. İki genç başarılı hafiye ve son sayfaya kadar kovalamaca. Ve mutlu son.Tek kelime ile müthişdi.
Alıntılar
"Büyük kurtarıcı tarafından dünyanın güzelleştirilmesi için önce çirkinleşmesi gerekiyor da ondan. Anne karnında
ki ceninler dünyanın en masum varlıkları olduğu için onları ve annelerini kurban etmek büyük kurtarıcının merhametini
celbedecekmiş, öyle dediler."s128
...ey cemaat, ölüm en değişmez
hakikatimiz ve değişmez kaderimizdir...! S89
... İlahi adalet ölümle başlar ve ölümde eşitlenir herkes. S89
Hafiyesin ama hafiyeliğin ilk kuralını şimdi öğrenecek sin; 'Bilginin tamamını paylaşma, kimin düşman olduğunu bilemezsin!'s183
"O halde seninle yol yürünür!"s184
Suç ortakları birbirine korkuyla baglıdır. S192