Eylem

10/10
·151 syf.··
Beğendi
·
2021 2. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2021 12:51
"Bir idam mahkûmu!" Kitap henüz bitmişken ve fakat üzerimdeki etkileri sürerken kendimi hakkında yazarken buldum. Ortaya çıkış hikayesi olarak şundan bahsediliyor, Victor Hugo bir arkadaşıyla Paris sokaklarında gezinirken karıştığı kalabalığın bir idamı, ölüme aç susuz gibi izleyen insanlar olduğunu anlayınca derhal oradan ayrılmış, daha sonra defalaca bu sahneye denk geldiği için çok etkilenmiş. Ve hatta bu sahneyi de kitaptaki mahkûmun bir hatırasıymış gibi yeniden canlandırmış. Neden olduğunu anlamanın güç olmadığı bir şekilde günümüz düşünce özgürlüğünün (?) aksine dönem Fransa'sının öldürmeye olan bağlılığına karşı çıkacak, kimliğiyle ve benliğiyle 'durun!' diyecek cesareti bulamamış olacak ki yazar kitabı isimsiz yayınlamış. 3 sene sonra 1832'de ismini ve başlı başına bir kitap olabilecek önsözünü ekleyerek tekrar baskıya vermiş. Ölümü izlemeye gelen kalabalık için sadece "-1" olmaktan, hatasıyla kanlı bir sepetin içinde kellesinin ayrılmasını hak etmiş biri olmaktan, adaletin artık yaşamaması hükmünü verdiği bir idam mahkûmu hakkında ne yazılmış olabilir ki diye sayfaları çevirirken hem su içer gibi satırlarda gözlerinizi gezdiriyorsunuz hem de tüm o gerçeklik, düşünsellik içinde sıkça durup bulunduğunuz odanın tavanına, pencereden görünen gökyüzüne veya bir çocuk sesine dalıp kalıyorsunuz. Sahi, biz kim oluyoruz da bir avuç insana bir kimlik, bir imza, bir mühür, bir kelepçe verip bunun ismine adalet diyor bir çocuğu babasız, bir anneyi oğulsuz, bir adamı nefessiz bırakabilme yetkisini kendimizde bulabiliyoruz? Birini, kırlarda koşamayacak güneşi bir gün daha batıramayacak, kızının hayatında bir utanç olacağını düşünerek, güneşin, ilkbaharın, çiçek dolu tarlaların, sabahleyin uyanıp şakıyan kuşların, bulutların, ağaçların doğanın, özgürlüğün, yaşamın
Bir İdam Mahkûmunun Son GünüVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026152,8bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
FRANSIZ EDEBİYATININ KÜRK MANTOLU MADONNASI
10/10
·234 syf.··
Beğendi
·
2020 24. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 19 Kasım 2020 13:33
Neredeyse ilk sayfalarından itibaren beni içine alışıyla hakkında araştırma yapmaya ve dolayısıyla bir inceleme yazmaya ikna etti Alexandre Dumas. Halihazırda okurken dilinden çok etkilendiğim için kimmiş bu yazar diye kitabı Fransızca aslından çeviren Tahsin Yücel'in önsözüne döndüğümde öğrendim ki Siyah Lale, Monte Kristo Kontu, Üç Silahşor gibi klasiklerin yazarını bu Alexandre değilmiş, onun gayrimeşru oğluymuş; yazarın isminin yanında küçük puntolarla fils(oğul) yazmasının sebebi de buymuş. Kitap öyle derin öyle duygusal tasvirler barındırıyor ki insan nasıl olur da böyle şeyleri kurgular yazıya dökme yeteneğini kendinde bulur diye düşünürken aynı önsözden öğreniyoruz ki oğul Alexandre eseri "Roman kahramanları insanlar iyice incelendikten sonra yaratılabilir." diye başlatsa da kahramanları tamamıyla yaratmış sayılmaz zira kitap gerçek bir hikayeden -kendi hikayesinden- doğmuş; hatta kitap üçüncü kişi ağzıyla yazılmışsa da biraz biyografi araştırması yapılınca görünüyor ki ana karakter Armand'a kendinden detaylar, yaşadığı yer, yaşı, yaradılışı ve bir rivayete göre görünüşü hakkında detaylar eklemekten çekinmemiş. Esere gelirsek, geçimini metreslikle sağlayan -kitapta yosma diye bahsetmiş Fransız edebiyatının kibarlığını aktarmak için farklı bir sıfat kullanmak istememiş sanırım Tahsin Yücel- bir kadınla ona görür görmez tutulan; kendinden ve ailesinden saygın diye bahseden bir hukukçunun oğlunun bir bakıma imkansız aşkını anlatıyor. Bana kalırsa kitabı hikayesi değil 19. yy Paris'inin ve o dönem aşklarının kuvvetli tasviri böyle etkileyici yapmış. Bu kitabı okurken aldığım tadı en son ne zaman almıştım diye sık sık düşündüm. Son 15 sayfasında kafama dank etti Kürk Mantolu Madonna ile benzerliği. "Gene söylüyorum, Marguerite'in öyküsü kuraldışı bir olay; ama
Kamelyalı KadınAlexandre Dumas (fils) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201924,2bin okunma
9/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2020 12. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 09 Mart 2020 19:13
80 sayfasıyla zihnimi 8000 sayfalık bir Meydan Larousse okumuşcasına yoran şaheser! Zweig zehrinin damarlarımda akmaya başlamasına vesile olan tarihi not ediyorum.
SatrançStefan Zweig · Bilgi Yayınevi · 2016279,7bin okunma
10/10
·375 syf.··
2020 6. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 03 Şubat 2020 15:05
Beni duygusal olarak bu kadar zorlayan başka bir şey olsa hiç kuşkusuz yarım bırakmaktan çekinmeyecek biri olarak, bu kitabı nasıl bitirebildiğime şaşırıyorum. Ve zannediyorum hazır etkisinden çıkamamışken ona bir inceleme borçluyum. Bazı kitapların insanda görme duyusunu bu kadar canlandırması çok nadir rastladığım bir şey. Ama bu kitapta öyle bir şey vardı ki sizi okuduğunuz otobüsten alıp bir uçurtma yarışının ortasına bırakıveriyor; evinizde sessizlikten çıt çıkmayan bir akşam Kabil'in bombalanmış sokaklarında hissettirebiliyor. Acı verici hikayeleri görmeyi ve hatta haber izlemeyi reddeden biriyseniz bile bu kitabı alıp bir yere kıvrılacağınız anı dört gözle bekletebiliyor. Normalde rastgelseniz tesadüflerin böylesine inanmayacağınız olay örgüsü öyle etkileyici ve saf bir dille yazılmış ki bunların yaşandığına yemin edebilecek duruma gelebiliyorsunuz. Ne beklediğinize bağlı olarak, bir kitaptan fazlası... "Rahim Han'ın telefonu kapatmadan hemen önce, aklına son anda gelivermiş gibi söylediği şeyi düşündüm: Yeniden iyi biri olmak mümkün..."
Uçurtma AvcısıKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2024192,5bin okunma
10/10
·163 syf.··
2020 5. kitabı
Hayatımın hiçbir döneminde sayfalarını çevirmekten bıkmayacağım şaheser. Her sayfasının her cümlesinin üzerinde saatlerce düşünülmüş gibi hissettiriyor. “İnsan ömrü doğumdan ölüme kadar uzanan tek bir yoldan ibarettir ve bunun üzerinde yapılan her türlü taksimat sunidir.”
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025376,7bin okunma