Gökler bizim...
Kitap çok duyulmadik bir eser. Bana da aslında aldığım kitaplara ek hediye olarak gönderilmişti. Kapağı çok güzel tasarlanmış, beni oku diye içine çekiyordu. Dün başladım bugün bitti.
Aslına ilk okumaya başladığımda aşırı kötü buldum, hatta bırakmayi düşündüm. Çünkü yazarın dili açık değildi ve giriş kısmı aşırı sıkıcı geldi. İlk 35-40 sayfa bana göre gereksizdi. Ama bazen eserlerin girişleri kötü olur diye okumaya çok zorladım kendimi ve sonunda olay örgüsüne giriş yaptım.
Eser dramatik bir eser. Aşık olarak evlenen bir çifti ve doğan çocukları Jack in hayatını anlatıyor. Jack kanser oluyor ve burada işte çaresiz bir anne babanın evlatları için çırpınışlarıni yazar çok güzel anlatmış. Kitap boyunca umut- umutsuzluk, çocukları kanser olan başka ebevenlerinde caresizliklerini okuyoruz.
Kitapta beni en çok etkileyen cümle kanser çocuk Jack'in ( 7 yaşında)
" Baba, ben artık hasta olmak istemiyorum" sözleriydi. Burada kemoterapi tedavisinin acı verici olduğu , çocuğun da yorulduğunu çok iyi görebiliyoruz.
Kitabı tavsiye eder miyim, hayır. Bence daha iyi kitaplar okunabilir. Yani klasik bir konu aslında. Hasta çocuk ve ailenin hastalıkla olan sürecini ele almış. Çok fazla yazım hatası ve noktalama yanlışları ile dolu bir kitap. Ben tavsiye etmiyorum ama okunabilir mi evet. 6/10 puan veririm.