"Bir idam mahkûmu!"
Kitap henüz bitmişken ve fakat üzerimdeki etkileri sürerken kendimi hakkında yazarken buldum. Ortaya çıkış hikayesi olarak şundan bahsediliyor, Victor Hugo bir
Neredeyse ilk sayfalarından itibaren beni içine alışıyla hakkında araştırma yapmaya ve dolayısıyla bir inceleme yazmaya ikna etti Alexandre Dumas. Halihazırda okurken dilinden çok etkilendiğim için
Beni duygusal olarak bu kadar zorlayan başka bir şey olsa hiç kuşkusuz yarım bırakmaktan çekinmeyecek biri olarak, bu kitabı nasıl bitirebildiğime şaşırıyorum. Ve zannediyorum hazır etkisinden çıkamamışken ona bir inceleme borçluyum.
Bazı kitapların insanda görme duyusunu bu kadar canlandırması çok nadir rastladığım bir şey. Ama bu kitapta öyle bir şey vardı ki sizi okuduğunuz otobüsten alıp bir uçurtma yarışının ortasına bırakıveriyor; evinizde sessizlikten çıt çıkmayan bir akşam Kabil'in bombalanmış sokaklarında hissettirebiliyor. Acı verici hikayeleri görmeyi ve hatta haber izlemeyi reddeden biriyseniz bile bu kitabı alıp bir yere kıvrılacağınız anı dört gözle bekletebiliyor. Normalde rastgelseniz tesadüflerin böylesine inanmayacağınız olay örgüsü öyle etkileyici ve saf bir dille yazılmış ki bunların yaşandığına yemin edebilecek duruma gelebiliyorsunuz. Ne beklediğinize bağlı olarak, bir kitaptan fazlası...
"Rahim Han'ın telefonu kapatmadan hemen önce,
aklına son anda gelivermiş gibi söylediği şeyi düşündüm: Yeniden iyi biri olmak mümkün..."
Hayatımın hiçbir döneminde sayfalarını çevirmekten bıkmayacağım şaheser. Her sayfasının her cümlesinin üzerinde saatlerce düşünülmüş gibi hissettiriyor.
“İnsan ömrü doğumdan ölüme kadar uzanan tek bir yoldan ibarettir ve bunun üzerinde yapılan her türlü taksimat sunidir.”